Yine Merhum Hacı Seyit Muhammed Cafer şöyle naklediyordu: “Vaktiyle merhume annemle Kerbela’ya müşerref olmuştuk. O yıl annem hastalanıp yatalak oldu. Hastalığı kırk günü geçtiğinde ağır bir borcun altına girmiştim. Bu zaman zarfında ne Şiraz’dan, ne de başka bir yerden elime bir şey geçmemişti. Mevlamın lütfüne sığınarak türbesine müşerref oldum. Yine o başucu tarafında durarak; “Ey mevlam! Ne kadar sıkıntıda ve üzgün olduğumu siz biliyorsunuz;...
Bir gün daha geçti sevgili, Şems, gün boyunca seni bekledi durdu Sen gelmedin. Ve devretti nöbeti Ay’a, Ağlaya ağlaya… Bir mevsim daha geldi, geçti. Bahar, usulca yaza bıraktı yerini. Martılar bile döndü seferinden, Dünya döndü, Döndü durdu… Bir sen dönmedin sevgili… Dualar ettim sen gel, diye Islandı mendiller senin hasretinle. Tespihlerde, zikirlerde sen vardın, Senin aşkına ben şeydaydım. Gel artık bitsin bu intizar diye yalvardım. Bahar geldi Kışlar geçti. Sen...
[Mekkîdir, elli beş âyettir.] (İlk âyetinde ayın yarılacağından bahsedildiği için ay anlamına Kamer sûresi denmiştir.) Rahman ve Rahîm Allah Adıyla 1- Yaklaştı kıyâmet ve yarıldı ay. 2- Ve onlar, bir delil gördüler mi yüz çevirirler de sürüp giden bir büyü derler. 3- Ve yalanlarlar ve dileklerine uyarlar ve her iş, kararlaştırılmıştır. 4- Ve andolsun, öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı. 5-...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları “Ya Zeinab (Ya Zeynep)” Hz. Zeyneb (sa) ile ilgili güzel bir ilahidir. Yalnız ilahi 34. saniyeden itibaren başlıyor… Devamını Oku →
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları Bugün sizlerle Nijerya’da Hz. Hüseyin (as) için düzenlenen matem merasimi resimlerini paylaştım… Devamını Oku →
Rabbim! Günahlarım beni susturmuş; söyleyecek bir sözüm, ileri sürecek bir hüccetim (mazeretim) kalmamış. Sıkıntılarımın esiri, amellerimin rehini olmuşum. Hatalarım arasında bocalayıp durmaktayım. Orta yolu şaşırmış, öylece kalakalmışım. Bulunduğum yer; hor ve zelil günahkârların, sana karşı cür’etkâr olan bedbahtların ve vaadini küçümseyen yazıkların yeridir. Münezzehsin sen! Hangi cür’etle sana karşı geldim?! Neye aldanarak kendimi tehlikeye...
[Ö. H/450, M/1029] BAĞDAT UFUKLARINDA BİR YILDIZ Şüphesiz ki geçmiş âlimlerin hayatını mütalaa etmek insana birçok dersler ve hikmetler öğretmektedir. Çünkü onlar takva ve ilim gibi hayatın değişik alanlarında insanlara örnek olmuşlardır. İşte o takva ve ilim sembollerinden ve iftihar dolu bir yaşamla insanlığa örnek olan Ahmed b. Ali Neccaşi’dir. Büyük rical üstadı Neccaşi, yaşadığı dönemde Şia’nın savunucusu olmuş, batıl iftiralar karşısında...
1- Uğurlu ve Bereketli Kadının Bir Alameti: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Kadının ilk çocuğunun kız olması onun uğurlu ve bereketli olmasının (bir) alametidir.” [1] Ne kadar ilginçtir ki dinimiz ve dinimizin peygamberi, bugün toplumumuza hâkim olan kültür ve anlayışın tam tersine, kız çocuğu ve kız çocuğu doğuran anneye olan bakış tarzını bu şekilde ortaya koymaktadır. Bu da bizim toplum olarak, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da İslamî anlayıştan...
Senin canın hakkı için hayırlı işler yapmaktan vazgeçme, bir gece olsun uyuma! Gaflete dalma! Bir geceyi ömründen azalmış bil, eksik say, uyanık kal, uyuma! Kendi heva ve hevesine uydun, rahatını düşündün, binlerce gece uyudun. Ne olur bir gececik de sevgilinin hatırı için uyuma! Eşi benzeri olmayan, geceleri hiç uyumayan o lütuf sahibi, o güzeller güzeli sevgiliye uy! Gönlünü ona ver! Onu kendi gönlünde bul da, sen de uyanık kal, bir gece olsun uyuma! ...
Ali, Ali, can Ali Canlara cânân Ali Mazlumların imdadı Her yerde, her an Ali Her dem Ali’dir demim Yalnızlıkta hemdemim Yaralara merhemim Her derde derman Ali Savm u salâtım Ali Habl-i necâtım Ali Hakk’a sırâtım Ali Delil u burhân Ali Sensin benim imamım Evvel ve son kelamım Aşkın, mey-i müdâmım Ben sana kurbân Ali Ey fahr-i Âdem Ali Ey nefs-i Hâtem Ali Aşk-ı Mücessem Ali Mir’ât-ı Subhân Ali Ali Ali hak Ali Özü, sözü pâk Ali Bir de bize bak Ali Eyleme...







