Eğer Şia Hak İse, O Halde Neden Azınlıktadır ve Dünya Müslümanlarının Çoğunluğu Onu Kabul Etmemiştir?
Bu yazıyı değerlendirin


Cevap: Hak ve batıl, takipçilerinin azlığı veya çokluğu ile tanınmaz. Bugün dünyada Müslümanların, İslâm’ı kabul etmeyenlere oranı, beşte bir veya altıda bir civarındadır.

Uzakdoğu sakinlerinin çoğunluğunu putperest, inekperest ve tabiat ötesini (metafiziği) inkâr eden kimseler oluşturmaktadır.

Çin, bir milyardan fazla nüfusuyla, Yaratıcı’yı inkâr eden komünizmin merkezlerinden biridir. Bir milyara yakın nüfusu ile Hindistan halkının çoğunluğunu ineğe tapanlar ve putperestler teşkil etmektedir. Görüldüğü gibi çoğunluk, asla hak olmanın nişanesi sayılamaz. Hatta Kur’ân-ı Kerim, genellikle çoğunluğu kınamakta ve bazı azınlıkları övmektedir. Bu hususta örnek olarak bazı ayetlere dikkatinizi çekmek istiyoruz:

“Onların çoğunu şükreder bulmayacaksın.” [1]

“Mescid-i Haram’ın mütevvellîleri, ancak takvasahibi kimselerdir. Fakat onların çoğu bunu bilmez.” [2]

“Kullarından pek azı şükredendir.” [3]

Buna göre gerçekçi bir insan, asla inancının takipçilerinin azlığından endişeye kapılmamalı, çokluğuyla da böbürlenmelidir. Aksine, akıl çırağını yakmalı ve onun ışığından yararlanmalıdır.

Adamın biri, Müminlerin Emiri Hz. Ali’ye (a.s) şöyle arz etti: “Cemel Savaşı’nda senin muhaliflerin, nispî çoğunluğu teşkil ettikleri hâlde nasıl batıl olabilirler?!”

İmam (a.s) şöyle buyurdu:

“Hak ve batıl, kişilerin sayısıyla tanınmaz. Sen hakkı tanı, ehlini de tanırsın; batılı tanı, ehlini de tanırsın.”

Bu nedenle, bir Müslüman’a yakışan, bilimsel ve mantıksal bir yaklaşımla bu meseleyi inceleyip, “Bilmediğin şeyin ardına düşme.”[4] ayetinin ışığıyla hareket etmektir.

Ayrıca, her ne kadar Şia nüfusu Ehlisünnet’ten az olsa da, kapsamlı ve dakik bir sayım yapılacak olursa görülecek ki, dünya Müslümanlarının dörtte birini Şiîler oluşturmakta ve dünya yaşadığı bölgelerin hemen hepsinde varlıklarını sürdürmektedirler. [5]

Yine tarihin bütün dönemlerinde, Şiîler arasından meşhur bilginler, yazarlar ve eser sahipleri çıkmıştır. Hatta İslâmî bilimlerin birçoğunun kurucuları da Şiîler olmuştur. Örnek olarak; “nahiv” ilminin kurucusu Ebu’l- Esved-i Duelî, “aruz” ilminin kurucusu Halil b. Ahmed, “sarf” ilminin kurucusu Muaz b. Müslim b. Ebî Sare el- Kufî ve “belâgat” ilminin öncülerinden Ebu Abdillah Muhammed b. İmran Kâtib-i Horasanî’yi (Merzbanî) sayabiliriz.[6]

Tümünün sayılması oldukça zor olan Şia âlimlerinin sayısız telifleri ve eserleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için “ez-Zeria İlâ Tesanif’iş-Şia” adlı değerli esere müracaat edebilirsiniz. Şia’nın büyük şahsiyetlerini tanımak için “A’yan’uş-Şia” kitabına, Şia’nın tarihçesi hakkında bilgi edinmek için de, “Tarih’uş-Şia” adlı kitaba başvurabilirsiniz.

——-

1- A’râf, 17

2- Enfâl, 34

3- Sebe’, 13

4- İsrâ, 36

5- Daha fazla açıklama için bk. A’yan’uş-Şia, c.1, 12. bahis, s.194

6- Bu konuda Seyyid Muhammed Sadr’ın Te’sis’uş-Şia adlı eserine bakınız.

——–

“Seyyid Rıza Hüseynineseb”in “Cevaplıyoruz” kitabından alıntıdır.

