İçinden geçenleri anlatmaya çalıştıysa da kelimeler boğazına düğümlenmiş ve anlatamamıştı. En yakın arkadaşı ısrarla soruyordu. Ne olduğunu. Genç kız yutkundu. Gözlerinden iri taneli damlalar düşüyordu. “Beni aldatıyormuş” diye haykırdı. Ses koridorda yankılandı. Hıçkırıkları kızı boğuyordu. Arkadaşına yaslandı. Şimdi o arkadaşın omzu diğerinin gözyaşıyla ıslanıyordu. Dost dediğimiz de bu değil miydi zaten???… Hasret sevgilisini...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Kana Yolculuk” ilahisi Kuveytipur’un Kerbela ile ilgili söylediği farsça bir ilahidir.Video alt yazılı olduğu için ilahiyi anlayarak dinleyebileceksiniz… Devamını Oku →
Kerbelâ’yı, bir mekan, zannetme sen Âşûrâ’yı, bir zaman addetme sen Kerbelâ, bir mektebin ünvânıdır Kerbelâ, hak-batılın furkânıdır Kerbelâ, âşıkların destânıdır Kerbelâ, sâdıkların meydânıdır Kerbelâ’da, açtı hürriyet gülü Kerbelâ’da, öttü izzet bülübülü Kerbelâ’dan göklere, “Heyhât” sesi Yükselip mest etti âşık herkesi Kerbelâ, Musâ’ların bir Tûr’udur Cânları alt-üst eden, Hak nûrudur Kerbelâ, haktır; evet hak...
“Hala babam nerede? Nerede babam hala?” Ağlayarak haykırdı küçük kız. Sesi harabede dalga dalga yayıldı. Hala da ağlıyordu. Yüzünde meçhul bir ifade. Hüzünle karışık, ama ne? Küçük kız tekrar soruyor: “Hala babam nerede, halaa?” Küçük bir kızın dudaklarından dökülen Yürekleri burkan bir soru. Halanın da hali perişan. Ağlamaktan yorgun düşmüş Bilemiyor ne diyeceğini Utanıyor! Ama küçük kız babasını soruyor sürekli. Hala ne...
[Mekkîdir, yüz on sekiz âyettir.] (Sûre, inananları ve vasıflarını anarak başladığı için bu adı almıştır.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gerçekten de kurtulmuşlardır, muratlarına ermişlerdir inananlar. 2- Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar. 3- Ve öyle kişilerdir onlar ki boş şeylerden yüz çevirirler. 4- Ve öyle kişilerdir onlar ki zekâtlarını verirler. 5- Ve öyle kişilerdir onlar ki ırzlarını korurlar. 6- Ancak eşleri,...
Gızım ağlama sine dağlama Ağlar gözlerin benzer anama Emmene bağ bir yorgun yaralı Golları bağlı geldim bu Şam’a. Ele ağ etme boynunu bükme Gapıda durup göz yaşı dökme Gelen geçenden yarimi sorup Yanan bağrıma taze dağ çekme. Mehriban balam verme can balam Gel meni goyma perişan balam Virane şamda yoğdur Huseynim Yorgun golumu boynuna salam. Nazlı çiçeğim gülden göçeyim Yat sinem üste men lay lay deyim Bu ğerabede o guru yerde Yatma toprağa yanar...
1- “Ey Allah’ın kulları! Allah’tan korkun, dünyaya karşı ihtiyatlı davranın; eğer bütün dünya bir kişiye kalacak veya bir kişi orada daimi kalacak olsaydı, Peygamberler baki kalmaya daha layık, rızayetleri celbedilmeye daha evla ve böyle bir hükme daha uygun olurlardı. Ama Allah-u Teala dünyayı fani olmak için yaratmıştır; yenileri eskiler, nimetleri zail olur, sevinci ise kararır (gam ve üzüntüye dönüşür). Dünya engebeli bir menzil ve muvakkat bir evdir....
Çöl, zifiri bir karanlığa bürünmüştü. Güneş, yakıcı etkisini çekmişti çöün üzerinden. Etraf sakindi. Çöl yavaş yavaş kendini kanlı bir savaşa hazırlıyordu.Alemin bugüne kadar hiç görmediği ve göremeyeği bir savaş… Çadırlar sessizdi. Erkekler tek bir çadırda oturuyordu. Önemli bir konu bahsolacaktı o çadırda. Etraf yine sakindi, çadırlar sakin… Sakin olmayan bir tek yüreklerdi. Şehadete erişmeyi bekliyordu canlar. Yürekler harlanmış...
Bismillah Unutulmuşlar arasında seni yazmak bana düştü. Mektubunu aldığımda bir gece vaktiydi. Siyah gömleğimi giymiş, efendimiz Hüseyin’in yasına hazırlanıyordum. Mum ışığının aydınlattığı çalışma odamda sanki birilerini bekliyormuşum gibi yavaş adımlarla hareket ediyordum. Ta ki senin yanına gelmeye karar verinceye kadar… Sana geldim, unutulmuşlar arasında, seni hatırladım da geldim. Medine’nin Haşim oğulları sokağından, Kufe denen bu şehre,...
Hastalar, genellikle her şeyden daha çok sevgi, muhabbet ve morale ihtiyacı olan bitkin ve gönlü yıpranmış kimselerdir. Çünkü onlar, kendilerini zavallı ve çaresiz bir fert olarak görmekte, bazen de tamamıyla kendilerinden ümitlerini kesmektedirler. Açıktır ki böylesi bir buhrani durumda dost ve din kardeşlerinin ziyareti, onlar için büyük bir teselli sayılır, acılarını azaltır ve ruhlarını okşar. Bu yüzden İslam, bu konuya da önem vermiş, hastalan ziyaretin...









