Bir Kurtarıcıya İnanma

Yazar: beytül ahzan Tarih: 24 Ekim 2009 3.287 kez okundu Ehlibeyt 1 Yorum



Kölelerin zincirini kıracak biri gelecek…[1]

*****

Bir gün bir kurtarıcı, geleceği müjdelenmiş büyük bir kişi gelecek ve dünyayı düzeltecek.Bütün insanları zorbaların zulmünden kurtaracak ve o gün dünya insanları barış ve adalet yüzü görecektir. Bu, sadece biz Şiilerin ve Müslümanların inancı değil, bütün milletlerin inancıdır. Bütün dinlerde insanlığın geleceği için bu çeşit müjdeler verilmiştir. İlahi dinlerde (Yahudilik, Zerdüştlük ve Hıristiyanlıkta) bir kurtarıcının ortaya  çıkacağı beklenmektedir.[2] Bu inanca “gelecekçilik”(Ahir zaman dönemine inanmak) de denilir. Bunun temeli eski ve köklü bir inanca dayanır. Hint ve Buda dininde aydınlık bir gelecek, adaletli bir dünya ve o dönemi bekleme konusu işlenmektedir. Kur’an-ı Kerim bildirir ki:

“Davud’un Zebur’unda da yazdık ki, salih kullar yeryüzünün mirasçısı olacak.”[3]

İşte bu inanç, insanları gelecekleri konusunda ümitli kılmaktadır. Onları ümitsizlik ve karamsarlıktan kurtarmakta ve yaşamlara umut kıvılcımları kazandırmaktadır. O altın dönem ve hakkı gerçekleştirecek olan zat hakkındaki müjdeler, o beklenen kurtarıcı, adalet sağlayıcı, kutsal kitaplarda ve hikmet sahibi kimselerin sözlerinde anlatıla gelmiştir. Öyle ki, bu inanç ve bu parlak gelecek, insanların kesin inancı olmuştur. Hatta hiç bir dine ve inanca sahip olmayanlar bile, yüreklerinin derinliklerinde öyle bir günü iple çekmekte ve “Gaipten biri gelecek ve bu işleri gerçekleştirecektir.” duygusunu taşımaktadırlar.

Eski kaynaklarda ve kutsal kitaplarda o beklenen kişi her ne kadar değişik unvanlarla anılmışsa da onun aslı kesindir. O beklenen Ahir Zaman kurtarıcısı, biz Müslümanların nazarında “Beklenen Mehdi (af)” ve son Peygamber’in oğludur. Bunun yanı sıra gözlerden uzakta ama bir gün Allah’ın emriyle dünyayı düzeltmek için ortaya çıkacaktır.Her ne kadar bazı sapkınlar ortaya şüpheler yayıp “O henüz doğmamıştır. Dünyanın sonunda doğacaktır” deseler de bizim inancımıza göre O; bildiğimiz anne ve babadan belli bir tarihte dünyaya gelmiş ve şimdi yaşamaktadır. Bu inanç yalnızca Şiilere mahsus değildir. Bu konuda Ehlisünnetin hadis, tarih ve tefsir kitaplarında Resulullah’tan (saa) rivayetler mevcuttur.

Bu rivayetlerde Hz. Mehdi (af) hakkında onun özellikleri, onu beklemek, onun gelişi yaklaştığında dünyanın durumu, ortaya çıktıktan sonra ki davranışları, dünya devletlerini kurması, zulmün kökünü kazıması, adaleti yerleştirmesi gibi konular yer almaktadır. Hatta hicri 3. asırdan günümüze kadar birçok Ehlisünnet bilgini bu konuda kitaplar yazmış ve İmam Mehdi (af) ile ilgili hadisleri bir araya toplamışlardır.[4] Bazı hadis kitaplarında bu mesele ile ilgili bölümlere yer verilmiştir. Ehlisünnet bilginlerinden pek çoğu bu ümmetin Mehdi’sinin (af) Hz. Peygamber’le (saa) aynı ismi taşıdığını, onun neslinden olduğunu, dünyanın ömrünün tükenmesinden önce geleceğini, dünyayı adaletle doldurup adaletle yöneteceğini kabul ederler. Bu konudaki hadislerin mütevatir[5] olduğuna inanırlar. Dört Ehlisünnet mezhebinin büyükleri, Mehdi’nin (af) ortaya çıkacağına inanmanın doğru olduğunu kabul ederler. Bu konuda, Mehdi’nin (af) özellikleri, ortaya çıkış belirtileri, Ahir Zamandaki fitneler ve Sufyani’nin ortaya çıkışı vb…

