Doğumundan Altı Yaşına Kadar Hz. Mehdi (af)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 14 Ekim 2009 3.9K kez okundu Ehlibeyt 2 Yorum


“Seher vakti Mesih nefesli sevgilinin elçisi geldi
Dedi ki: Kalk, can ve gönüllere huzur veren geldi.”

***
Hicretin üzerinden 255 yıl geçmişti. Ehlibeyt İmamlarının 11’incisi İmam Hasan Askeri (as) 22 yaşındaydı.Yıllardır Samerra’da değerli babasının yanında yaşıyordu. Babası İmam Hadi’nin (as) şehadetinden sonra Şiilerin imamlığı onun uhdesinde idi. Ve o zamana kadar hiç oğlu yoktu.Şiilerin ondan sonra  kim imam olacak diye soruları  vardı. Ama 255 yılı Şaban ayının ortasında bir şafak vakti Hazret’in beklediği çocuk dünyaya geldi.

Nergis Hanım[1] çocuğu dünyaya getirdiğinde adını Mehdi koydular. Tabii ki Mehdi onun lakabı idi. Asıl ismi Resulullah’ın (saa) ismi ile aynı idi. Demişler ki: Gaybet döneminde onun gerçek ismini anmayalım.

Doğum gecesinde İmam Hasan ASkeri’nin (as) halası Hekime Hanım hazretin evinde idi. Nergis Hanım’ın hamile olduğunu bilmiyordu. Çünkü ilahi mucize gereği Mehdi’nin (af) annesinde hamilelik belirtileri görülmüyordu. Bu çocuğun doğumu gizli idi. Doğumunu gizlediler ki hükümet memurlarının kulağına ulaşmasın. Çünkü bu yeni doğmuş çocuğun hayatı tehlikedeydi.

Bir ailede özellikle halifenin ajanları tarafından İmam Askeri’nin (as) aile içi durumunun, gidiş gelişlerin gözetim altında tutulduğu bir dönemde yeni doğacak çocuğun haberini gizlemek çok zor bir işti. Ama İmam (as) başarıyla bu sırrı koruyabildi. Hatta kardeşi Cafer-i Kezzab (Yalancı Cafer) güvenilmez ve saraya bağlı olduğu halde kardeşinin böyle bir çocuğunun varlığından haberi yoktu.Kaldı ki, İmam Hasan Askeri (as) güvenilir ve samimi bir kısım Şiilere görüşmelerinde İmam’dan kendisinden sonraki İmam’ı sorduklarında yeni doğmuş çocuğu onlara gösteriyordu.

Demek ki, bazı özel dostları o dönemde kendilerinin imamı olacak Mehdi’yi (af) görmeye muvaffak oldular. Bir defasında İmam Hasan Askeri (as) ile görüşmeye gelen kırk kişilik dostlarına kendisinden sonraki İmam ve Hücceti tanıtmasını istediklerinde İmam Askeri (as) birkaç yaşındaki bu nurlu çocuğunu onlara gösterdi. Benzeri karşılaşmalar başkalarınca da birkaç kere gerçekleşti.

Hz. Mehdi (af) beş altı yaşlarına kadar babasının yanında yaşamını böylece sürdürdü. Her ne kadar gizli olsa da bilgi, ileri görüşlülük, olgunluk, bedebsel, ilmi ve ruhî güç açısından babasından sonraki zor ve buhranlı günlerde Şiilerin önderliğini üslenmek için hazırdı. İmam Hasan ASkeri’nin (as) Hicri 260 yılının Rebiyüevvel ayının 8. günü şehit oluşu, Hz. Mehdi’nin (af) gönlünü üzüntüye boğduğu gibi imametin ağır yükünü de onun omuzlarına yükledi. Kardeşinin çocuğunun varlığından haberi olmayan bahsettiğimiz diğer kardeş, İmam Askeri’nin (as) namazını kıldırmak için onun naaşı önünde hazır bekliyordu. Ancak masum imamın namazını masum imamdan başkası kılamazdı.

O anda halk evin içinden yakışıklı, görkemli ve vakarlı bir çocuğun çıktığını gördü.Amcası olan yalancı Cafer’i kenara itti ve değerli babasının cenaze namazını kıldırdı. Bu haber her yere yayıldı. Abbasi halifesi Mu’temid’in memurları o çocuğu yakalamak için evin etrafını kuşattılar. İmam’ın (as) evi  iç içeydi  Çok sayıda odası ve bodrumu vardı. Memurlar onu bulmak için her yeri aradılar; ama Mehdi (af), bu serdaplardan birinde gözlerden kayboldu. Artık bundan sonra onu göremediler ve ele geçiremediler. Şimdi bu mukaddes serdap Samerra’da, İmam Askeri’nin (as) türbesinin yanındadır. Ziyaretçiler o yüce şahsiyeti ve gözden kayboluş anını anmak için orayı kutsuyorlar ve orada namaz kılıyorlar. Hazret’in mübarek kokusunu teneffüs ediyorlar.
Zamanımızın İmamı (af) her ne kadar gözlerden gizli ise de onun adı, hatıraları ve mis kokusu canlarda sonsuz olarak yaşıyor ve sürekli olarak anısı ruhlara mutluluk bahşediyor, kalplerde ümitler yaşatıyor…
***
Bu sessizlik anlarında
Ki an be an gam sarmıştır.
Bak ne kadar susuzum
Yudumlarına bir tanıdık sesin
Beni çağır,
Senin sesin
İyi olma sesidir.
Benim bütün anılarım
Terennüm anının bekleyişindedir.
Ne olur gönlüme bir seslen
Gönlümü bu sessizlik anlarından ayırsan
Ne olur yorgun gözümü
Bir anlık görmeyi bekleyişimden
Kurtarsan,
Kurtarsan!
[2]

——

1-Nergis(Nercis): Roma imparatorunun kızı olup adı Melika idi. Gördüğü rüyanın etkisiyle, İmam Hasan Askeri’ye (as) hayran kalıp Müslüman olur. Müslümanlarla Romalılar arasında çıkan bir savaşta bir grup tutsakla birlikte o da esir düşer. İmam Ali Naki (as), onu Dicle Nehri kıyısında diğer esirlerin arasından seçip cariye olarak satın alıp Samerra’ya getirmesi için bir kişiyi görevlendirir.İmam Hasan Askeri’nin (as) halası Hekime’nin evine yerleştirdi. Daha sonra İmam Hasan Askeri’nin (as) eşi oldu ve İmam-ı Zaman’ın (af) annesi olma şerefine erişti. (Onun yaşamıyla ilgili geniş bilgi edinmeniz için değerli yazar Muhammed Bakır Por Emini’nin “Nergis Hemdem-i Horşid” adlı kitabını okuyabilirsiniz.)

2-Gulam Rıza Abruyi

——

Cevad Muhaddisi’nin “Ümit Sabahı” adlı kitabından alıntıdır.

Sayfa:14

Yorum Bırak

  1. ishak dedi ki:

    mücahid VE ALEYKÜM SELAM

  2. mücahid dedi ki:

    selam aleykum

    emeklerinize sağlık