Bilinçli Amelsizler

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Mayıs 2010 2.7K kez okundu Usul-i Din 1 Yorum


Ve daha sonra tümüyle bu ses duyulmaktadır:

“Ah be nasılda Allah huzurunda kusur ettim.

Devamlı halka söylerdim, ancak kendim amel etmezdim!

Ne kadar büyük hatalar yapmışım! Allah’ım ne kadar gafil olduğumu anladım! Affet Allah’ım! İyi insan olacağım, söz veriyorum!”

Ve sen daha fazla dehşete kapılırsın. Kendi kendine;

“Bu da kimdir? Ne yapmış ki bu kadar pişmandır?” diye sorarsın.

Kafandaki bu sorular seni daha da heyecanlandırır, heyecanını dindirmek için o şâhısı aramaya ve ona ulaşmaya çalışırsın. Hızını daha da artırarak o yöne doğru hareket edersin fakat kendini farklı bir yerde bulursun. Birisi ayakta durmuş dilini ısırıyor, ağzından iltihap akıyor ve ellerini ağzına almış kemirir bir haldedir.

“Kıyamet günü zalim pişmanlığından ellerini dişleriyle ısırır.”[1] ve şöyle feryat ediyordu:

Keşke toprak olsaydım da bu durumu görmeseydim.”[2]

“Keşke peygamberlerin yolunu tutsaydım ve o yolda yürüseydim.”[3]

Ve sen, kendi kendine düşünürsün. Acaba bu adam ne yapmış ki bu kadar pişmandır? Nasıl bir günah işlemiştir? Allah’ım! Hangi günaha müptela olmuştur? Ne yapmış bu adam? diye kafandan yüzlerce soru işareti geçerken orada bulunanlardan birisi sana yaklaşarak şöyle der:

“Evet, o dünyada Allah’ın sözlerini bize anlatırdı fakat kendisi amel etmezdi. Kuran’ın ve kendi sözlerinin aksini yapardı ve böylece şeytana teslim olmuştu.”

İşte bu sırada İmam Muhammed Bakır’ın (as) şu sözünü hatırlarsın:

“Kıyamet günü en fazla pişmanlık duyan, dünyada başkalarına adalet ve insaftan bahsedip kendisi onun aksine amel edenlerdir.”[4]

O amelsiz insana bir daha dikkatle bakarsın, o esnada o zavallı korku ve dehşet içerisinde kıvranıp dururken kendi arkadaşını görür ve ona şöyle seslenir:

“Allah’ım! Onu benim vesilemle hidayet ettin ama ben, yolumu şaşırdım ve helak olanlardan oldum!

Allah’ım onun hatırına beni affet! Zira onun hidayetine ben vesile olmuştum.”

Ancak şöyle cevap duyacaktır:

“Herkes kendi yaptığının sorumlusudur.”[5]

“İnananlara, iyi işler yapanlara, namaz kılanlara, zekât verenlere gelince: “Onların ecirleri Rableri katındadır, onlara ne korku vardır, ne hüzün.”[6]

Evet, o söyledi ancak amel etmedi, bundan dolayı cehenneme doğru gitmeliydi…

Ve onu kelepçelenmiş halde cehenneme doğru sürüklediklerini görürsün.

“Boyunlarına demirden laleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman. Sıcak su içinde, sonra cehenneme atıldıkları zaman.”[7]

Bu sahneyi görünce çok etkilenir ve şöyle dersin:

“Hayır, hayır ben günahımı kabul etmiyorum! Ben tüm hatalarımı gizletirim! Bu kadar azaba nasıl dayanırım? Hayır, ben bunu kaldıramam!”

O suçlarını itiraf etti ve büyük bir cezaya çarptırıldı, ben tüm suçlarımı gizleyerek bu cezadan kurtulurum! Ümidiyle kendini avuturken…

Bu sırada bir ses yükselir ve seni titretmeye başlar:

“Allah’ındır göklerde ne varsa ve yeryüzünde ne varsa. İçinizdekini açıklasanız da, gizleseniz de Allah, onunla sizi hesaba çeker. Dilediğini yarlıgar, dilediğini azaplandırır ve Allah’ın her şeye gücü yeter.” [8]

Ve sen bu sesi işitince de şöyle dersin:

“Beni cehenneme götürürlerse oradan firar ederim.”

Yine bir ses yükselir, seni senden alır götürür adeta:

“Onlara demirden çomaklar da var.

Ne zaman elemlerinden, oradan çıkmak isteseler gene oraya gönderilirler, tadın yakıp kavuran azabı denir.”[9]

Bunu duyunca ne yapacağını şaşırırsın. Yaptıklarını gizletmen mümkün değildir. Azaptan başka hiçbir yol bulunmamaktadır önünde. Firar etmek ise imkânsızdır.

Büyük bir ıstırap içinde şaşkın bir haldesindir. Korku ile birlikte akıbetinin ne olacağını bilemediğinden dolayı titremektesindir.

—————

1-Furkan, 27

2-Nebe, 40

3-Furkan, 27

4- Tefsir-i Safi, s.4-8

5-Müddessir, 38

6-Bakara, 277

7-Mü’minun, 71-72

8-Bakara, 284

9-Hac, 21-22

————-

“Kıyamet Yakındır” kitabından alıntıdır.

Yazar: Ali Şirazî

Sayfa:40

Yorum Bırak

  1. irfan dedi ki:

    yukarda diyorki arkadaşını görür ve o benim sayemde hidayete erişti yarab onun hatırına beni affet

    allah şöyle buyuruyor ; herkes kendi yaptıklarından sorumludur diyor.

    BiR BAŞKA EHLIBEYT KAYNAGINDA CAFERI SADIK A.S.V MIN AKIL VE iLiM Kitabında

    ilim ögrenmek farzdır ögretmekte zekattır

    kim birine ilim ögretirse her ögrettigi harf başına acir alır buyrulmuş

    PEKi YUKARDAKi anlatıya göre bu bilgi akıl ve ilim kitabındaki bu bilgi karşılaştırılınca ne çıkacak ortaya…