Sadık lakabıyla meşhur olan İmam Cafer b. Muhammed (a.s), beşinci imamın oğludur. Hicretin 83. yılında dünyaya geldi ve (Şia rivayetlerine göre) 148. yılında Abbasi halifesi Mansur’un emriyle zehirletilerek şehit edildi.[1] Altıncı imamın imameti devrinde, İslam ülkelerinde çeşitli kıyamlar özellikle Ümeyye oğullarının hükümetini yıkma amacıyla düzenlenen kıyamlar, Ümeyye oğullarını hilafetten düşürüp, soylarını kesmekle sonuçlanan kanlı savaşlar...
Sabahın erken saatlerinde başlayan kanlı direniş, artık yerini sükûnete bırakmıştı. Kuru sahrada binlerce kişilik düşman ordusu karşısında yarensiz kalan Hüseyin (a.s), feryadına henüz bir cevap alabilmiş de değildi. Hayata karşı dakika dakika yabancılaşıyor, adeta yeni bir dünyayla tanışıyordu. Bir an için eskiye dönmüş; çektiği sıkıntıları, tattığı acıları tek tek gözden geçiriyordu: Ceddi Resul-u Ekrem’in (s.a.a) rihleti ve onun ardından anası...
Allah’ım, hiç kuşkusuz, ben senin yardımınla Kitabını hatmetmeye muvaffak oldum. Sen onu, bir nur olarak indirdin; daha önce indirmiş olduğun kitapların koruyucusu-denetleyicisi, anlatmış olduğun tüm sözlerin en üstünü kıldın. Onu, helalini haramından ayıran Furkan, hükümlerini, yasalarını açıklayan Kur’an, kulların için ayetlerini açıkladığın Kitap ve peygamberin Muhammed’e -salavatın ona ve âline olsun- indirdiğin Vahiy olarak niteledin. Onu, dalalet...
2-Aile Bağlarının Sağlamlaşması Şüphesiz ailevî bağların kuvvetlenmesine ve eşler arasındaki samimiyetin artmasına neden olan her şey, aile ocağı için çok faydalıdır ve bunun gerçekleşmesi için var güçle çalışmalıdır.Bunun tersine, eşler arasındaki samimiyetin bozulmasına, ilişkilerinin soğumasına neden olan her şey aile hayatı için zararlıdır ve onunla mücadele edilmesi gerekir. Cinsel zevk ve lezzetlerin, aile hayatı ve meşrû evlilik çerçevesi...
Tesettür veya son asırda kullanıldığı gibi hicab konusunda söz konusu edilen asıl şey, kadının toplum içine örtülü olarak mı, yoksa açık saçık olarak mı çıkacağı değildi.Söz konusu edilen şeyin özü, erkeğin yararlanması ve kadının bedava olup olmaması meselesidir. Acaba erkeğin gördüğü her kadından -zina istisna olmak üzere- istediği şekilde zevk almaya hakkı var mıdır, yok mudur? Sorunların özüne bakan İslam cevap veriyor: Hayır! Erkekler sadece...
Nisaü’l-alem serveri Aliyy-i Haydar yaveri Hak ve hakikat mihveri Fatıma’dır, Fatıma’dır Sefiey-i mahşer olan İlim, irfanla yoğrulan Can verip cananı alan Fatıma’dır, Fatıma’dır Alemin tek “ümm-ü eb”i Ruh-i Nebi, can-i Nebi Hilkat-i âlem sebebi Fatıma’dır, Fatma’dır Peygamber’in dürdanesi On bir İmam’in annesi İnsanlığın huriyyesi Fatıma’dır, Fatıma’dır Yolunu mektep eyleyen Kulu mukarreb eyleyen Zeyneb’i Zeyneb eyleyen Fatıma’dır, Fatıma’dır Dertlere...
Kul Hakkı Beş Türlüdür: 1- Malî (Parasal) 2- Nefsî (hayati yönden) 3- Irzî (Haysiyetle ilgili) 4- Mahremî (Namusla ilgili) 5- Dinî. 1- Malî olan kul hakları: Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi. Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir. Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir....
Ağlaması gereken tek varlık sensin Ağla yüreğim…. Mutsuzsan. Üzgünsen ağla… Güvendiğin dağlara kar yağdıysa En sevdiklerin seni sırtından vurduysa ağla... Yaslanacak bir omuz bulamıyorsan Seni tutup kaldıracak bir el göremiyorsan ağla… Artık değersiz olduğunu düşünüyorsan Kimsenin umurunda değilsen ağla… Seni teselli edecek biri yoksa Derdini dinleyen biri yoksa ağla… Ağla yüreğim… Nefesin kesilene dek Hıçkırıkların seni...
Masum İmamların sekizincisi olan İmam Rıza (a.s), Hicri 148’de Zilkade ayının 11. günü Medine’de doğdu.[1] Aziz babası, İmam Musa b. Cafer (a.s)’dır; abide ve takvalı annesi ise Tüktem, Necme, Tahire[2] ve Selame[3] isimleriyle meşhurdur. İmam Rıza (a.s)’ın mübarek ismi “Ali”, künyesi ise Ebu’l Hasan’dır; Rıza, Sabır, Fazıl[4], Vefiy, Reziy[5], Veliy, Zekiy[6] de O’nun lakaplarındandır. İmam Rıza (a.s)’ın görkemli dönemi, Hicri 183’ten itibaren...
Artık kervan yola düşmüş gidiyor Gönlüm benden önce koşup gidiyor. Ayrılık hasreti kavurdu bizi Aşkı şu gönlümden taşıp gidiyor. Sevinsin mi, hüzünlensin mi yâ Rab Bilmiyor biçâre şaşıp gidiyor. Kerbelâ yasıyla Hüseyn aşkıyla Canım göz yaşıyla coşup gidiyor. Mehdi’den bir nefes solusun diye İmâmıma gönlüm koşup gidiyor. Musa Aydın Mayıs-1996 Devamını Oku →







