Alimlerin Kerameti

Yazar: beytül ahzan Tarih: 13 Ağustos 2009 4.8K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok

Tahran sakinlerinden Hazı Muin Şirazi şöyle nekleder:

Bir gün amcazadelerimden biriyle Tahran yollarının birinde durmuş, uzak bir yere gitmek için taksi bekliyorduk.Yaklaşık yarım saat bekledik.Gelip geçen taksiler ya yolcu doluydu ya da  durmuyordu.Bekleye bekleye yorulduk.Ansızın bir taksi yanımızda durdu. “Buyurun binin, sizi istediğiniz yere götüretim” dedi. Bindik ve gideceğimiz maksadı söyledik. Yol esnasında amcazademe “Allah’a şükür, nihayet Tahran’da halimize acıyıp bizi arabasına alan bir Müslüman bulundu” dedim.

Şoför sözümü işitmiş olacak ki: “Beyefendiler, bilakis ben Müslüman değil, Ermeniyim” dedi. ” Nasıl oldu da durumumuzu görüp bizi arabana aldın?” dedim. “Müslüman değilim ama alimlere ve alim kıyafeti giyen kişilere saygı duyuyorum.Şahit  olduğum bir işten dolayı ihtiramlarını gerekli görüyorum” dedi. “Neye şahit oldunuz?” diye sordum.Başından geçenleri şöyle anlattı:

” Merhum Hacı Mirza Sadık Müctehidi Tebrizi, Tebriz’den Senendec’e sürgüne gönderildiğinde arabanın şoförlüğünü ben yapıyordum. Yol esnasında mola vermek üzereydik. Bir ağacın gölgesinde güzel bir çeşme vardı. Oraya yaklaştığımızda  Tebrizi, “Burada dur da öğlen namazını kılayım” dedi. Görevli, sözüne itina etmeden arabayı sürmemi emretti. Ben de duymazdan gelip arabayı sürmeye devam ettim. Suyun yanına vardığımızda araba aniden durdu. Ne kadar uğraştıysam da çalışmadı. Aşağı indim. Arabanın arızasının ne olduğunu bilmiyordum.Bir türlü sorunun neden kaynaklandığını bulamadım.Tebrizi, “Araba durduğuna göre bırakın ben de namazımı kılayım” dedi. Görevli sustu bir şey söylemedi. Bunun üzerine Tebrizi namaz hazırlıklarına başladı.O namaz kılmakla meşgulken ben de arabanın parçalarını tamir etmeye çalışıyordum.Kısacası, Tebrizi namazını bitirdikten sonra araba hemen çalıştı.O günden sonra bu kıyafeti giyen kimselerin Allah katında saygın ve değerli olduklarını anladım.”

Alimlerin saygınlığı ve ihtiramlarının gerekliliği hususunda birçok rivayet ve kıssa nakledilmiştir.Bu konuyla ilgili merhum Nurî’nin Kelime-i Tayyibe adlı eserine müracaat edebilirsiniz.

—-

“Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.

Yazarı: Ayetullah Destgayb

Öykü:17   Sf:44


Yorum Bırak