Cenabetle İlgili Hükümler

Yazar: beytül ahzan Tarih: 15 Eylül 2010 26.171 kez okundu Ahkam 6 Yorum


CENABETLE İLGİLİ HÜKÜMLER

345- İnsan, iki yolla cünüp olur:

1) Cinsel ilişkide bulunmak.

2) İnsandan meni çıkması. İster uyku hâlinde olsun, ister uyanık; az olsun veya çok olsun; şehvetle dışarıya atılsın veya şehvetsiz; ihtiyarî olsun veya gayriihtiyarî, fark etmez.

346- İnsandan bir ıslaklık gelir ve meni mi, idrar mı veya bunlardan başka bir şey mi olduğunu bilmezse; eğer şehvetle ve atılarak dışarı çıkar ve akmasından sonra bedende gevşeklik meydana gelirse o ıslaklık meni hükmündedir. Çıkan yaşlıkta, bu üç özellikten hiçbirisi veya bunlardan birisi olmazsa, meni hükmünü taşımaz. Ama kadın ve hastalarda akan suyun atılarak çıkması gerekmez. Şehvetle akarsa, meni hükmünü taşır ve bedenin gevşemesi gerekmez.

347- Hasta olmayan birinden bir akıntı olur ve önceki hükümde açıklanan üç özellikten birini taşır ancak diğer özellikleri taşıyıp taşımadığını bilmezse, akıntıdan önce abdesti yoksa, abdest almalıdır.

348- Meni çıktıktan sonra idrar yapılması müstehaptır. İdrar yapılmaz da gusülden sonra meni mi, yoksa başka bir akıntı mı olduğu bilinmeyen bir yaşlık çıkarsa, meni hükmünü taşır.

349- Cinsel ilişki hâlinde, sünnet yeri kadar bir kısım veya daha fazlası dâhil olursa, kadına olsun veya [neuzu billah=Allah’a sığınırız] erkeğe, önden olsun veya arkadan, bulûğ çağına ermiş olsunlar veya ermemiş olsunlar meni gelmese bile, her ikisi de cünüp olur.

350- Cinsel ilişkide sünnet yerine kadar bir kısmın dâhil olup olmadığında şüpheye düşülürse, gusül farz olmaz.

351- Eğer insan “Allah’a sığınırız” bir hayvanla cinsel ilişkide bulunur ve ondan meni gelirse, yalnızca gusül kafidir. Meni gelmezse, ilişki öncesi abdesti varmışsa yine yalnızca gusül kafidir; ancak abdesti yokmuşsa farz ihtiyat gereği gusül etmeli ve abdest de almalı.

352- Meni, kendi yerinden hareket eder, ancak dışarı çıkmazsa veya meninin dışarı çıkıp çıkmadığından şüpheye düşülürse, gusül gerekmez.

353- Gusül edemeyen, ama teyemmüm edebilecek durumda olan bir kimsenin, namaz vakti girdikten sonra, sebepsiz yere eşiyle ilişkide bulunması sakıncalıdır; ama zevk için veya kendisine yönelik bir korkudan dolayı yaparsa sakıncası yoktur.

354- Kendi elbisesinde meni görür, kendisinden olduğunu ve onun için gusletmediğini bilirse, gusletmelidir ve meninin gelmesinden sonra kıldığını kesin olarak bildiği namazları kaza etmelidir; ama meninin dışarı çıkmasından sonra kıldığına ihtimal verdiği namazları kaza etmesi gerekmez.

Cünüplü Kimseye Haram Olan Şeyler

355- Beş şey cünüp olan kimseye haramdır:

1) Bedeninden bir yeri Kur’ân yazısına veya Allah’ın ismine sürmek. Farz ihtiyat gereği, peygamberler ve Ehlibeyt İmamlarının (Allah’ın selâmı onlara olsun) isimleri de Allah’ın isminin hükmünü taşır.

2) Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Nebevî’ye girmek, bir kapıdan girip diğer bir kapıdan çıkılsa bile.

3) Diğer camilerde durmak. Ancak bir kapıdan girilir, diğer bir kapıdan çıkılırsa veya bir şey almak için girerse, sakıncası yoktur. Farz ihtiyat gereği Ehlibeyt İmamlarının türbelerinde de durulmamalıdır.

