
Kafile, saatlerdir yol alıyordu. Hem insanlarda, hem de bineklerdei yorgunluk belirtileri görülmeye başlamıitı…. Suyu olan bir yere ulaştıklarında durdular.
Resul-i Ekrem (saa) de o kafiledeydi. Kafile durunca, devesi yatırıp aşağı indi.
Herkes bir an önce suya ulaşıp, her şeyden önce namaz için hazırlık yapma niyetindeydi.
Resul-i Ekrem (saa), deveden indikten sonra suyun olduğu yere doğru hareket etti. Ancak biraz ilerledikten sonra, kimseyle konuşmadan devesinin yanına geri döndü. Ashap, kendi aralarında: “Acaba burayı uygun görmedi de hareket emri mi verecek?” diye düşünmeye başlamıştı.
Gözler dikkatli, kulaklar emri duymaya hazır bir şekilde bekliyordu…
Ancak gördükleri şey, şaşkınlıklarını daha da arttırdı. Çünkü Resul-i Ekrem’in (saa), devenin dizlerini bağladıktan sonra tekrar suyun olduğu yere doğru hareket ettiğini gördüler. Her taraftan sesler yükseldi:
-Ey Allah’ın Resulü! Neden bunu bize emretmedin ve zahmet edip kendin geri geldin? Biz büyük bir iftiharla size hizmet etmeye hazırdık.
Resul-i Ekrem (saa) şöyle buyurdu:
-Asla kendi işlerinizde başkasından yardım istemeyin, bir parça misvak için bile. [1]
——
1-Kuhlu’l-Basar, Muheddis Kummî, s.69
——
Murtaza Mutahhari’nin “Doğruların Öyküsü-1″ kitabından alıntıdır.
Sayfa:12