Bitmeyen Hüzün, Tükenmeyen Gözyaşları

Yazar: beytül ahzan Tarih: 29 Aralık 2009 2.7K kez okundu Yazı ve Makale Yorum Yok

Gözler sessizce ve sükûtunu kaybetmeden tekrar yöneldi sevgiliye. Yaklaştı hüzün ayı. Akmaya hazırlanıyor gözyaşları. Sevgilinin fedakârlıkları cezbediyor ruhları. İlahi aşk bu olsa gerek. Rahmana hakkıyla duyulan aşkın resmidir bu. İlahi aşk panosunda çizilen en güzel aşk resmi.

Yıllardır var olan ve bitmek tükenmek bilmeyen ve tükenmeyecek olan bu seda, insana o kadar maneviyat ve ruhaniyet kazandırıyor ki, gözlerimizden yaşların boşalacağını ve sinemize vuracağımızı, azıcık olsun acı çekeceğimizi bildiğimiz halde bu hüzün ayının yaklaşmasını iple çekiyoruz. Hüseyin’e “Lebbeyk” diyebilmek ne kadar gurur vericidir ki, anlatmak acziyet ile sonuçlanır.

“Lebbeyk ya Hüseyin”

Taşların, toprakların, yağmurun, denizlerin, gökyüzünün, yeryüzünün, ağaçların hatta karıncanın bile ağladığı bu elem verici ve ruhumuzu derinlemesine hüzne boğan bu olay karşısında, nasıl olurda insanlık hala umursamazlık içerisinde olur ve nasıl olur da şatafatlı yaşamı tercih edebilir ve nasıl olur da hala Hüseyin’den uzak oluruz? Nasıl?

Peygamber hanedanı katledildi. Birileri hala bu katliamı çarpıtmaktan ve Emevi zihniyetini destekleyici amellerinden vazgeçmezken, yüreklerinde ilahi aşk sevdası besleyen insanlar, Hüseyin’in bu onurlu duruşunu günümüzde canlandıracak ve zihniyeti bozuk olanlara karşı ilahi duruşu sergileyecektir. Farkında olarak ya da fark etmeden gaflet ile İslam’ı yok etmeye çalışanlara hizmet edenler, gafletlerinden uyanmalı ve bu sedanın her yere ve kesintisiz bir şekilde yayılması için gayret etmelidirler.

Unutulmayan ve unutulmayacak olan bu ders verici duruş karşısında, tercihleri bu aşk destanını farklı boyutlara taşımak olan ve asıl amaçları mevki ve makam sevdası olanlar bilmelidirler ki, Hüseyin ve onun bu davası solmayacak ve her geçen gün daha da güç kazanacaktır. Çünkü batıl yok olmaya mahkûmdur. Hak varken, insanlar batılı tercih edemez. Zira kılıfımız doğruya ve güzelliklere meyilli yaratılmıştır. Kalpleri mühürlenenler, Hüseyin’i anlayamaz, idrak edemezler.

“AŞURA” gününü bayram havasına sokup insanlara tatlı ikram edenler bilmelidirler ki yedikleri ateştir. Ve eğer bu tutumlarına devam ederlerse sonları hüsran olacaktır. İnsan sevdiğiyle haşrolur. Biz Hüseyin’i Galubela’dan sevdik. Hamurumuz Kerbela toprağındandır. Gözyaşımız Hüseyin için akmaya hazır ve uzuvlarımız Hüseyin’e fedadır. Davası yaşanacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.

“Andolsun ki dünyada tatmadığım zevk kalmadı” diyen melun Muaviye’nin zorba hükümdarlığını devam ettiremeyen ve onun oğlu bile olduğu belli olmayan zalim Yezidi sevenler ve onun sapık yolunu kendine rota edinenler, gerçekleri nereye kadar saklayacaktır?

Yezidin mükâfatlarını Hüseyin’in pak kanına tercih edenler, nasıl ataları gibi cehennemi boyladılarsa, günümüz yezit ve Muaviye’lerine teslim olanlar da, korkarım ki onlarla haşrolacaktır.

İlahi kanın sahibi olan Allah elbette ki Hüseyin’in intikamını, onu katledenlerden ve onun katillerini taklit etmeye çalışanlardan alacak ve batıl yok olmaya devam edecektir. Ve bizler batılın yok olması için ahdettik. Rabbimizden dileriz ki son nefesimizde de dilimizden “Ya Hüseyin” çıksın.

Ahdettik ki, Hüseyin’in sedası bize nasıl ulaştıysa bizden sonrakilere de aynı şekilde ulaşacak ve bu dava Müslümanların üstün gayretleri tarafından dünya var oldukça yaşayacaktır…

Senin aşkın ya Hüseyin
Kalbimizin iftiharıdır
Varlığımızın sebebisin
Kanın, aşkın pınarıdır.

Gözyaşıyla yıkanmışız
Kızıl renge boyanmışız
Biz anadan doğar iken
Senin aşkınla yanmışız.

ALİ KAÇAN

Yorum Bırak