Bil ki ona köle olmaktır amacım
Ona bağlayacak bir aşktır ki bana lazım
Bil ki ona mest oluyorum
Ruhani seslere geri döndüğümde
Fırtınaları bekliyorum
Rabbani güneşe geri döndüğümde
Beni ona ulaştıracak bir Fatıma bekliyorum
Yollara sordum adını bilmediler
Bulutlara sordum ağlayarak yeryüzüne indiler
Öyle bir aşk ki yıllarca beni mest ederek
Onu görmek ve anlamak için Fatıma gerek, dediler
Yusuf olup kuyulara düşsem
Bilirim her gece gelecektir, derdini söyleyen
Ebuzer olup Rebeze’ye sürgüne gitsem
Bilirim, her gece beni gözetler birgün çöllerde bile
Kumeyl olup dillerde dua olsam
Sabır olup seninle sussam
Gel gör ki Mecnunlar bile aşkını istemediler
Sana aşık olmak için, yas gülünü bulmalısın dediler
Vardım sonunda sadakat ülkesine
Sordum seni pirlerin uğradığı evde dediler
Vardım geldim, vefasızlıklar şehrine
Evine girmen için Fatıma’dan izin almalısın dediler
Vardım sonunda aşk-ı cihan evine
Sordu arifler ne gördün aşka yürüyünce
Dedim, bir kırık kapı ilişti gözüme
Anlamak için Fatıma’yı dinlemelisin dediler
Yetimlerden dinledim önce seni
Enkaz altındaki harebelerde bulmuştum sevgini
Sordum şimdi nerededir maşuğ-u Ali
Dediler, onu bulmak için Necef diyarına hareket etmelisin
Ama ona gitmek için önce Bag-i’den geçmelisin
Fatih Kahramani