477-el-İrşad: Münafıkların dedikoduları Emirülmüminin’e (a.s) ulaştığında yalanlarını ortaya çıkarmak ve onları rüsva etmek için kendisini Peygambere (s.a.a) ulaştırdı ve dedi ki: Ey Allah’ın Resulü! Münafıklar, beni, ağırlık olarak gördüğün ve varlığım-dan rahatsız olduğun için geride bıraktığını sanıyorlar! Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Ey kardeşim! Sen yerine dön. Hiç şüphesiz Medine ancak benim veya senin vesilenle...
İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in -Allah’ın selamı onların üzerine olsun- günleri. İmam Hasan’ın (as) Ziyareti “Selam olsun sana ey âlemlerin Rabbinin resulünün oğlu, selam olsun sana ey Emirulmüminin’in oğlu, selam olsun sana ey Fatım-i Zehra’nın oğlu, selam olsun sana ey Allah’ın habibi, selam olsun sana ey Allah’ın halis kulu, selam olsun sana ey Allah’ın emini, selam olsun sana ey Allah’ın hücceti, selam olsun sana ey Allah’ın nuru, selam olsun sana...
Bismillahirrahmanirrahim Horasan gülistan, Rıza’dır gülü Melekler bu gülün şeyda bülbülü Açıktır sofrası gelen herkese “Rızâ lokması”yla dirilir ölü Dergâhı dermangâh hasta kullara Dertlere dermandır şifalı eli Bir nazar eylese lütuf yoluyla Gülzâr eder vallah kupkuru çölü Aşk ateşi yansa gönüller içre Kora dönüştürür bin yıllık külü Horasan gülünün eşsiz cemali İmrendirir en has gülü, sünbülü Sırların...
Ravi, Hz. Mehdi’nin (af) Emirulmüminin İmam Ali’yi (as) kendi günü olan Pazar gününde bu kelimelerle ziyaret ettiğine şahit olduğunu söylüyor: Selam olsun nübüvvet şeceresine, Haşimoğullarının nübüvvet nurlu ve meyveli ve imametle süslü ağacına; selam seninle yan yana yatan Adem ve Nuh aleyhimasselama; selam olsun sana ve senin tertemiz Ehl-i Beyt’ine. Selam olsun sana ve etrafını saran, kabrini çevreleyen meleklere. Ey mevlam, ey Emirulmüminin! Bu Pazar günü...
[Ö. H/1205, M/1784] DOĞUM YERİ Muhammed Bakır hicri 1118 yılında İsfahan’da dünyaya geldi.[1] Babası dönemin müçtehitlerinden ve Şeyh Tusi’nin torunlarındandı. Annesi Allame Muhammed Taki Meclisi’nin damadı Molla Salih Mazenderani’nin torunlarındandı.[2] Muhammed Bakır (r.a), böyle ilim ehli bir hanedanda dünyaya geldi. TAHSİL DÖNEMİ Muhammed Bakır küçük yaşta babasını kaybetti. Siyasi durumların kötüleşmesiyle Muhammed Ekmel ailesi...
Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur; tektir; ortağı yoktur. Şehadet ederim ki sen O’nun elçisisin ve sen Muhammed b. Abdullah’sın. Şehadet ederim ki sen Rabbi’nin elçiliklerini ulaştırdın ve kendi ümmetine nasihatte bulundun; Allah yolunda hikmet ve güzel nasihatle cihad ettin; üzerindeki hakkı eda ettin. Gerçekten sen müminlere karşı şefkatli, kâfirlere karşı ise sert ve katıydın. Ölüm gelip seni yakalayıncaya kadar sen ihlâsla Allah’a ibadet ettin;...
Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları İran Devrim Marşı… Beğendiğim bir marştır. Sizlerle paylaşmak istedim… Devamını Oku →
İbn Babeveyh müsnet olarak Sakr b. Ebu Dulef’ten şöyle rivayet etmiştir: Mütevekkil, İmam Ali Naki’yi (as) Samerra’ya çağırttığı zaman bir gün İmam’ın (as) durumunu sormak için huzuruna gittim. İmam’ı (as) Mütevekkil’in perdedarı Zeraki’nin gözetiminde zindana atmışlardı. Zeraki’nin yanına varınca bana “Ne işin var benimle?” diye sordu. Ben, “Sizi görmeye geldim” dedim. Bir süre birlikte oturup çeşitli konular üzerinde konuştuk. Nihayet halkı...
454-Resulullah (s.a.a) [Ali'ye (a.s) hitaben]: Senin bana olan menziletin (konumun) Harun’un Musa’ya olan konumu gibidir. Ancak benden sonra peygamber yoktur. 455-Sahih-i Müslim [Said b. Museyyib'den, o da Amir b. Sad b. Ebi Vakkas'tan, o da babasından]: Resulullah (s.a.a), Ali’ye (a.s) hitaben “Senin bana olan menziletin (konumun) Harun’un Musa’ya olan konumu gibidir; ancak benden sonra peygamber yoktur!” dedi. Said der ki: Ben bunu bizzat Sad’dan...
Sana gönlünü verenler, Gelirler, imane Ali. Nur-u cemalin görenler, Olurlar, divane Ali. Ey habiplerin habibi, Mümin, gönüller sahibi. Aşıkların bülbül gibi, Düşerler, figane Ali. Yeminler olsun Allah’a, Aşkınla düştüm, ah vaha. Senin gibi biri daha, Gelmemiş cihane Ali. Yeminler olsun Allah’a, Aşkınla düştüm, ah vaha. Senin gibi biri daha, Gelmemiş cihane Ali. Sebepsin, bülbül zarına, Sebepsin, dogan yarına. Sırrın bilenler nuruna, Olmuşlar,...




