Aşkın Şehrinde Bir Gezinti / Cafer Yalnızyaşar

Yazar: beytül ahzan Tarih: 20 Şubat 2010 2.002 kez okundu Kitap Tanıtımı 3 Yorum


Kitabın Adı: Aşkın Şehrinde Bir Gezinti

Yazar: Cafer Yalnızyaşar

Sayfa:104

Yayınevi:Kevser


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

“Aşkın Şehrinde Bir Gezinti” her kelimesi aşk kokan bir kitap. İnsanın ruhunu aşk yolculuğuna çıkarıyor… Çok farklı bir üslubu var. Çok akıcı olduğu için elinizden bırakmak istemeyeceksiniz… Arka kapaktaki  tanıtım yazısı:


“Bu kitap, yuvasız kuşların yuvası, göçmen kuşların vatanını anlatan edebi dilde bir yakarıştır. Kısaca aşktır, gözyaşıdır, feryattır. Allah’tan başkasına kulluktan kurtuluştur. İbrahim’in İsmail’i, Hicaz’ın Hacer’i, Kerbela’nın kanıdır.

Başı ve sonu yoktur bu kitabın. Her bölümü kendine özgü bir bölüm ve derstir. Kısacası çıkmaz sokakların çıkışı, ilaçsız dertlerin devasıdır. Aşkı ve aşk oduyla yanan gönlün öyküsünü anlatmaktadır kendine has bir üslûbuyla… Hem de dostu ve sırdaşı olan Gece’yle dertleşerek… Çünkü hep gece yaşanır hayatlar, gece yapılır gözyaşı ile tövbeler, ıslatılır seccadeler, kaleme dökülür sırlar. Gece, gizemdir örtüye bürünmüş. Sırlarla dolu…

Gece olunca insan, ruhu ile arasındaki dünyevî engellerden mümkün olduğu kadar sıyrılmakta ve yüreğinin sesini dinleyebilmektedir… Ve Gece’de yazılan bir başkadır, tıpkı Gece’ye yazılan bu kitap gibi…”

Yorum Bırak

  1. beytül ahzan dedi ki:

    “…Gerçeği konuşmam lazım… Hani neler yaptım, hani yaptıklarım?!… Nasıl geçti altın gibi en kıymetli yıllarım?…Böyle günbegün ölüme gitmekten kendimi kurtaramadım…

    Günlük hayattan, olması gereken hayatı düşünecek vaktim olmadı…
    Cehalet çukurunda hepten kaybolduğumu görmedim.
    Bu selin ortasında bir damla olduğumu da unuttum… Bu damlaya ait sorumluluğumu da…
    Artık kendimi doğru yolu bulacak şekilde eğitmeliyim…
    Her şey bu hayat mı, hepsi bu kadar mı?…
    İçimde bir ses, “Hayır, hayat yalnız bu olamaz!” diyor durmadan…

    Burası ilk durağım, ilk noktam; son durağım, son noktam olamaz… Önce neyi niçin yaptığımı bilmem lazım…” [Sayfa:93]

  2. beytül ahzan dedi ki:

    “…İnancını ne zayıflatıyorsa, seni gitmekten ne alıkoyuyorsa, kendi kendinle olmana ne sebep oluyorsa, çağrıyı duymana ne engel oluyorsa, gerçekleri görmene ne engel oluyorsa, seni kör ve sağır ne yapıyorsa, işte odur kurbangâha götürmen gereken!…
    Onu Mina’da kurban etmeden dönme! Yoksa hacca gitmemiş gibi olursun… Çünkü gerçek benliğinin yolundaki tek engel, o….” [Sayfa:95]

  3. beytül ahzan dedi ki:

    “…Karmaşık ve faydasız insanların riyakârca mezarıma oturup, İhlas’sız Fâtiha okuması ruhumu incitecek…
    Üç günden sonra biliyorum o da bitecek… ” [Sayfa:35]

    “…Rabbini seven kimse ise, Sevgili’sine kavuşmanın en büyük engelini, bu maddi hayat gördüğü ve beden denen hapiste tutsak olduğunu bildiği için, ölümden korkmak bir yana, ölmekle özgürlüğüne, daha da önemlisi Sevgili’sine kavuşacağını bildiğinden, sürekli ölümü arzulamakta ve kendisini daima ölüm için hazırlıklı tutmaktadır…” [Sayfa:7]

    “…İnsanın kendini kendi içinde yitirmesi çok korkunç! Benim seçmiş olduğum, seviyor olduğum, biricik olgunun yalnızlık olduğunu gördüm. Şairin dediği gibi:
    Dışarıda bir şey yoktur. Kim gözlerini dışarıya dikerse, o hep bekleyiş içinde kalacaktır ve ölecektir… Kendi içine dön, orda her şeyi bulacaksın. Çünkü her şey oradadır da ondan…” [Sayfa:16]