Sayfa:145


Yorum Bırak

  1. kerbela dedi ki:

    ubeydullah kardes bende cok merak ettim bu sözü herhangi nerden kimden ne zaman nerde vs.. duydunuz bunu lütfen aydinlatin bizde bilelim…

  2. akin dedi ki:

    ve de eksik bilen arkadaslara sialik islamla gelmedi sialik halil ibrahim peygamberin devrindede vardi isa peygamberin devrindede vardi sialik demek taraftar demektir ayette acikca diyor sizlerden peygamberligime karsilik ehlibeytimi sevmeniz disinda baska bir sey istemiyorum ehlibeyte kim kalpten inanir ehlibey taraftarlari{sia}

  3. akin dedi ki:

    ey miminler sizlerin bende sonra yolunuzu asla azmayasiniz diye iki emanet birakiyorum biri kuran biride ehlibeytimdir
    kuran ve ehlibeytim nuhun gemisine benzer onlara sarilan asla sapikliga dusmez

  4. akin dedi ki:

    selamin aleykum allaha hamd olsunki yerleri gokleri denizleri yaratti
    ve bir gun daglar kendi azametleri altinda yok olup gidecekler allahin izniyle

  5. hak olan allaha hamd olsun akli basinda olan muslumanlar dedi ki:

    selamin aleykum allaha hamd olsunki yerleri gokleri denizleri yaratti

  6. azad dedi ki:

    Tohvidle Nubuvedle islam kamil olmaz imametide kabul etmek gerek

  7. sümeyye dedi ki:

    üstad ne der bilirmisin? üstad derki:“Bir su, beş muhtelif mizaçlı hastalara göre beş hüküm alır. Önemli miktarda su kaybeden bir hastaya su içmesi vaciptir, şarttır. Yeni ameliyattan çıkmış bir hastaya zehir gibi zararlıdır. Tıbben ona haramdır. Diğer bir hastaya kısmen zararlıdır; su içmek ona tıbben mekruhtur. Diğer birisine zararsız menfaat verir, tıbben ona sünnettir. Diğer birisine de ne zarardır ne de menfaattır. Tıbben ona mübahtır afiyetle içsin… İşte burada hak taadüt etti, birden fazla oldu. Beşi de haktır. “Su yalnız ilaçtır, yalnız vaciptir, başka hükmü yoktur.” denilebilir mi?
    İşte bunun gibi İlahi hükümler mezheplere uyanlara göre değişir. Hem hak olarak değişir ve her biri de hak olur, maslahat olur..

  8. Tuncay Atalay dedi ki:

    Allah bir oldugu gibi hak yoluda birdir. Bu hakdir su hakdir diyenler hakkin ne oldugunu bilmeyenler. Hakki belirleyen Allahtir ve bunu Hz. Muhammede bildirmistir. Hz. Muhammedde hakkin kendisinden sonra nerde oldugunu bildirmistir. Hak bir ve bu hak tüm sia ve sünni kaynaklarinda acikca yazilmistir.
    Hak, Hz. Muhammedin bize biraktigi iki emanettedir, bu emanetlerin hakkini vermeyenler hak yolda degillerdir ne kadarda ibadet etseler.
    Kevser havuzunda bu emanetler hakkinda bize sorulacak, eger zayi ettiysek bu emanetleri yandik ki ne yandik.
    Gece gündüz hak olmadiklari halde hristiyanlarda, yahudilerde ibadet ediyorlar. Ibadet nimetlere karsi borcumuzdur, ister et ister etme. Nimetlerin hesabini bizler verecegiz.
    Insanlar namaz kilmakla oruc tutmakla vs. kurtulusa ereceklerini zannediyorlarsa yaniliyorlar.
    Islam, hak bir bütündür, birini inkar ne kadar ibadette etsen hüsrana ugratir insani.
    Hakki 3te 4te arayanlar biraz daha düsünsünler. Hakk birdedir.
    Ben 4 haktir diyen sünniligi birakmis bir müslümanim.
    Bu karara varan alimlere yaziklar olsun, islamin birligini ve bütünlügünü bozmuslar.
    Hak, sünnilik veya sialik diye haykiracaginiza okuyup arastirsaniza biraz. Kendinize Allahin vermedigi isimlerde takinmayin, lütfen.
    Müslüman, mümin, muttaki diye adlandiran KUrandaki isimler yetmiyor mu bize. Bölük bölük parcalanacaginiza hak olanda bir olsaniza.
    Birlesmadikten sonra Allahin nuru tamamlanmayacaktir bunu bilin.

