Ağlamak

Yazar: beytül ahzan Tarih: 26 Ağustos 2009 Yazı ve Makale Yorum Yok




Ağlamak;
Rahmandan kuluna bir armağan, bir rahmet!.

Ağlamak;
İçteki sıkıntıları dışa atmaktır. Sıkıntılardan arınmaktır!.
Bazen sevgiliye naz! Bazen sitemdir! Bazen de anlaşılamamaktır.
Bazen pişmanlığın ifadesi.

Ağlamak;
Kaybedilene ağıt! Hüznün doruk noktası.
Resulün kaybettiği oğluna hediyesi .
Ya Resul! Sen de mi? Dedirten inci taneleri.
Bazen Rabbe yöneliş!.
Bazen af dileme!.
Bazen acının inci inci dışa vurumu!
Adeta acının yıkanması. Toprağa karışıp yok olması.
Bazen sevincin gözlere yığılması, ardından göz pınarlarından süzülen taneler.
Yürekte sevinç fırtınaları koparken, gözlerin mahzunluğu!
Söylemek! Hissettiklerini ifade etmek insana uzakken, süzülen damlalarla bunları tek tek yazmak!
İçteki gök gürültüsünün adeta yağmuru davet edimi.

Yakub’un Yusuf’a özleminin ifadesi!. Net, yalın, riyasız hiçbir kelime telaffuz etmeden tüm çıplaklığıyla, duyguların ifadesi.

Ve ağlayabilmek;
Gece yarısı mahlukat uyurken, seccadesinde Rabbine huşuyla yönelmiş,
Alın secdede, Rabbi ile buluşmanın doruk noktasında.
Bir müminin gözlerinden süzülen damlalar! Belki de diğerlerinin kurtuluşuna mütesebbib!.
Rabbinden rahmet olarak
Bir annenin yavrusuna özlemi, hasretinin ifadesi!.
Duygular kumkuması içindeyken kalbin birden infilak etmesi.

Ve gözyaşı;
Rabbinden rahmettir mümine!.
Bir tesellidir anneye!  Sevgiliye sığınak!.
Mecnun’dan Leyla’ya kalan hatıra!.

Ve Resulden ümmetine merhamet!.

Bırakın aksın gözyaşlarım. Dokunmayın. Bırakın….

…Alıntı….

Yorum Bırak