Ayet ve Hadislerde Ahlak – 1

Yazar: beytül ahzan Tarih: 10 Haziran 2010 5.601 kez okundu Ahlak ve İrfan Yorum Yok

Güzel Ahlâk

Güzel ahlâk, başkalarını muhabbet tuzağında esir eden bir kementtir. Güzel ahlak ve güzel bir diyalogdan hoşlanmayan ve insanın cazip tavırlarından etkilenmeyen bir kimse var mıdır?

İmam Sadık (a.s)’a; “Güzel ahlâkın haddi ve sınırı nedir?” diye sorduklarında şöyle buyurdular: “Ahlâkını yumuşatman, sözlerini temizlemen ve din kardeşlerinle açık ve güler bir yüzle karşılaşmandır.”[1]

Açık ve güler yüzlülük, Allah Resulünün en bariz sıfatlarındandı. İnsanları İslam’a çeken ve onları İslam Peygamberi’nin şahsına hayran bırakan da yine bu güzel ahlak ve sıfat idi.

Allah-u Teâla, kendi Resulü hakkında şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz sen, elbette yüce bir ahlâk üzeresin.”[2]

Yine buyurmuştur ki: “Allah’ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın! Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.”[3]

Allah-u Teâla ayetin devamında şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse onları affet; onların bağışlanmalarını dile, iş hakkında onlara danış.”

Demek ki, “affetmek”, “bağışlama dilemek” ve “istişare yapmak” güzel ahlâkın, halkı gözetmenin ve cazip davranışların diğer örnekleridir. Çünkü bu, insanlara itimat etme ve onlara değer vermenin bir şeklidir. Aynı zamanda böyle davranış, şahsın cazibe etkenidir.

İmam Hasan (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz güzelin en güzeli, güzel ahlaktır.”[4]

Allah Resulü (s.a.a): “Güzel ahlak, dünya ve ahiret hayrıyla birliktedir.”[5]
Ali (a.s): “Güzel ahlak, her iyiliğin başıdır.”[6]

Allah Resulü (s.a.a): “Kimin ahlakı güzel olursa Allah onu gündüzleri oruç tutan, geceleri ise ibadetle geçiren bir kimsenin makamına ulaştırır. [7]

Hakeza: “Kıyamet günü kulun terazisine konulacak ilk şey güzel ahlakıdır.”[8]

Hakeza Resulullah (s.a.a): “Şüphesiz kıyamet günü bana en sevimli ve en yakın olanınız, ahlakı en güzel ve tevazusu en fazla olanınızdır.”[9]

Resulullah (s.a.a), Emir’ul-Müminin Ali’ye (a.s); “Sana, ahlakıma en çok benzeyeninizi haber vereyim mi? ” diye sorunca, Emir’ul-Müminin Ali (a.s), “Evet” dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a); “Ahlakı en güzel olanınız, hilmi en büyük olan, yakınlarına en çok iyilik eden ve en çok insaf göstereninizdir”[10] buyurdular.

Güzel ahlak o kadar değerli ve yücedir ki yüce İslam Peygamberi onun kendisinin biset sebebi olduğunu ilan buyurmuştur: “Şüphesiz ben ahlakı yücelikleri tamamlamak için gönderildim.”[11]

Allah Resulü: “Şüphesiz ben ahlak güzelliğini tamamlamak için gönderildim.”[12]
Hakeza: “Güzel ahlak, dinin yarısıdır.”[13]

İmam Ali (a.s): “Müminin kitabının başlığı ahlakının güzelliğidir.”[14]
İmam Sadık (a.s): “Güzel ahlaktan daha tatlı bir hayat yoktur.”[15]

İyi Ahlakın Sonuçları

Resulullah (s.a.a): “Kul, ibadetinde ne kadar da zayıf olsa, güzel ahlak sayesinde ahirette büyük derecelere ve yüce makamlara ulaşır.”[16]

Resulullah (s.a.a): “Şüphesiz güzel ahlaklı insanın, gündüzleri oruç tutup geceleri ibadetle geçiren kimse gibi sevabı vardır.”[17]

Resulullah (s.a.a): “Amel terazisinde güzel ahlaktan daha ağır gelen bir şey yoktur.”[18]

Resulullah (s.a.a): “Şüphesiz sizlerden bana en sevimli ve kıyamet günü bana en yakın oturanınız ahlak açısından en güzeliniz ve en çok tevazu göstereninizdir.”[19]