  9. sümeyye dedi ki:

    selamun aleyküm birşey sorcaktım benim şia bir arkadaşım var biz şialık hakkında konuşurken o bana bir söz söylemişti söylediğine göre Allah Resulü demiş ki ey ali kurtuluşa ericek olan sen ve senin şialarındır. anlamadığım şey mademki böyle birşeye inananıyorsunuz hak mezhep 4 dür dediğimizde hak 4 olurmu hak bir dir diyosunuz bizim müslüman olduğumuzu kabul ediyosunuz ama sadece kendinizin kurtuluşa ericeğinden bahsediyorsunuz ne yani size göre biz Allaha ibadet etsekte etmesekte kurtuluşa eremiycez öylemi niye yoruyoruzki kendimi o zaman?

  10. sia dedi ki:

    birkaç ayet daha ekleyeyim ben de

    İnsanların çoğuna uyan sapıtır. (Enam 116)
    Allah’ın mucize yaratabileceğini çoğu bilmez. (Enam 37)
    Rızkı Allah’ın verdiğini çoğu bilmez. (Sebe 36)
    İnsanların çoğu kâfirdir. (Nahl 83)
    Çoğu fasıktır. (Maide 49, 81,Tevbe 8, Hadid 16, 27)
    Çoğu müşriktir. (Rum 42)
    Çoğu inanmaz, iman etmez. (Bekara 100, Hud 17, Rad 1)
    Çoğu inkârcıdır. (İsra 89)
    Çoğu gâfildir. (Yunus 92)
    Çoğu şükretmez. (Bakara 243, Yunus 60, Yusuf 38)
    Çoğu zanna uyar. (Yunus 36)
    Çoğu nankördür. (Furkan 50)
    Çoğu yalancıdır. (Şuara 223)
    Çoğu Allah’a ortak koşar. (Yusuf 106)
    Çoğu haktan hoşlanmaz. (Zuhruf 78)
    Çoğu Kur’andan yüz çevirdi. (Fussilet 4)
    Kâfirlerin çoğu akletmez, kafası çalışmaz. (Maide 103)
    Ölüleri Allah’ın dirilteceğini çoğu bilmez. (Nahl 38)
    Kıyametin geleceğine çoğu inanmaz. (Mümin 59)
    Doğru olan dinin Müslümanlık olduğunu, çoğu bilmez. (Rum 30, Yusuf 40)
    Kıyametin ne zaman kopacağının bilinmeyeceğini çoğu bilemez. (Araf 187)

    bunlar çoklar. bi de azlara bakalım:

    Verilen nimetlere şükretmek çok iyidir; fakat şükreden azdır. (Sebe 13)

    Hazret-i Nuh’a inanıp, gemisine binip kurtuluşa erenler çok azdı. (Hud 40)

    İman edip iyi işler yapan, hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç, insanlar zarardadır. Zararda olmayan kimseler ise azdır. (Asr, Sad 24)

    Gayrimüslimlerden pek azının iman ettiği bildiriliyor. Bu az kimseler övülüyor. (Bekara 88)

    Ehl-i kitabdan çok azının iman edeceği bildiriliyor. Bu az kimseler de övülüyor. (Nisa 155)

    Musa aleyhisselamın kavmi, Allah için elbette savaşırız dedikleri halde, savaş emri gelince çok azı savaşa iştirak etti. Bu azlar da övülüyor. (Bekara 246)

    Allahü teâlâ, (Şunları emretseydik, pek azı hariç hiç kimse emrimizi dinlemezdi) buyurarak az olanı övmektedir. (Nisa 66)

    selamın aleyküm

  11. abdullah dedi ki:

    “hz.Ebu bekr sıdık ra. sevmeyen cennetin kokusunu alamaz.” demişsiniz.

    Nerden böyle bir kanıya vardınız acaba?

  12. ubbeydullah dedi ki:

    Rasülüllah sav. sahabelerimi buğuz etmeyin sahabelerimi sevmeyen beni sevmediği için buğuz eder diyor ama siz şialar çoğu sahabeyi sevmezsiniz. hz.Ebu bekr sıdık ra. sevmeyen cennetin kokusunu alamaz. yüreğiniz varsa yayınlayın