Allame Tabersi (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Nisan 2010 Yakın Tarih Yorum Yok




[Ö. H/548, M/1127.]

Allame Ebu Ali Fazl b. Hasan Tabersi (r.a) emsaline az rastlanan Şia’nın büyük ve güzide müfessirlerindendir.

Kendi döneminde yaygın olan ilimlere son derece vakıftı. Özellikle tefsir dalında övgüye değer büyük bir müfessirdi. Buradaki çabamız siz değerli okuyuculara o büyük Kuran müfessirinin 80 yıllık bereketli hayatından bir nebzede olsa kesitler aktarmaktır.

DOĞUM YERİ

Allame Tabersi (r.a), hicri 468 yılında dünyaya gözlerini açtı.[1] Babası Hasan b. Fazl Tabersi (r.a) ona Fazl ismini verdi.[2] Doğum yeri hakkında elimizde kesin bir bilgi olmasa da tarihçiler onun Taberistan (İran’ın Mazendaren şehri) bölgesinden olduğunu kaydetmişlerdir.

ALLAME’NİN (R.A) EĞİTİMİ

Fazl b. Hasan (r.a) çocukluk ve öğrenim dönemini İmam Rıza’nın (a.s) şehri olan mukaddes Meşhed şehrinde geçirdi. Birkaç yıl içinde okuma, yazma ve Kuran-ı Kerim’i öğrendi. Sonra kendisini İslami ilimler tahsili için hazırladı. Tahsil döneminde kayda değer başarılar elde ederek Arap edebiyatı, tefsir, hadis, fıkıh ve usul ilimlerinde görüş sahibi oldu.

O dönemde matematik ve cebir ilimleri yaygın olmamasına ve insanlar tarafından fazla rağbet görmemesine rağmen Allame Tabersi (r.a) bu ilimlerde de içtihat sahibi oldu.[3]

Allame Tabersi’yi bu konuma taşıyan bazı üstatlarını zikrediyoruz;

1-Ebu Ali Tusi (r.a), şeyh Tusi’nin oğlu.

2-Cafer b. Muhammed Duristi (r.a)

3-Abdülcabbar Mukirri Nişaburi (r.a)

4-Seyyid Muhammed Curcani (r.a)

5-Abdullah Kaşiri (r.a)

6-Ebu’l Hasan Ubeydullah Muhammed Beyhaki (r.a)

7-Seyyid Mehdi Hüseyni Kayini (r.a)

8-Hasan b. Babiveyh Kummi Razi (r.a)[4]

ALLAME TABERSİ (R.A) ŞİİR MEYDANINDA

Allame Tabersi (r.a) gençlik yıllarında birçok şiirler yazmıştır. Şiirlerinin içeriğinden anlaşıldığı kadar şiir dilini iyi biliyordu. Bir şiirinde Ehlibeyt’e (a.s) olan sevgisini ve alakasını şöyle dile getirmiştir:

Gündüzlerimi sizi anmakla süslüyor, uykularımı da sizi görmekle tatlandırıyorum

Eğer yurdunuzdan ayrıldıysanız, kalbim sizin yurdunuzdur.

Dünya havadislerinin şikâyetinden, ümmetin sizlerden yüz çevirmesinden korkum yok; zira Allah’ın zaferi size nasip olmuş, faziletler size verilmiştir.

Sevginizin kalbimde yer almasına, size köle olmam şahittir.

Dünya hayatı sizlere iyi davranmasa da öncekileriniz sizlere örnekti.

Nice büyük sorunlar sizinle çözülmekte, sizinle sorunları olan yok olmaktadır.

Altının dağdan çıkarılıp arıtıldığı gibi, Allah’ta sizleri tertemiz arındırdı.[5]

KUTLU HİCRET

Eminu’l İslam Tabersi (r.a) yaklaşık 54 yıl mukaddes Meşhed şehrinde kaldı. Sebzivar ahalisinin daveti üzerine, oradaki tebliğ, telif ve öğrenci yetiştirme imkânlarını göz önünde bulundurarak hicri 523’de oraya hicret etti. Şeyh Tabersi’nin (r.a) oradaki ilk görevi Irak kapısı Medresesinin Müdüriyetini üstlenmek oldu. Onun önderliği ve tavsiyeleriyle medrese büyük bir ilim merkezine dönüştürüldü. İran’ın uzak ve yakın şehirlerinden talebeler buraya akın ettiler. Talebeler çeşitli ilim dallarında eğitime başladılar. Talebeler, Şeyh Tabersi’nin (r.a) yanında fıkıh, usul ve tefsir dersleri aldılar.