4) Camide bir şey bırakmak.

5) Farz secdesi olan sureleri okumak. Bunlar dört suredir:

a) Secde Suresi (32. sure)

b) Fussilet Suresi (41. sure)

c) Necm Suresi (53. sure)

d) Alak Suresi (96. sure).

Cünüp olan kimseye bu dört surenin bir harfini bile okuması, haramdır.

Cünüplü Kimseye Mekruh Olan Şeyler

356- Dokuz şey cünüp olan kimse için mekruhtur:

1-2) Yemek ve içmek. Ancak abdest aldıktan sonra yiyip içmek, mekruh değildir.

3) Farz secdesi olmayan surelerin yedi ayetinden fazlasını okumak.

4) Bedenin herhangi bir yerini Kur’ân’ın cildine, kenarına ve yazıları arasına sürmek.

5) Üzerinde Kur’ân bulundurmak.

6) Uyumak. Ancak, abdest aldıktan veya su olmadığından gusül yerine teyemmüm ettikten sonra uyumak, mekruh değildir.

7) Başa kına ve benzeri şeyler sürmek.

8 ) Bedene yağ sürmek.

9) İhtilam olduktan, yani uykuda kendisinden meni çıktıktan sonra, cinsel ilişkide bulunmak.

Cenabet Guslü

357- Cenabet guslü kendisi göz önünde bulundurularak ele alınırsa, müstehap niteliğini taşır ve farz namazlar ve benzeri şeyler için farz olur. Ancak cenaze namazı, şükür secdesi ve Kur’ân’ın farz olan secdelerini yapmak için cenabet guslünün alınması gerekmez.

358- Guslederken, farz gusül veya müstehap gusül yaptığını belirleyerek niyet etmek gerekmez. Yalnızca kurbet yani Âlemlerin Rabbinin emrini yerine getirmek kastıyla gusletmek kafidir.

359- Namaz vaktinin girdiğini bildiğinden farz gusül yaptığına niyet eder ve sonra, namaz vaktinden önce guslettiği anlaşılırsa, guslü sahihtir.

360- Gusül, ister farz olsun, ister müstehap, iki şekilde yapılabilir:

1) Tertibî.

2) İrtimasî.

Tertibî Gusül

361- Tertibî gusülde gusül niyetiyle önce baş ve boyun, sonra bedenin sağ tarafı, sonra sol tarafı yıkanır. Eğer kasıtlı olarak veya unuttuğundan yahut konunun şer’î hükmünü bilmediğinden bu tertip üzere yapmazsa, guslü batıl olur.

362- Göbeğin ve avret mahallinin yıkanmasında farz olan, yarısının bedenin sağ tarafı ve diğer yarısının da sol tarafla birlikte yıkanmasıdır. Ancak bunların tamamının her iki tarafla yıkanması, daha iyidir.

363- Her üç kısmın yani baş ile boyun, sağ ve sol tarafın tam olarak yıkanmasından emin olmak için her kısım yıkanırken diğer kısımlardan bir miktarı da o kısımla birlikte yıkanmalıdır. Hatta boyunun sağ tarafının bütünü bedenin sağ tarafıyla ve boynun sol tarafının bütününün bedenin sol tarafıyla yıkanması, müstehap ihtiyata uygundur.

364- Gusülden sonra, bedenin herhangi bir yerinin yıkanmadığı anlaşılırsa ancak neresi olduğu bilinmezse, yeniden gusledilmelidir.

365- Gusülden sonra, belirli bir yerin yıkanmadığı anlaşılırsa, eğer sol tarafta ise, sadece o yerin yıkanması yeterlidir. Sağ tarafta olursa, orası yıkandıktan sonra sol tarafın da yıkanması gerekir. Başta ve boyunda ise, orası yıkandıktan sonra sağ taraf ve daha sonra sol taraf yıkanmalıdır.

366- Gusül bitmeden önce sol tarafın bir miktarını yıkadığı hususunda şüpheye düşerse, o miktarı yıkaması yeterlidir. Ancak, sol tarafı yıkamaya başladıktan sonra sağ tarafın hepsini veya bir miktarını veyahut sağ tarafı yıkamaya başladıktan sonra başı ve boynun hepsini veya bir miktarını yıkadığına dair şüpheye düşerse, şüphesine itibar etmemelidir.