Resulullah (s.a.a): “Müminlerin iman açısından en kamili, ahlak açısından en güzel olanıdır.”[20]

Güzel Ahlakın Anlamı

İmam Ali (a.s): “Güzel ahlak üç şeydedir: Haramlardan sakınmada, helal rızık talep etmede ve ailesinin refahını sağlamada.”[21]

İmam Ali (a.s): “Şüphesiz selam vermek güzel ahlaktandır.”[22]

İmam Sadık (a.s) güzel ahlakın tarifi hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “Yumuşak huylu olman, güzel ve edepli konuşman ve kardeşine güler yüzlü davranmandır.”[23]

Ahlaki Yücelikler

Resulullah (s.a.a): “Şüphesiz Allah ahlaki yücelikleri sever ve aşağılık huylardan hoşlanmaz.”[24]

İmam Ali (a.s): “Ahlaki yücelikler üzere olun. Şüphesiz ahlaki yücelikler (insanın) yücelişini sağlar. Ahlaki aşağılıklardan sakının. Şüphesiz ahlaki aşağılıklar şerafetli insanı düşürür ve azameti yok eder.”[25]

İmam Ali (a.s): “Ahlaki yücelikleri elde etmekte çalışkan ve dayanıklı olun.”[26]

İmam Ali (a.s): “En üstün yücelik nimetleri tamamlamaktır.”[27]

Güzel Ahlakın Meyveleri

Resulullah (s.a.a): “Güzel ahlak dostluğu kökleştirir.”[28]

İmam Ali (a.s): “Ahlakını güzelleştir ki Allah hesabını hafifletsin.”[29]

İmam Sadık (a.s): “Güzel ahlak rızkı artırır.”[30]

İmam Sadık (a.s): “Şüphesiz iyilik ve güzel ahlak evleri imar eder ve ömürleri uzatır.”[31]

İmam Sadık (a.s): “Güzel ahlak güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir/tüketir.”[32]

Üstün Ahlak

İmam Ali (a.s): “En üstün ahlak cömertlik ve faydası en genel ahlak ise adalettir.”[33]

İmam Ali (a.s): “En şerafetli ahlak tevazu, hilim ve yumuşak huyluluktur.”[34]

İmam Bakır (a.s), en üstün ahlak hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur: “Sabır ve bağışlayıcılık.”[35]

Ahlaki Konulardan

İmam Sadık (a.s): “Şüphesiz yüce hasletler birbirine bağlıdır.”[36]

Sevgi İlanı

“İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen topluluk için dersler vardır.”[37]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanların sevgisini elde edebilen kimseye Allah rahmet etsin.”[38]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın nimetini küfre çeviren kimseye eyvahlar olsun; birbirini Allah için seven kimseye de ne mutlu.”[39]

Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s): “İnsanların ihsan açısından en üstünü, sevgiyi başlatandır.”[40]

Kudsi bir hadiste şöyle yer almıştır: “Yaratıklar benim ailemdir. Benim nezdimde en sevimli olanlar, onlara en şefkatli davrananlar ve ihtiyaçlarını gidermede en çok çalışanlardır.”[41]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kadınları sevmek Peygamberlerin ahlakındandır.”[42]

İslam Peygamberi (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Erkeğin kadına: “Seni seviyorum” demesi alsa kadının kalbinden gitmez.”[43]

İmam Sadık (a.s) ise şöyle buyurmuştur: “Erkeğin kadına sevgisi çoğaldıkça imanı da artar.”[44]

Affetmek

Güzel ahlaklardan bir de affetmektir. Allah Teala bu konuda şöyle buyurmaktadır:

“O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.”[45]

“Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükafatı Allah’a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.”[46]

Kin beslemek ve inatçılık, hakir ve basit insanların özelliğidir. Tersine yüksek görüşlü, geniş ruhlu ve seviyeli olanlar; özürleri kabul eder, başkalarının hatalarına göz yumar ve kendi şahsi haklarından vazgeçerler. İnsanın yüksek görüşlü olması, başkalarının kalplerindeki sevginin etkenidir. Bu, insanın kendisi için de bir çeşit ruhî lezzettir. Hani derler ki: “Affetmede, intikamda bulunmayan bir lezzet vardır.”

Affetme, geçinme, göz yumma, başkalarının kusur ve gevşekliklerini görmezlikten gelme, muhabbeti meydana getiren etkenler olup başkalarının güzel görmesine, vefalı olmasına ve sevgiyle kalmasına yol açar.

