Ebu Derda ve Ali (as)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 12 Ekim 2010 3.6K kez okundu Yazı ve Makale Yorum Yok

Bismillah…

Medine hurmalıklarına yakın bir yer. Topraktan yapılmış yıkık duvarı ve Medine hurmalıklara bakan uzak mı uzak bir kapısı. Zaman koşullarında hallerine razı olan insanların kaldığı bir ev. Medine sakinlerinden Ebu Derda’nın evi. Ebu Derda, Selman Farisi’nin kardeşliği.

Gece alacakaranlığına bürünmüştü. Ebu Derda ibadetle meşguldü. Medine hurmalıkları gecenin ağırlığıyla Ebu Derda’nın bir zamanlar örtüyle örttüğü putlar gibiydi. Medine sessiz, Medine karanlıktı.

Gece yarısı, Ebu Derda ibadetle meşgul. O kadar ibadet etmişti ki, dizleri parçalanmış sakalları toza bulanmıştı. Yüz hatları secdeye varmaktan gerilmiş, rukuya çok gitmekten dolayı da kamburu çıkmıştı. Sabah namazına kalkabilmek için dinlenmeye koyuldu.

Zaman ilerlemekte Medine’de. Zaman abidleri dinlenmeye çekilmekte. Henüz yeni uykuya geçen Ebu Derda, hurmalıklardan gelen seslerden dolayı irkilir. Topraktan yapılmış evinden dışarı çıkarak sesin geldiği yöne kulak verdi. Medine hurmalıklarında uykusunu bölen sese doğru yaklaşırken Allah’ı zikretti.

Sese yaklaştıkça kalbi yerinden çıkacakmış gibi oldu. Gece korku salmakta yüreğine. Az sonra sesin geldiği yönde bir karaltı gördü. Bir hurma ağacının arkasına saklanıp sesi tanımaya koyuldu. Heyecanlıydı. Bir kişi gecenin karanlığında Allah’a yalvarmakta ve ağlamaktaydı.

Kim diye merak etmişti Ebu Derda. Kim olabilirdi ki gecenin bu vakti yalnız başına? Rabbiyle konuşuyor ve konuştukça hıçkırıklarla nefesi kesiliyordu. Az sonra sesin sahibini tanımıştı.

Sesin sahibi meydanların korkusuz cengâveri ve Allah’ın arslanı, peygamberin amcası oğlu Ali’den başkası değildi.

Heyecanlıydı. Allah’ın Arslanı Ali’yi ilk defa bu kadar yakından görmüştü. Gecenin karanlığı korku salmışken yüreğine, İmam Ali’nin Allah karşısında kıpırdamayan bedenini görünce,  Ali’nin öldüğünü sanmıştı.

Korku ve merak içinde çıktı Medine hurmalıklarından. Nereye gideceğini düşünürken Ali’nin evine doğru hareket etti. İmam Ali’nin evine vardığında tüm gücüyle kapıyı çaldı.

Kapıyı Peygamber’in kızı Hz.Fatıma açtı. Kapı dışında bulunan Ebu Derda’yı görünce halinden dolayı korkuya kapıldı. Öyle ki, Ebu Derda korkudan canını teslim edecek duruma gelmişti.

Sakinleştikten sonra konuşmaya başladı. Ey Fatıma, Ey peygamberin kızı, Ali öldü,  deyip ağlamaya başladı.

Devam etti konuşmasına.

“Medine hurmalıklarında bir ses işittim ve  yanına gittim. Ali namaz kılmaktaydı. Kıyamdayken ağlamaya başladı, rükûda iken nefesi kesildi ve secdeye giderken canını teslim etti.”

Peygamberin kızı onun ne dediğini anladı ve onu sakinleştirmek için,”Ey Ebu Derda, o Ali’dir Allah karşısında gece ölür ve sabah namazında tekrar dirilir.”

Zaman ilerlemekte Medine’de.  Zaman Abidleri uykularından uyanırken Ali (a.s) yeniden dirilmekte. Henüz yeni uyanan Ebu  Derda,  Peygamberin  kızının sözleri ve Ali’nin (a.s) namazını görmekten dolayı irkilmekte.

Sakin bir şekilde toprak evinin yolunu tuttu. Kamburlaşan beline aldırmaksızın nedeni belirsiz bir şekilde elini beline koymuş ve Medine karanlığında kaybolmuştu.

FATİH KAHRAMANİ

Yorum Bırak