“Hala babam nerede? Nerede babam hala?” Ağlayarak haykırdı küçük kız. Sesi harabede dalga dalga yayıldı. Hala da ağlıyordu. Yüzünde meçhul bir ifade. Hüzünle karışık, ama ne? Küçük kız tekrar soruyor: “Hala babam nerede, halaa?” Küçük bir kızın dudaklarından dökülen Yürekleri burkan bir soru. Halanın da hali perişan. Ağlamaktan yorgun düşmüş Bilemiyor ne diyeceğini Utanıyor! Ama küçük kız babasını soruyor sürekli. Hala ne...
[Mekkîdir, yüz on sekiz âyettir.] (Sûre, inananları ve vasıflarını anarak başladığı için bu adı almıştır.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Gerçekten de kurtulmuşlardır, muratlarına ermişlerdir inananlar. 2- Öyle kişilerdir onlar ki namazlarını gönül alçaklığıyla kılarlar. 3- Ve öyle kişilerdir onlar ki boş şeylerden yüz çevirirler. 4- Ve öyle kişilerdir onlar ki zekâtlarını verirler. 5- Ve öyle kişilerdir onlar ki ırzlarını korurlar. 6- Ancak eşleri,...
Gızım ağlama sine dağlama Ağlar gözlerin benzer anama Emmene bağ bir yorgun yaralı Golları bağlı geldim bu Şam’a. Ele ağ etme boynunu bükme Gapıda durup göz yaşı dökme Gelen geçenden yarimi sorup Yanan bağrıma taze dağ çekme. Mehriban balam verme can balam Gel meni goyma perişan balam Virane şamda yoğdur Huseynim Yorgun golumu boynuna salam. Nazlı çiçeğim gülden göçeyim Yat sinem üste men lay lay deyim Bu ğerabede o guru yerde Yatma toprağa yanar yüreğim. Başımda...
1- “Ey Allah’ın kulları! Allah’tan korkun, dünyaya karşı ihtiyatlı davranın; eğer bütün dünya bir kişiye kalacak veya bir kişi orada daimi kalacak olsaydı, Peygamberler baki kalmaya daha layık, rızayetleri celbedilmeye daha evla ve böyle bir hükme daha uygun olurlardı. Ama Allah-u Teala dünyayı fani olmak için yaratmıştır; yenileri eskiler, nimetleri zail olur, sevinci ise kararır (gam ve üzüntüye dönüşür). Dünya engebeli bir menzil ve muvakkat bir evdir....
Çöl, zifiri bir karanlığa bürünmüştü. Güneş, yakıcı etkisini çekmişti çöün üzerinden. Etraf sakindi. Çöl yavaş yavaş kendini kanlı bir savaşa hazırlıyordu.Alemin bugüne kadar hiç görmediği ve göremeyeği bir savaş… Çadırlar sessizdi. Erkekler tek bir çadırda oturuyordu. Önemli bir konu bahsolacaktı o çadırda. Etraf yine sakindi, çadırlar sakin… Sakin olmayan bir tek yüreklerdi. Şehadete erişmeyi bekliyordu canlar. Yürekler harlanmış...
Bismillah Unutulmuşlar arasında seni yazmak bana düştü. Mektubunu aldığımda bir gece vaktiydi. Siyah gömleğimi giymiş, efendimiz Hüseyin’in yasına hazırlanıyordum. Mum ışığının aydınlattığı çalışma odamda sanki birilerini bekliyormuşum gibi yavaş adımlarla hareket ediyordum. Ta ki senin yanına gelmeye karar verinceye kadar… Sana geldim, unutulmuşlar arasında, seni hatırladım da geldim. Medine’nin Haşim oğulları sokağından, Kufe denen bu şehre, annen...
Hastalar, genellikle her şeyden daha çok sevgi, muhabbet ve morale ihtiyacı olan bitkin ve gönlü yıpranmış kimselerdir. Çünkü onlar, kendilerini zavallı ve çaresiz bir fert olarak görmekte, bazen de tamamıyla kendilerinden ümitlerini kesmektedirler. Açıktır ki böylesi bir buhrani durumda dost ve din kardeşlerinin ziyareti, onlar için büyük bir teselli sayılır, acılarını azaltır ve ruhlarını okşar. Bu yüzden İslam, bu konuya da önem vermiş, hastalan ziyaretin...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları Bu video muharrem ayında Iğdır Karakoyunlu Camisinde çekilmiştir.Sinezeni yarıya kadar “Meşedi Gencay” yarısından sonra “Meşedi Enis” söylüyor. Devamını Oku →
Kerbela Aslanının Annesi Hz. Ali’nin evine ayak bastığı ilk andan itibaren o hazretin küçük evlatları için şefkatli bir anne olmuştur. İsmi Fatıma, Hazam bin Halid Amiri’nin kızı, annesinin ismi Semame, hicretin yaklaşık beşinci yılında Küfede dünyaya geldi. Kendi döneminin en seçkin kadınlarındandı, şiir sanatının büyüklerindendir. Ümmül-Benin’in ataları İslam öncesi Arapların içinde en cesur olarak bilinenlerdendirler, Ebul-Ferec İsfihani kitabında,...
Kitabın Adı: Bilinmeyen Simasıyla Hz. Ali Yazarı: Murtaza Mutahhari Çevirmen:İsmail Bendiderya Sayfa:156 Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları Bilinmeyen Simasıyla Hz. Ali kitabı sadece Hz. Ali’ye (as) dair değil hayata dair şeyler de öğretti bana. Bu zamana kadar bakmadığım bir yönle Hz. Ali’ye (as) bakmamı sağladı… Hz. Ali’yi (as) çekicilik ve iticilik yönleriyle ele almıştır Mutahhari… Kitap hakkında fikriniz olsun diye kitaptan yaptığım...
“Bütün gece uyuyamamıştı. Sükût, yalnızlığına ortak olarak buluşmuştu yaralı yüreğinde. İçinde öyle bir dert barınıyordu ki artık “O”nu saklamaya takati kalmamıştı… Gözyaşına engel olunur mu? Yaşlar sadece gözlerden mi akar? Yürekte hiç mi gözyaşı yoktur? Hangisi daha içli ve acı vericidir? Derdini içinde tutmak mı yoksa onu aşikar ederek sırları yok etmek mi?… Yine gizlice akıyordu yüreğinin gözyaşları derin nehir sularına. Kimse...











