
Eski çiftlik evimizi restore etmek için tuttuğum marangoz, işteki ilk gününü zorlukla tamamkamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe bir saat geç gelmesine sebep olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eskipüskü pikabı çalışmayı reddetmişti. Onu evine götürürken yanımda adeta bir heykel gibi oturuyordu.Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti. Eve doğru yürürken bahçesinde bulunan küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her iki eliyle dokundu.İlginçti. Kapı açıldığında adam şaşırtıcı şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde ağacın yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm olayı sordum.
“O benim dert aÄŸacım” dedi. “Elimde olmadan iÅŸimde bazı problemler çıkıyor ama ÅŸundan eminim ki, onlar evime aleme ait deÄŸil. Bunun için hepsini her akÅŸam eve girerken o aÄŸaca asıyorum. Sabahları tekrar onları oradan alıyorum. Ama komik olan ne biliyor musunuz? Ertesi sabah onları alamaya gittiÄŸimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum!”
———-
“Hayatınızı DeÄŸiÅŸtirecek Bilgelik Öyküleri” kitabından alıntıdır.
Derleyen: Dr. YaÅŸar AteÅŸoÄŸlu
Sayfa:154