Şeyh Tabersi’nin (r.a) yetiştirdiği öğrencilerden bazıları

1-Raziyuddin Hasan Tabersi (r.a), Şeyh’in kendi oğlu.

2-Kutbuddin Ravendi (r.a)

3-Muhammed b. Ali b. Şehraşub (r.a)

4-Ziyauddin Fazlullah Hasan Ravendi (r.a)

5-Şeyh Muntecebuddin Kummi (r.a)

6-Şazan b. Cebrail Kummi (r.a)

7-Abdullah b. Cafer Duristi (r.a)

8-Seyyid Şeref Şah Hüseyin Eftesi Niyşaburi (r.a)

9-Burhaneddin Kazvini Hemedani (r.a)[6]

ŞEYH TABERSİ’NİN (R.A) TELİFLERİ

Eminu’l-İslam Tabersi İslam, Kuran ve Ehlibeyt’e (a.s) kendisini hizmete adamıştır. Üstlenmiş olduğu ağır sorumluluklarla birlikte İslam ve Şia âlemine birçok kalıcı eser bıraktı. Şeyh Tabersi (r.a) gençliğinden beri içindeki arzusu ilahi kitaba tefsir yazmaktı. İlahi yardım ve lütfüyle 60 yaşlarında üç ayrı metotla kalıcı ve paha biçilmez üç tane tefsir yazdı. Yazmış olduğu tefsirler günümüzde de canlılığını korumaktadır ve tüm müfessirler yazdıklar tefsirlerinde ondan istifade etmektedirler.[7]

Eserleri:

1-el-Adabu’l Diniyye

2-Esraru’l Emame

3-Tacu’l Mevalid

4-el-Cevahir

5-Hakaiku’l Umur

Şeyh Tabersi’nin yazmış olduğu meşhur tefsirler:

1-Mecmau’l-Beyan

Şeyh Tabersi (r.a): “Tüm gücümle samimi duygular ve ihlâslı bir niyetle çeşitli tefsirleri önüme koydum. Allah’tan yardım diledim. Tüm tefsir ilimlerini içeren bir tefsir yazmak istedim. Tefsirime kıraat, İ’rab, manaları zor olan lügatler, ayetlerin iniş sebepleri, kıssalar, diyet, ahkâm, helal ve haram gibi konuları sığdırdım.

Şeyh Taberisi’nin (r.a) Mecmau’l-Beyan tefsirini yazması konusunda çeşitli nedenler nakledilmiştir. Bazı tarihçiler Şeyh’in kendisinden şöyle nakletmişlerdir;

“Bir gün Allame kalp krizi geçirir, ailesi Şeyhin öldüğünü zannederek onu defnederler. Şeyh bir süre sonra kendisine geldiğinde kabirde olduğunu anlar. Defnedildiği mezardan kurtulmanın hiçbir yolunun olmadığını anlayınca; “Allah’ım eğer beni şu kabirden kurtarırsan senin kitabın Kuran’ı Kerim’e bir tefsir yazacağım diye Allah’a ahdeder. O gece kefen hırsızları Şeyh’in mezarını açarak kefeni şeyhin üzerinden çıkarmak isterler; bu sırada Şeyh hırsızın elinden yakalar. Bunun üzerine hırsız korkusundan titrer, Allame onunla konuşunca korkusu daha da artar. Allame onu sakinleştirmek için başından geçen olayı ona anlatır. Bunun üzerine adam sakinleşince Allamenin isteği üzerine adam Allame’yi evine götürür. Allame hırsızın zahmeti karşılığında ona kefenle birlikte bir miktar para verir. Hırsızda yaşadığı bu olaylardan sonra tövbe ederek Allah’a yönelir. Allame ahdine vefa ederek Kuran-ı Kerim’e tefsir yazar.”

Şeyh Tabersi Mecmau’l-Beyan tefsirini yazarken Şeyh Tusi’nin el-Tibyan tefsirinden yararlandı. Şeyh, bu tefsiri 7 yıl içerisinde 10 cilt olarak kaleme aldı.

2-el-Kâfi el-Safi

Allame Tabersi (r.a) Mecmau’l Beyan’ı yazdıktan sonra büyük müfessir olarak ün kazandı. Daha sonra Carullah Zamahşeri’nin Keşşaf tefsirini de sade bir dille kaleme alarak bir ciltte özetledi.