İmam Seccad (a.s), “Mekarim’ul-Ahlâk” adlı duasında Allah (c.c)’dan şöyle istemektedir: “Allah’ım! Ayaklarımı sabit ve sağlam kıl ki, halis olmayan ve hıyanet edenlere karşı, hayırlarını isteyen bir şekilde davranayım, benden yüz çevirene iyilik yapayım, benden esirgeyene bağışta bulunayım, benimle ilişkisini kesenle irtibat kurayım, gıybetimi yapanı iyilikle anayım, başarı nasip et ki iyiliğe karşı teşekkür edebileyim ve… Kötülüğe göz yumayım ve ondan vazgeçeyim.”[47]

Bunların her biri, sosyal ilişkilerde birer parlak cevherdir. Bunları dil ile söylemek kolaydır, ancak onlarla amel etmek çok zordur. Yüksek bir azim ve güzel bir manevi yapıya olanların dışında kimse uygulayamaz. Bu konularda başarı Allah’tan istenmelidir.
Bu konuda Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah bağışlayıcıdır ve bağışlamayı sever.”[48]

Hakeza Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim Müslümanın sürçmesini affederse Allah da kıyamet günü onun sürçmesini affeder.”[49]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Biz öyle bir Ehl-i Beyt’iz ki mürüvvetimiz bize zulmeden kimseyi bağışlamaktır.”[50]

Allah Resulü (s.a.a): “İnsanların hatalarını görmezlikten gelin ki Allah da onunla cehennem azabını sizden defetsin.”[51]

Ali (a.s): “Az bağışlamak, ayıpların en çirkinidir; intikam hususunda acele etmek ise günahların en büyüğüdür.”[52]

Hakeza Ali (a.s): “İnsanların en kötüsü, sürçmeleri affetmeyen ve ayıpları örtmeyendir.”[53]

İmam Sadık (a.s): “Affetmek, cezalandırmaksızın, kabalık göstermeksizin ve kınamaksızın olmalıdır.”[54]

———————–

[1] Meani’l-Ahbar, Saduk, 253
[2] – Kalem/4
[3] Âl-i İmran /159
[4] – Mizan’ul-Hikme, c. 3, s. 137- 138
[5] – a.g.e
[6] – a.g.e
[7] – a.g.e
[8] – Bihar, c. 71, s. 385
[9] – a.g.e s. 388
[10] – Bihar, c. 77, s. 58
[11] – Mizan’ul-Hikme, c. 3, s. 149
[12] – a.g.e
[13] – Hisal, 30/106
[14] – Bihar, 71/392
[15] – İlel’uş-Şerayi’, 560
[16] – Meheccet’ul-Beyza, 5/93
[17] – Kafi, 2/100
[18] – Uyun-u Ahbar’ir-Rıza (a. s), 2/37
[19] – Bihar, 71/385
[20] – Emali-yi Tusi, s. 140
[21] – Bihar, 71/394
[22] – Gurer’ul-Hikem, 3404
[23] – Meani’l-Ahbar, 253
[24] – Kenz’ul-Ummal, 5180. hadis
[25] – Bihar, 78/53
[26] – Gurer’ul-Hikem, 4712
[27] – a.g.e 2983
[28] – Bihar, 71/148
[29] – Emali-yi Saduk, 174
[30] – Bihar, s. 71/395
[31] – Bihar, c. 71, s. 395
[32] – Kafi, 2/100
[33] – Gurer’ul-Hikem, 3219. H.
[34] – a.g.e 3223. H.
[35] – Bihar, 36/358
[36] – Emali et-Tusi, 301
[37] – Rum/21
[38] – Mizan’ul-Hikmet, c. 2, s. 205
[39] – Vesail, Alu’l Beyt baskısı, c. 16, s. 171
[40] – Mizan’ul-Hikmet, c. 2, s. 210
[41] – Kafi, c. 2, s. 199
[42] – Vesail, Alu’l Beyt baskısı, c. 20, s. 22-23
[43] – a.g.e
[44] – a.g.e
[45] – Âl-i İmran/134
[46] – Şûrâ/40
[47] Sahife-i Seccadiye, 20. Dua
[48] – Mizan’ul-Hikme, c. 6, s. 367
[49] – a.g.e
[50] – a.g.e
[51] – Mizan’ul-Hikme, c. 6, s. 368-370
[52] – a.g.e
[53] – a.g.e
[54] – a.g.e

Yorum Bırak