83- Mutaffifin Suresi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 25 Mayıs 2010 2.408 kez okundu Kur'an-ı Kerim Meali Yorum Yok

kuran

[Mekkîdir, otuz altı âyettir.]

(İlk âyette ölçüye, tartıya hile katanlardan bahsedildiği için bu isim verilmiştir, Tatfîf sûresi de denir. otuz altı âyettir, Mekkîdir, ancak Hasen, Dahhâk ve İkreme’ye göre Medenîdir. İbn-i Abbas ve Katâde, 29. âyetten sonuna kadar Mekkîdir demişlerdir.)

Rahman ve Rahîm Allah Adıyla

1- Yazık ölçüye, tartıya hîle katanlara.

2- Öyle kişilerdir onlar ki insanlardan bir şey alırlarken tamam ölçerler.

3- Ve insanlara ölçüp tartarlarken eksik ölçerler, eksik tartarlar.

4- Onlar, gerçekten de tekrar dirilip kalkacaklarını sanmıyorlar mı?

5- Pek büyük bir gün için.

6- Öylesine bir gün ki insanlar, âlemlerin Rabbinin emriyle kalkarlar.

7- İş sandıkları gibi değil; şüphe yok ki kötülük edenlerin amel defterleri, elbette siccîndedir.

8- Ve nedir, bilir misin siccîn?

9- Bir kitaptır ki yazılmış.

10- Vay hallerine o gün yalanlayanların.

11- Onların ki yalanlarlardı cezâ gününü.

12- Ve o günü, yalnız haddini aşan ve boyuna suç işleyip duran kişiler yalanlarlar.

13- Onlara âyetlerimizi okuyunca derler ki: Öncekilere âit masallar.

14- İş öyle değil, hayır, kazandıkları şeyler, üstüste kalplerine yığılmıştır da kalpleri pas tutmuştur.

15- İş öyle değil, hayır, şüphe yok ki onlar, o gün elbette Rablerinin lütfünden, bir perdeyle, bir engelle uzak kalırlar.

16- Sonra da şüphe yok ki onlar, elbette cehenneme atılırlar.

17- Sonra denir ki: İşte buydu yalanladığınız.

18- İş öyle değil, şüphe yok ki iyi kişilerin amel defterleri, illiyyîn’dedir.

19- Ve nedir, bilir misin illiyyîn?

20- Bir kitaptır ki yazılmış.

21- Onu görür ancak mâbutlarına yaklaştırılanlar.

22- Şüphe yok ki iyi kişiler, elbette cennettedir.

23- Tahtlar üstünde bakarlar.

24- Tanırsın onları, yüzlerinde cennetin parlaklığı var.[1][2]

25- Sunulur, içirilir onlara hâlis şarap ki içiminin sonu pek hoştur.

26- Ve sonunda misk kokar; ve özleyip dileyenler, bunu özlesinler, bunu dilesinler.

27- Ve bu şaRaba Tesnîm ırmağının suyu da karıştırılmıştır.

28- Öyle bir kaynaktır bu ki ondan, mâbutlarına yaklaşanlar içer.

29- Şüphe yok ki suç işliyenler, inananlara gülerler.

30- Ve onların yanlarından geçerlerken, kaşlarıyla-gözleriyle onları işâret ederler,

31- Ve kendi adamlarının yanlarına dönünce de eğlenerek güle-güle dönerler.

32- Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.

33- Ve bunlar, inananların yaptıklarını görüp bellemek için gönderilmediler.

34- Artık bugün, inananlar, kâfirlere gülerler.

35- Tahtlar üstünden bakarlar.

36- Cezâlandılar mı kâfirler, yaptıklarına karşılık?

——————————————————————————–

[1]) Siccin, zindan ve hapishane anlamına gelen sicn kökündendir. Cehenneme denmiştir. Yedinci kat yerdir, kâfirlerin amel defterleri oradadır diyenler de vardır (al-Müfredât, 223-224).

[2]) İlliyyîn, Yücelik, yükseklik anlamına gelen alâ kökündendir… (Devamı, sonnot No:74)

Yorum Bırak