Erkeğin Tesettürü!

Yazar: beytül ahzan Tarih: 7 Haziran 2010 2.4K kez okundu Yazı ve Makale Yorum Yok

Son yıllarda nereye baksam, İslam adına, İslamî direniş adına duyduğum tek şey tesettür.

“Bacımın başörtüsü” tarzı slogan baslıklarla alabildiğine duygusallaştırılan bir hadise bu.

Daha önceleri de hep çevrenin büyüklerinden cuma hutbelerinde onlara mütemadiyen erkeğin üstünlüğü, kadının ahiretinin dahi erkeğin rızasına bağlılığı, kadını şöyle korumalı, böyle mahrum etmeliler vaaz edilirmiş. Camiden dağılan cemaat, aldıkları o sahte özgüven etkisiyle o cuma daha bir kasıntılı olmak üzere, gelecek cumaya kadar idare ederlerdi. Cumaya yakın içsel bir çelişki içerisinde olmakla birlikte, hala o empoze edilmiş duyguya sığınma sekline dönüşmüş olurlardı.

Şöyle ki; o cuma evlerine döndüklerinde eşlerine bir nefeste anlatırlardı duyduklarını, sonrada bunca haklarına, haklılıklarına rağmen nasıl da tevazuya yakın dururlardı. Eşlerine sitemleri bitmez tükenmez, küsmeleri çabuk, istekleri boldu. Müşterek bir hayatta kadının insani eğilimleri resmen kınanır olmuştu.

Evet, onlar kendilerince İslam’ın torpillileriydiler, insan bütününün yarısı olan kadınlarını kenara itmekle kalmadılar, yüklerinin çoğunu mümkün mertebe onlara taşıttılar. Birileri çıkıp reytingini artıracak bir formül buldu, öyle bir formüldü ki bu, inançlı kadınlar ister istemez yandaş olacak, erkeklerse karsı çıkamayacaklardı. Öyle de oldu. Sonuçta İslam’ın bir büyük gereği olan başörtüsünün mücahidesi de kadın oldu, mağduru da!

Hayatın bütün zorluklarıyla kadını baş başa bırakan, kaldıramayacağı yükler altında eşinin ezilişini görmezden gelen kocalar bunu çok doğal gördüler, babalar aynı zillet altında ezilen kızlarını savunacak tutanak bulamadılar. Kardeşler, ufak kusurları yüzünden kaşı gözü patlatılan bacılarını koruyamadılar. Fakat başörtüsü konusunda mücahit kesildiler. Allah’ın emaneti olan kadının emanet hakkını gözetmemişlerdi, başörtüsüne nasıl da titizlik gösterdiler!

Acaba bugün Kuran’ın emirlerini ciddiyetle insanlara hatırlatan biri gelip, Kuran’ın emri olan “mümin erkeklere söyle, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar” ayeti ile bir çığır açsa bu mücahidler bu çağrıya ne kadar yaklaşım gösterecekler merak ediyorum!

Evet, müminler, sizlere soruyorum; gözlerinizi koruyor musunuz? Yoksa nefsinize hitab eden her görüntüyü ganimet mi biliyorsunuz? Acaba gözlerinizi korumanızı zorlaştıran ortamlardan şikâyetçi olmak için kaç resmi girişiminiz oldu? Kaç dilekçe verdiniz? Kaç boykot düzenlediniz? Hangi girişime öncülük ettiniz? Yaptığınız herhangi bir mücadele var mı? Sizler kendi mağduriyetinizin, kendi aldatılmışlığınızın farkında mısınız?

Hadi kadınlarınızın cennete girmesinin sizin rızanızla orantılı olduğuna inandınız da, kendi cennetiniz için koşulmuş şartlardan biri olan, bana göre erkeğin iffet tesettürü olan “gözlerini sakınsınlar” emrine ne kadar hassasiyet gösterdiniz?

Ne kadar rahatsızlık duydunuz afislerden, gazeteler, dergiler, reklâmlardan? Bu rahatsızlığınızı nasıl dile getirdiniz?

Evet beyler, kadınlarınızın örtüsünün sizin cennet binekleriniz olduğunu mu sanıyorsunuz, yoksa sizinde tesettürünüz var mı?

Leyla Şahiner


Yorum Bırak