Başkasının Hakkı

Yazar: beytül ahzan Tarih: 15 Mayıs 2010 1.6K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok

Birkaç yıl Necef-i Eşref’te ikamet eden erdem sahibi ve güvenilir âlim Hacı Şeyh Muhammed Taki Larî şöyle nakleder:

Bir gün Kerbela pazarında manifaturacı bir arkadaşımın dükkânının önünde oturmuştum. Ansızın gözüm yerde duran bir altın sikkesine ilişti. Yoldan geçenler parayı fark etmeden yanından geçiyordu. Kimseye bir şey söylemeden oraya gittim. Yere eğilip elimi uzattığımda onun altın olmadığını, donmuş bir sümük olduğunu fark ettim. Kendi davranışımı kınayarak kimsenin anlayamayacağı şekilde tekrar yerime döndü.

İkinci kez aynı yere baktım. Emin olmak için tüm dikkatimi oraya verdim. Altın olduğuna emin olunca tekrar oraya gidip eğildim. Ne var ki yine donmuş sümük gördüm. Pişman olup tekrar yerime döndüm.

Üçüncü kez baktığımda yine altın olduğunu görmüştüm. Ama bu kez almaya gitmedim. Oldukça şaşırmıştım. O sırada muhterem bir seyidin perişan bir halde yerlere bakına bakına gelmekte olduğunu gördüm. Altını görünce hemen eğilip onu aldı ve cebine koydu. Sonra bir şey olmamış gibi oradan uzaklaştı.

Bu durum beni meraklandırmıştı. Hızla yanına koştum. Selam verip hal-hatır sordum. Sonra da o altın sikkeniz hikâyesini anlatmasını istedim. “Bugün Allah bana bir evlat nasip etti. Eve bir şeyler almam gerekiyordu ama param yoktu. Falan şahsın yanına giderek borç istedim. Bana şu altın sikkeyi borç verdi. Pazara giderek bir miktar gerekli ev ihtiyaçları satın aldım. Aldığım malzemelerin parasını ödemek istediğimde sikkeyi cebimde bulamayınca kaybettiğimi anladım. Gördüğün o yerde de sikkeyi buldum” dedi.

Bu kıssayı nakletmekten maksadımız şudur: Muhterem okuyucu bilmelidir ki, alemlerin Rabbi ve işleri tedbir eden yüce yaratıcı, bir an olsun kullarının özel ve genel işlerini tedbir etmekten gaflet etmez. Bu kıssada da görüldüğü üzere Allah, altın sikkeyi Şeyh’in almaması için donmuş bir sümüğe çevirmişti. Çünkü Şeyh onu alacak olsaydı zavallı seyit zor durumda kalacaktı. O halde muvahhit bir kimse daima Rabbine tevekkül edip işleri O’na havale etmelidir. Şüphesiz O, en iyi vekildir.

—————–

Ayetullah Destgayb’ın “Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.

Sayfa:169  Öykü:86

www.ehli-beyt.org


Yorum Bırak