Ammar Yasir’in Sıffin Savaşındaki Rolü

Yazar: beytül ahzan Tarih: 31 Temmuz 2009 2.3K kez okundu İslam Tarihi Yorum Yok

Ammar Sıffin savaşında da İmam Ali’nin (Aleyhisselam) yer aldı. O İslam ordusuna yaptığı ateşli konuşmalarla askerleri ruhi ve manevi olarak savaşa hazırlıyor, düşman ordusundaki askerleri ise ruhi ve manevi olarak çökertiyordu.

Hz. Ali (Aleyhisselam) Sıffin savaşından önce Ensar ve Muhacirlerle meşveret etti. Onlar düşüncelerini ve görüşlerini İmam Ali’ye (a.s) bildirdiler. Ammar Şam ordusuyla savaşmayı destekleyerek şöyle dedi: “Ey Emirü’l-Müminin! Hiç vakit kaybetmeden, fitne ateşi alevlenmeden önce onlarla savaşmamız için izin ver.

Ancak önce onları saadet ve hidayete davet edelim, eğer kabul ederlerse kurtuluşa erenlerden olurlar, kabul etmeyip savaş yolunu seçerlerse o zaman Allah’a andolsun ki, onlarla cihat etmek bizi Allah’a yaklaştırır ve bize keramet bahşeder. Ammar Sıffin’de Hz. Ali’nin (Aleyhisselam) ordu komutanlarından biriydi. O savaşta adamın biri Ammar’a şöyle dedi: Ey Ebul Yakzan! Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) şöyle buyurmamış mıydı; İnsanlar İslamiyeti kabul edinceye kadar onlarla savaşın, Müslüman olduktan sonra kanları, malları ve canları güvence altına alınmış olur. Artık onlara dokunulmaz.”

Ammar ona şöyle cevap verdi: “Evet, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) naklettiğin hadisi buyurmuştur. Ancak Allaha yemin ederim ki onlar müslüman olmadılar, onlar sadece görünüşte Müslüman oldular, güç ve asker toplayana kadar küfürlerini kalplerinde gizlediler.”

Keşşi ve diğer meşhur tarihçiler Ebul Bahtari’den şöyle naklederler: Sıffın savaşında bir kâse süt getirip Ammar Yasir’e verdiler. Ammar tebessüm ederek sütü aldı ve şöyle dedi: “Resulullah (Sallellahu Aleyhi ve Alihi ve Sellem) bana şöyle buyurmuştu k dünyada en son içeceğin bir kâse süt olacaktır.”
Ammar bu hadisi naklettikten hemen sonra savaş meydanına gitti ve savaşta Muaviye ordusu tarafından hicri 38 yılında 94 yaşında şehit edildi.

————–

“İmam Ali’nin Ashabı” kitabından alıntıdır

Yazar: Kerim Uçar


Yorum Bırak