Abdumenaf

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Şubat 2010 2.5K kez okundu İslamiyet Öncesi Tarih Yorum Yok

O, Peygamber efendimizin üçüncü göbekten ceddi olup, adı Muğiyre’dir. Lâkabı “Kameru’l-Betha”dır. O kardeşi “Abdüddar”dan daha küçüktü, halkın gönlünde özel bir yere sahipti. Onun, hayatında izlediği prensibi şöyle sıralayabiliriz: İnsanları azla yetinmeğe, zühde ve takvaya davet etmek, halkla iyi geçinmek ve akrabalarla iyi ilişkiler ve onların elinden tutmak.

Sahip olduğu bu büyük mevkie rağmen, kardeşi “Abdüddar” ile rekabete girmemiş, hiçbir zaman Kâbe’nin sorumluluğunu ele geçirme yönünde bir girişimi olmamıştır. Babası Kusay’ın vasiyeti üzerine, hükümet ve riyaset işleri kardeşi “Abdüddar”a kalmıştı; ama bu iki kardeşin vefatından sonra, çocukları Kâbe’nin sorumluluğunu üstlenme konusunda birbirlerine düştüler.

Yaşanan karışıklıklardan sonra olay anlaşma ve makamları paylaşmakla sona erdi. Alınan karara göre, Kâbe’nin sorumluluğu ve “Daru’n-Nedve”nin başkanlığı, Abdüddar’ın oğullarına; hacılara ev sahipliği yapmak ve onlara su dağıtmak görevi ise, Abdumenaf’ın oğullarına verilmişti. Bu paylaşım İslâm’ın doğuşuna kadar aynı şekilde süre gelmiştir.[1]

——————-

1-Kâbe’ye ait bazı makamların, Kâbe’nin ilk yapıldığı günlerde olmadığı ve daha sonraları, bazı maslahatlara binaen tayin edildiği kesindir. İslâm’ın zuhuruna kadar, Kâbe’ye ait dört makam vardı:

a)Kâbe’nin anahtar sorumlusu.

b)Sigayet; hac mevsiminde Allah’ın evini ziyarete gelenlere su temin etme sorumlusu.

c)Rifadet; hacıların yemek ihtiyaçlarının karşılama sorumlusu.

d)Mekke’nin reisi, bayraktarı ve ordu komutanı. Bu son makamın dinsel yönü yoktur.

———————-

“Hz. Muhammed’in Hayatı” adlı kitaptan alıntıdır.

Yazarı: “Allame Cafer Süphani”

Sayfa:39

Etiketler:

Yorum Bırak