konularda sahih hadisler gelmiştir.[6]Şüphesi olanlar veya inkar edenler ya bütün bu hadislere cevap vermelidirler ya da cevap veremiyorlarsa bu gerçeğe inanmaları gerekir. Bu inanç İslami bir inançtır. Sadece Şiilere ait bir inanç değildir. Bu inanç asırlardır aşık gönülleri canlı tutmakta ve ümitvar kılmaktadır. Büyük din bilginleri ve diğer insanlar, Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar o velayet sahibi ve müjdelenen kişinin zuhur edeceği; insanlık için mutluluk, adalet, bolluk ve güven getireceği güne umut bağlamışlardır.

Ama dinimizi Ehlibeyt’ten (as) almış olan biz Şiiler çok zengin hadis kaynaklarına sahibiz. Bu kaynaklar “Zamanın İmamı’nı” ayrıntılı özellikleriyle bize tanıtmakta, onun taraftarlarının, hükümetinin ve ortaya çıkışının nasıl olduğunu açıklamaktadır. Şii bilginleri, Ehlibeyt İmamları’nın sözlerinden hareketle zamanın imamı, gizliliği ve ortaya çıkışı konusunda pek çok değerli kitaplar ve eserler yazmışlardır. [7] Hiçbir mezhep, ekol ve din bu kurtarıcının özelliklerini Hz. Peygamber (saa) ve Ehlibeyt İmamları’ndan (as) aktarılmış hadislere göre bu kadar açık ve ayrıntısıyla yazmamıştır. Bu kültür ve hadis zenginliğimizden dolayı Allah’a şükrediyoruz. İmam-ı Zaman’ı (af) daha çok sevmek, daha çok tanımak, tam bir itaat ve bekleyişe sahip olmak için Allah’tan başarı istiyoruz.

********

Bir gün seher vakti güller tomurcuklanacak
O gün o gelecek, güllere konuk olacak
Kan, güllerin damarında o gün akacak
O gün bu dünya bahar kokusuyla dolacak.
[8]

———-

1-Muhammed İkbal Lahuri

2-bk. Beşaratu’l-Ahdeyn

3-Enbiya Suresi, Ayet;105

4-Rıza Helimi, Horşid-i Mağrib (=Batıdan Doğan Güneş), (5. bölüm); Yenabiu’l-Mevedde ve Safi Golpaygani, Muntahabu’l-Eser.

5-Mütevatir: Doğru olduğuna ve uydurma olmasının olanaksızlığına dair insanda güven ve kanaat oluşmasını sağlayacak derecede farklı kanallardan nakledilen hadise denir.

6-Muhammed Rıza Hekimi, Horşid-i Mağrib (=Batıdan Doğan Güneş), s.93

7-Bu konuyla ilgili pek çok kitap vardır. Bunlardan bir kaçının adını verelim: el-Gaybe,Şeyh Tusi ; A’lamu’l-Vera,Tabersi ; İkmalu’d-Din, Şeyh Saduk ; el-Mahacce, Bahrani ; Necmu’s-Saqib, Nuri ; el-Mehdi, Sadreddin Sadr ; Muntahabu’l-Eser, Lütfullah Safi.Bu alanda Farsça olarak yayınlanmış araştırma eserler o kadar çoktur ki onları bu kısa kitaba sığdırmak olanaksızdır.

8-Efsane Şaban Nejad

——-
Cevad Muhaddisi’nin “Ümit Sabahı” kitabından alıntıdır.
Sayfa:26

Yorum Bırak

  1. husu dedi ki:

    allah razi olsn