Rabbim! Günahlarım beni susturmuş; söyleyecek bir sözüm, ileri sürecek bir hüccetim (mazeretim) kalmamış. Sıkıntılarımın esiri, amellerimin rehini olmuşum. Hatalarım arasında bocalayıp durmaktayım. Orta yolu şaşırmış, öylece kalakalmışım. Bulunduğum yer; hor ve zelil günahkârların, sana karşı cür’etkâr olan bedbahtların ve vaadini küçümseyen yazıkların yeridir. Münezzehsin sen! Hangi cür’etle sana karşı geldim?!

Neye aldanarak kendimi tehlikeye attım?! Ey Mevlâ’m! Sürçüp yüz üstü yere yığılmama ve ayağımın kaymasına acı. Hilminle cahilliğimi, iyiliğinle kötülüğümü bağışla. Ben, günahımı ikrar, hatamı itiraf ediyorum. İşte elim, işte perçemim! Yaptıklarımdan dolayı kısas edilmeye hazırım. (Mevlâ’m!) Yaşlılığıma, günlerimin bitmesine, ecelimin yaklaşmasına, güçsüzlüğüme, düşkünlüğüme ve çaresizliğime acı.

Ey Mevlâ’m! Dünyadan eserim kesildiği, yaratıklar arasında anım silindiği ve unutulanlar arasında unutulup gittiğim zaman bana acı. Ey Mevlâ’m! Cismim eskidiği, organlarım dağıldığı, eklemlerim birbirinden ayrıldığı zaman çehrem ve durumum değiştiğinde bana acı. Başıma geleceklerden gafil ve bîhaber oluşumdan dolayı yazıklar olsun bana! Ey Mevlâ’m! Kabirden çıkartılıp diriltileceğim gün bana acı. O gün beni dostlarınla haşreyle; sevdiklerinin içine kat ve (rahmetinin) komşuluğunda yer ver bana, ey âlemlerin Rabbi!

Yorum Bırak

  1. ebazer dedi ki:

    Allah razı olsun cok güzel