3-Cevamiu’l Camii

Allame’nin Mecmau’l-Beyan tefsirinden sonra en meşhur kitabıdır. Bu eseri ilk iki tefsirinden sonra bir yıl gibi kısa bir zamanda yazdı.

Allame Tabersi (r.a) büyük ve güçlü bir müfessir olmanın yanı sıra kendi asrının söz sahibi ve saygın fakihlerinden sayılmaktaydı. Allame Tabersi (r.a) yazmış olduğu kitabında Kuran’da ahkâmla ilgili gelen 500 ayeti aşkın konudan bahsediyor; kitabında önce başka mezhepler ve Şia âlimlerinin görüşlerine yer verdikten sonra ardından da kendi görüş ve fetvasını belirtir.

VAHDET AYNASI ALLAME TABERSİ

Allame Tabersi’nin (r.a) dönemindeki büyük sorunlardan biri mezhep ve etnik ihtilaflardı.

Selçukluların doğudaki hâkimiyeti İslam ahlakında büyük değişikliklere neden oldu. Belirli bir mezhebe bağlanarak diğer mezheplere özellikle de Şialara baskı yapmaya başladılar.

Şialar, Aleviler ve Al-i Bûye hükümetleri döneminde büyük bir kudrete sahipti.

Fakat Selçukluların saltanat başına geçmesiyle durum tersine döndü ve Şialar eski güçlerini kaybetmeye başladılar; hatta bazı hükümdarlar döneminde Şialar, Mecusiler ve Hıristiyanlar kategorisinde bile yer almıyordu. Öyle ki umumi yerlere girişleri bile yasaklandı.

Bu zorluklara rağmen Şia âlimleri tebligatına ve kendi inançlarını savunmaya devam ettiler. Hiçbir zaman davalarından vazgeçmediler. Melik Şah saltanatının sonlarına doğru bir grup Şia’nın Selçuklu hükümetine nüfuz etmesiyle azda olsa Şialar rahat nefes almaya başladı. Bu kargaşalı dönemde mezhebi ve etnik ihtilaflar doruk noktaya ulaşmıştı. Şia, Sünni, Mutezile vb. fırkaların ihtilafları kanlı olaylarla sonuçlanıyordu. Allame Tabersi (r.a) bu hassas ve zor dönemde tüm mezhep ve fırkaların kabullendiği ilahi kitap Kuran-ı ölçü alarak Müslümanları bir bayrak altında birliğe çağırdı. Bu birlik çağrısının en büyük kanıtı da Mecmau’l-Beyan tefsiridir. Allame Tabersi (r.a) bu tefsirinde hiçbir mezhep ve fırkayı karşısına almadan aynı doğrultudaki tüm görüşleri beyan etmiştir.

ALLAME TABERSİ’NİN (R.A) ÖLÜMÜ

Müfessirler müfessiri, Eminu’l İslam Tabersi iftihar dolu 80 yıllık yaşantısından sonra Kurban bayramı akşamı yani 9 Zilhicce, hicri 548’de Sebzivar Şehrinde ilahi davete “Lebbeyk” diyerek İslam dünyasını, özellikle de Şiaları mateme boğdu.[8]

Bazı yazarlar merhum Tabersi’nin zehirlenerek şehit edildiğini ileri sürmüşlerdir.[9]

Allame Tabersi’yle muasır olan bazı yazarlarda Allame’nin Guz taifesi tarafından şehit edildiğini iddia etmişlerdir. Allame Tabersi’nin (r.a) temiz naşı Sebzivar şehrinden mukaddes Meşhed’e getirilerek İmam Rıza’nın (a.s) haremine defnedildi.

———————

[1]-Taberisi ve Mecmau’l Beyan, c.1, s.107.

[2]-Mecalisu’l Müminin, s.202, “Kadı Nurullah Şusteri.”

[3]-Tarihi Beyhaki, s.242.

[4]-Rizau’l Ulema, c.4, s.487.

[5]-Enbahu’l Ruvat, c.3, s.7.

[6]-Rizayu’l Uleme, c.4, s.341-342.

[7]-Maalimu’l Ulema, s.315, “İbni Şehraşube.”

[8]-Reyhanetu’l Edeb, c.2, s.216.

[9]-Ravzatu’l Cennat, c.5, s.357.

———————–

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Yorum Bırak