İrtimasî Gusül

367- İrtimasî gusülde, eğer irtimasî gusül niyetiyle bedenin tamamı suyun içine girinceye kadar tedrici olarak suya dalarsa, guslü sahihtir. Ancak müstehap ihtiyata uygun olan, bir defada suya dalmaktır.

368- İrtimasî gusülde bedenin tamamı suyun içinde olur ve gusle niyet ettikten sonra bedeni hareket ettirirse, guslü sahihtir.

369- İrtimasî gusülden sonra, bedenin bir miktarına su ulaşmadığını anlarsa, ister yerini bilsin, ister bilmesin, yeniden gusletmelidir.

370- Tertibî gusül edecek vakti yoksa ve irtimasî gusül etmek için vakti olursa, irtimasî gusül etmelidir.

371- Farz oruç tutan ya da hac veya umre için ihrama giren kimse, irtimasî gusül edemez. Ancak, unutkanlık yüzünden irtimasî gusül ederse, guslü sahihtir.

GUSLETMENİN HÜKÜMLERİ

372- İrtimasî gusülde, gusülden önce bedenin tamamı pak olmalıdır; ama tertibî gusülde bedenin tamamının temiz olması gerekmez. Bedenin tümü necis olur ve her kısım guslünden önce yıkanırsa yeterlidir.

373- Haram yolla cünüp olan kimseden çıkan ter necis değildir. Haram yolla cünüp olan kimse, sıcak su ile gusletse bile, guslü sahihtir.

374- Guslederken, bedende bir iğne ucu kadar yer yıkanmamış olarak kalsa, gusül batıldır. Ama kulak ve burun içi gibi, bedenin görünmeyen yerlerini yıkamak farz değildir.

375- Bedenin görünen veya görünmeyen kısımlarından olduğu hakkında şüpheye düşülen yerin yıkanması gerekmez; ama yıkamak, ihtiyata uygundur.

376- İçi görünecek kadar geniş olan küpe ve benzeri şeylerin deliğini yıkamak gerekir. Ama içleri görünmezlerse, içlerini yıkamak gerekmez.

377- Suyun bedene ulaşmasına engel olan şeyin giderilmesi gerekir; giderildiğinden emin olmadan gusledilirse, alınan gusül batıldır.

378- Guslederken, suyun bedene ulaşmasına engel olan herhangi bir şeyin bedeninde olup olmadığı hususunda şüpheye düşerse, şüpheye kapılması halkın nazarında yerinde sayılırsa, engelin olmamasından emin oluncaya kadar, araştırması gerekir.

379- Guslederken, bedenin bir parçası sayılan kısa kıllar yıkanmalıdır; farz ihtiyata göre uzun kılların da yıkanması gerekir.

380- Abdestin sahih olması için açıklanan, örneğin suyun temiz ve gasp edilmemiş olması gibi şartların hepsi, guslün sahih olması için de şarttır. Ama gusülde bedeni yukardan aşağıya doğru yıkamak şart değildir ve yine tertibî gusülde her kısmı yıkadıktan sonra hemen diğer kısmı yıkamak da gerekmez. Hatta başı ve boynu yıkadıktan sonra bir miktar bekleyip sonra sağ tarafı yıkamanın ve bir müddet sonra da sol tarafı yıkamanın sakıncası yoktur. Ama idrar ve gaitasını tutamayan kimse gusledip namaz kılma miktarınca kendisinden idrar ve gaita dışarı çıkmı-yorsa eğer vakit dar olursa, her kısmı öbürünün peşinden yıkamalı ve gusülden hemen sonra da namazı kılmalıdır. İleride açıklanacak olan müstehaze kadının hükmü de aynıdır.

381- Hamam parasını verme kastı olmayan veya hamam sahibinin razı olduğunu bilmeden ücreti veresiye bırakmak isteyen kimse, sonradan hamamcıyı razı etse bile yapmış olduğu gusül batıldır.

382- Hamamcı alacağının veresiye olmasını kabullenir ancak, gusleden kimsenin maksadı, borcu vermemek veya haram maldan vermek ise, aldığı guslü sahihtir.

383- Haram parayı veya humusu verilmemiş parayı hamamcıya vermek isterse, guslü batıldır.

