1. Nefs-i Emmâre Nefs-i emmâre denilen bedbaht nefis zenginleştikçe şımarır. Bilgisi arttıkça kibri, gururu da artar. Hele bir de makam sahibi olursa artık onun yanına varmak, sokulmak ne mümkün! Bu nefs-i emmâre denilen habis nefsi bir çocuğun haline benzetirsek pek hatâ yapmayız zannederim. Çünkü çocuk, aklı ermediğinden dolayı her canının istediğini yapmaya çalışır. Haram bilmez, helâl bilmez, her bulduğunu yemekten çekinmez. Bu nefs-i emmâre on iki kötü...
Ammar, halifelerin de saygı duyduğu bir şahsiyetti. İkinci halife Ömer b. Hattab Ammar’ı Kufe valiliğine atayarak şöyle bir mektup yazdı: “Ben Ammar’ı vali ve İbni Mesud’u da size öğretmen olarak gönderiyorum. Bu ikisine uyun ve itaat edin. Zira bu ikisi Resulullah’ın en büyük sahabelerindendirler.” Fakat Ömer bir müddet sonra Ammar‘ı görevden alarak başkasını yerine atadı. Bir grup Ammar’a şöyle sordu: Valilikten alındığın için rahatsız oldun mu?...
Dinin yol göstericiliğinden istifade etmeyi isteyen aileler, mutlu olur, huzurlu olur, başkalarının şöyle ya da böyle bir hayat içinde oluşları onların mutluluk ve huzurlarına gölge düşüremez. Çünkü dindarlar dini ölçülerle bakarlar hayatlarına. Din ise mutlu kılacak, mesut edecek anlayışlar sunar kendilerine. İsterseniz geçmiş eserlerden bazı misallerle bakalım aile hayatı anlayışına. Görelim, onlar aileyi ne türlü bir (kader) anlayışıyla ayakta tutmuşlar,...
Susmak kabullenmektir habersiz geleni; Bazen acı çekmektir, Haklılığını bile bile boyun bükmektir, Kelimelere küsmektir üzmemek için sevdiğini… Susmak dinlemektir alabildiğine hırçın düşünceleri; Bazen göz yaşlarını saklamaktır, Hüznü sessizliğe zincirlemektir, Göstermemek için toprağa düşeni… Susmak sevmektir adını haykıramadığın kişiyi, Bazen ödün vermektir, Hicranıyla yüreği dağlamaktır, Gitmesin diye sıkı sıkı örtmektir yüreğini… Susmak...
Ey mihnet düğümleri kendisiyle çözülen! Ey zorluklar sınırı kendisiyle aşılan! Ey kurtuluş ferahlığına kendisiyle kavuşulan (yüce Allah)! Kudretin karşısında güçlükler kolaylaşmış, lütfunla sebepler sebep oluvermiş, kudretinle kaza ve kaderin cari olmuş ve her şey iraden doğrultusunda gelip geçmiştir. Her şey, söylemene gerek kalmadan sırf dilemenle emir almakta; nehyine ihtiyaç duyulmadan sırf iradenle sakınmakta. Önemli işler için çağrılan sensin. Musibetlerde...
Mehdiliğe ve İmam Mehdi’nin var olduğuna inanmak Şiilere has bir inanç değildir. Ehli sünnetin büyük muhaddisleri de İmam Mehdi (a.s) ait hadisleri, birçok sahabe ve Tabiine istinaden kitaplarında nakletmişlerdir. Öyle ki Şia kitaplarından başka (Hanefi, Şafii, Hanbeli ve Maliki gibi) diğer İslam mezheplerinin kitapları da Mehdi ve zuhuruna ait Nebevi hadislerle doludur. Büyük araştırmacıların tesbitine göre Ehli Sünnet muhaddisleri, İmam Mehdi (a.s) hakkındaki hadisleri...
Ammar Yasir, büyük bir ciddiyetle dini ve toplumsal faaliyetlerde bulunuyordu. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve sellem) Kuba’ya varınca şöyle buyurdu: “Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve sellem) namaz vakitlerinde cemaatı bir araya toplayacak ve çalışmalar yapabileceği bir mekân yapmamız gerekir.” Ammar yalnız başına etraftan taşlar toplayarak Kuba mescidinin inlasını başlattı. Böylece Ammar İslam’ın başlangıcında ilk mescidi bina eden...
Seyit Mahmud Hamidî şöyle der: Şiraz halkının genelinin anofloanza hastalığına yakalandığı yıl (1337 h.k, Muharrem ayı) ailemin tüm fertleriyle beraber ben de aynı hastalığa yakalanmıştım Bir ara hastalığın şiddetinden baygınlık geçirdim. Baygınlık hâlinde Fetih Mescidi’nin cemaat imamı merhum Seyit Mirza’yı gördüm. Vekil Mescidi’nde cemaat namazı kıldırdıktan sonra cemaatten birine şöyle dedi: “Halka söyle ellerini şakaklarına...
S. 1- İmam Hasan”ın meşhur lâkapları nelerdir? C. 1- Müçteba, Sibt-i Ekber. S. 2- İmam Hasan (a.s)’ın künyesi nedir? C. 2- Ebu Muhammed. S. 3- İmam Hasan (a.s) ne zaman ve nerede dünyaya geldi? C. 3- Hicri 3. yılın Ramazan ayının ortasında Medine-i Münevvere’de dünyaya geldi. S. 4- İmam Hasan (a.s)’ın hayatı kaç döneme ayrılır? C. 4- Üç döneme ayrılır: a) Resulullah (s.a.a)’in dönemi b) Babasıyla birlikte olduğu dönem. c) İmametlik...
HASET 1-Davud, Hz. Sadık’ın şöyle buyurduğunu naklediyor: Resulullah buyurdu ki: “Allah (azze ve celle) Musa b. İmran’a şöyle dedi: Ey İmranoğlu, kendi fazlımdan insanlara verdiğim şey sebebiyle onlara haset etme, gözünü ona dikme ve nefsini onun ardı sıra gönderme. Zira haset eden kimse aslında benim nimetlerime gazaplanır ve kullarım arasında yaptığım taksimden razı olmaz da yüz çevirir. Böyle olan bir kimse benden değildir ve ben de ondan değilim…” ...









