Bedevi ve Resul-i Ekrem

Yazar: beytül ahzan Tarih: 19 Ocak 2010 Hikaye ve Kıssa 1 Yorum




Bir çöl bedevisi, Medine’ye geldi. Allah Resulü’nden (saa) para istemek için doğruca mescide gitti. Resul-i Ekrem’in (saa), kalabalık ashabının arasında bulunduğu bir anda içeri girdi. Sıkıntısını söyleyip yardım istedi. Resul-i Ekrem (saa) ona bir şey verdi.

Bedevi, aldığını az görüp uygunsuz sözler söyleyerek Resul-i Ekrem’e (saa) saygısızlık edince, orada bulunanlar öfkelerine hakim olamadılar; neredeyse adama zarar vereceklerdi ki buna, Resul-i Ekrem (saa) engel oldu.

Resul-i Ekrem (saa), ertesi gün bedeviyi evine götürdü ve biraz daha yardımda bulundu. Bu arada bedevi, Resul-i Ekrem’in (saa)  evinin hiç de padişahların evine benzemediğini ve altınlarla dolu bir yer olmadığını görmüş oldu. Aldığı yardımdan razı olduğunu belirterek teşekkür etti.

Resul-i Ekrem (saa) ona buyurdu ki:

-Dün biraz ağır konuştuğun için ashabımın öfkelenmesine neden oldun. O yüzden sana zarar vermelerinden korkuyorum. Onların öfkesini ve sana olan kinlerini bertaraf etmek için, biraz önce bana teşekkür ettiğin gibi, bir de onların arasında  razılığını dile getirir misin?

Bedevi bunu kabul etti.

Ertesi gün herkesin toplanmış olduğu bir zamanda, mescide girdi.

Resul-i Ekrem (saa) topluluğa dönerek:

-Bu adam bizden razı olduğunu açıklamak istiyor, dedi ve şöyle sordu:

-Doğru mudur?

Bedevi:

-Evet, doğrudur, dedi ve bir gün öncesinde olduğu gibi tekrar teşekkür etti.

Resul-i Ekrem (saa) ve ashabı bu duruma sevindiler. Ardından Allah Resulü (saa) ordakilere dönerek şöyle buyurdu:

-benimle bunun gibi kimselerin durumu, tıpkı devesi ürküp kaçan adamın durumuna benziyor. Deve kaçınca, insanlar güya onu sahibine geri getirmek için peşinden koşup bağrışırlar. Onlar kovaladıkça deve daha da kaçar. Devenin sahibi: “Rica ediyorum devemi nasıl yakalayacağımı, onu sakinleştireceğimi çok iyi biliyorum.” Diye onlara bağırmaya başlar. İnsanları engelledikten sonra gidip biraz ot alıp gelir. Bağırmadan, koşmadan ve sakin bir şekilde, elindeki otu deveye göstererek ona yaklaşmaya başlar. Sonra da kolayca ipinden tutup devesini alıp yoluna devam eder.

Ben de eğer sizi engellemiş olmasaydım, bu zavallı adamı öldürecektiniz. Hem de kötü bir durumda (o, putperest iken) onu öldürecektiniz. Ama size engel oldum, onu da yumuşaklıkla razı ettim. [1]

———-

1-Kuhlu’l Basar, s.70

———-

“Doğruların Öyküsü-1” kitabından alıntıdır.

Derleyen: Murtaza Mutahhari

Sayfa:24

Yorum Bırak

  1. sanane dedi ki:

    güzel diii