
1
Kırk gün oldu Hüseyn’im
Veda edeli sana
Geçirdiğim her günüm
Sanki bin yıldı bana
2
Hicranından Hüseyn’im
Bin dirildim, bin öldüm
Şimdi na’şın yerine
Kabrin öpmeye geldim
3
Geldim Kerbubela’ya
Sorsan ki bacı neden?
Geldim tazelemeye
Ahdimi ben yeniden
4
Duydum kefensiz kalmış
Lale süslü bedenin
Peki ne oldu gardaş
Giydirdiğim kefenin
5
Seferden dönen kimse
Armağanlarla gelir
Sormaz mısın “Zeyneb’im
Senin armağanın nedir?”
6
Bu sorunun cevabı
Ne de çetindir ya Reb
Ne desin, ne anlatsın
Şimdi Hüseyn’e Zeyneb
7
Yeriydi desin gardaş
N’olursun ayağa kalk
Bilmek istersen nedir
Armağanım, bana bak
8
Sana armağan için
Bükülmüş bir belim var
Morarmış bir bedenim
Ağıt dolu dilim var
9
Takdim için güllerin
Yok mu deme n’olursun
Var, var olmasına da
Ama renkleri solgun
10
Hüseyn’im, bu doğaldır
Gül okşanıp sevilsin
Ama kim görmüş ki gül
Kırbaçlarla dövülsün
11
Kim görmüş deste gülü
Zincirle bağlasınlar
Bahçıvanın bağrını
Vahşice dağlasınlar
12
Anam oğlu, gam yeme
Her ne olursa olsun
Getirdim güllerini
Gerçi yorgun ve solgun
13
Peki Rugayye nerde
Diye sorma azizim
Bu konuda mahcubum
Yoktur diyecek sözüm
14
Senden sonra kuzumun
Gül yüzü hiç gülmedi
Gözyaşları sel oldu
Neşe nedir bilmedi
15
Sabah akşam yavrucak
Baba dedi ağladı
Ağladıkça Zeyneb’in
Yüreğini dağladı
16
Harab olmuş o Şam’ın
Harabesinde bir gün
Seni hatırlamıştı
Kalbi dolmuştu hüzün
17
Baba, baba feryadı
Sarsmıştı yeri göğü
Yezidilerden başka
Ağlatmıştı her şeyi
18
Baba deyip inlerken
Bir de ne görsün Allah
Önünde bir tepside
Kanlı başın var eyvah
19
Kucağına Hüseyn’im
Hep sen alırdın onu
Bu kez sıra ondaydı
Bastı bağrına seni
20
Dağ taş bile dayanmaz
Bu manzaraya ya Rab!
Eğer iznin olsaydı
Yer gök olurdu harab.
21
Rudayye’nin minnacık
Kalbi de dayanmadı
Başın koydu başına
Bir daha uyanmadı!
22
Sorsan bana Hüseyn’im
Nasıl geçti seferim?
Çoktur mazlum gardaşım
Anlatacak haberim
23
Kerbela’dan çıkarken
Bağladılar kolları
Çıplak develer üste
Katettik o yolları
24
Mızrakların başında
Önümde nurlu başın
Kim görmüştü mızrakta
Doğuşunu güneşin?!
25
Mızrak başına Kur’an
Takan yüzleri kara
Bu kez canlı Kur’an’ı
Takmıştı mızraklara
26
Âşık bülbüller gibi
Gül dalında şakıyan
Mızrak başında bir tek
Sendin Kur’an okuyan
27
Acep Ashab-ı Kehf’in
Hali değildi gardaş
Acep buydu Kur’an’ı
Okusun kesik bir baş
28
Kurban oldun Kur’an’a
Zeyneb’in sana kurban
Baban gibi konuşan
Kur’an’dın sen Hüseyn can
29
Bulutların ardında
Güneşi gören çoktu
Kan bulutu ardında
Güneşi gören yoktu
30
Kufe ve Şam günlerim
Kerbela’dan beterdi
Dağ dağ olmuş dertlerim
Dağ yıkmaya yeterdi
31
Gittiğim o Kufe’de
Azizeydim bir zaman
Artık o günlerimden
Kalmamıştı bir nişan
32
Gerçi bağladı zalim
Kollarını bacının
Gerçi yoktu sınırı
Kalbimdeki acının
33
Gerçi esir ettiler
Resul evlatlarını
Gerçi duymadı kimse
Çığlık feryatlarını
34
Ama yılmadı bacın
Zalimlere kükredi
Hutbelerimle qardaş
Yezidiler titredi
35
Parmağıyla Hayber’i
Açtı Haydar-ı Kerrar
Zülfikar’la dünyayı
Etti Merheplere dar
36
Bense bağlı kolumla
Büktüm küfrün belini
Hutbelerimle kestim
Zalimlerin dilini
37
Baş tacım sözlerini
Unutmadım ben asla
Mesajını her yerde
Haykırdım en gür sesle
38
Hele Zeyn-ül Abidin
Yiğit oğlun Seccad’ın
Yıktı ihtişamını
Yezit ve bin Ziyad’ın
39
İspat etti aleme
Ben Hüseynin oğluyum
İzzetliyim onurlu
Gerçi yürek dağlıyım
40
Hüseyn’im sen rahat ol
Yaşayacak mektebin
Âleme ab-ı hayat
Verecek teşne lebin
Musa AYDIN
okuduğum en güzel erbain şiiri
musa aydından allah razı olsn
sa
yürek dağladınız yine hocam
Selamun Aleykum.
Erbein şiirini Musa Aydın Hoca mersiye tarzında okumuştur. Dinlemek isteyenler linke tıklasın:
http://www.ehli-beyt.org/ehlibeyt/erbein-musa-aydin.html