384- Büyük abdest mahallini su haznesinde temizler ve gusülden önce de haznede temizlik yaptığından dolayı hamamcının bunun gusletmesine razı olup olmayacağına dair şüpheye düşerse, yapacağı gusül batıldır. Ancak gusletmeden hamamcıyı razı ederse, sahihtir.

385- Gusül yapıp yapmadığı hakkında şüpheye düşen kimse, gusletmelidir. Ama, gusülden sonra guslünün doğru olup olmadığı hakkında şüpheye düşen kimsenin yeniden gusletmesi gerekmez.

386- Guslederken hades-i asgar (=küçük pislik) meydana gelir örneğin idrar yaparsa, gusül batıl olmaz.

387- Gusledip namaz kılacak kadar vaktin olduğunu sanıp namaz için gusleden kimsenin gusülden sonra gusül için gerekli vaktin olmadığını anlasa bile, guslü sahihtir.

388- Cünüplü kimse, gusledip etmediği hususunda şüpheye düşerse, kıldığı namazları sahihtir; ancak sonraki namazlar için gusletmelidir.

389- Üzerine birkaç gusül farz olan kimse, onları birer birer yapabileceği gibi, hepsinin niyetiyle de bir gusül yapabilir.

390- Cünüp bir kimsenin bedeninin herhangi bir yerine Kur’ân ayeti veya Allah-u Teala’nın ismi yazılı ise, elini yazıya sürmesi, haramdır. Guslederken de elini o yazıya değdirmeden suyu vücuduna ulaştırmalıdır.

391- Cenabet guslü yapan kimsenin namaz için abdest almaması gerekir. Ama diğer gusüllerle namaz kılınmaz, guslün yanı sıra abdest alınması gereklidir.

İMAM HUMEYNİ

Yorum Bırak

  1. Muhammed dedi ki:

    S.aleykum ben istanbuldan ankaraya gittim orda bir kac gun kalcaktim ankarada kaldigimda cenabet oldum ordaki sular soguk diye gusul alamadim istanbula cenabet gittim cok gunah olurmu

  2. mehmet dedi ki:

    Ben cünüp olup olmadığımı nasıl bilecem yada gusül abdestinin abdestinin alındığını nerden bilcem

  3. saolun dedi ki:

    çok ama çok sagolun bn şüpheye düşmüştüm menı mı menzi mi dıye neysekı gusül gerekmıyomuş 🙂

  4. ali osman dedi ki:

    sadece şettanın vesveselesi kardeşim bunlar.guslüm gusül abdestim abdest de gusülden sonra

  5. Murat dedi ki:

    Selamün aleyküm.
    Bemim bir sorum var.Gusül abdesti aldıktan sonra ufak tefek şeyler yolunda gitmiyor.Örneğin gusül abdesti aldıktan sonra şohbendeki su kesiliyor.Yada banyodan cıktıkdan sonra elinden bir şey düşüyor.Bu gusül abdestinin olmadıgınamı işarettir.Yoksa ben böyle bir şey olmasın diye dikkat ettiğimi şeytan biliyor ve bunu şeytanmı yapıyor. Nolur yardım edin.2-3 defa aldığım halde böyle şeyler yaşanıyor.Bana en kısa zamnda geri cevap gönderin.Nolur.

  6. fikret dedi ki:

    selamun aleyküm öncelikle paylaşımlar için ALLAH razı olsun 345- İnsan, iki yolla cünüp olur:

    1) Cinsel ilişkide bulunmak.

    2) İnsandan meni çıkması. İster uyku hâlinde olsun, ister uyanık; az olsun veya çok olsun; şehvetle dışarıya atılsın veya şehvetsiz; ihtiyarî olsun veya gayriihtiyarî, fark etmez.yazmışsınız —şehvetle dışarıya atılsın veya şehvetsiz—-şehvetsiz nasıl cünüp oluyor insan eğer öle ise medi meziyi açıklarmısınız ben mastürbasyon yapmıyorum okulda iken idrarımı yaptıktan sonra ŞEHVETSİZ meni geliyor biraz bekliyorum idrarırımı yaptıktan sonra abdest alıp namaz kılıyorum yanlışmı bu yani şimdiden teşekkür ediyorum