Eş Seçimi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 20 Aralık 2010 2.2K kez okundu Evlilik ve Aile Yorum Yok

Bismillahirrahmanirrahim

“Yalnızlık sadece Allah’a mahsustur. O, eş ve evlat edinmekten münezzehtir. Zira buna ihtiyacı yoktur.”

Oysa insan dünyaya geldiği ve kendisini şefkatli bir annenin kolları arasında bulduğu ilk günden itibaren sürekli birilerine muhtaçtır. Yalnız yaşamak onun doğasına aykırıdır. O, hep birilerinden yardım alır veya birilerine yardım eder. Yani insan tabiatı itibarıyla sosyal bir varlıktır, hayatı paylaşarak yaşamak isteyen ve paylaşmak zorunda olan bir varlıktır.

Evlilik, iki kişi arasında hayat arkadaşlığı için atılan hayati öneme haiz ilk adımdır. Hayat tekdüze olmayıp çeşitli badireler, iniş-çıkışlar ve değişimlere gebedir. Evlilik bir sözleşmedir, karşılıklı söz vermedir. Eşler, birbirlerine hayatın tüm olumlu ve olumsuz sahnelerinde birbirlerinin yanında yer alacakları sözünü verirler. Varlıkta- darlıkta, sağlıkta- hastalıkta, olumlu- olumsuz tüm olaylarda birbirlerine kol- kanat olacakları, mutlu günleri birlikte paylaşıp tadını çıkaracakları gibi mutsuz günlerin yükünü de birlikte taşıyacaklarını birbirlerine taahhüt ederler.

Evlilik için hayat arkadaşını seçen kişinin yapacağı seçimde hayata bakış tarzı çok etkili olur. Bazı kimseler hayata hazcı bir perspektifle bakar. Bu tür kişiler, hayatta mümkün olduğu ölçüde nimetlerden faydalanmak, güzelliklerin tadını çıkarmak, gününü gün etmek ve sadece kendi gönlünü hoş etmenin peşindedirler. Başka bir ifadeyle dünya hayatının sadece görünen, göze ve nefse hitap eden lezzetlerini aramaktadırlar. Onlar madde âleminin ötesini görmezler. Gözle görülmeyen, kulakla duyulmayan, burunla kokusu, ağızla tadı alınmayan ve elle dokunulmayan bir lezzetin varlığını akıllarının ucuna bile getirmezler. Onların akılları maddi duyu organları ile algıladıklarının ötesine geçmez. Bu bakış açısıyla hayata bakanlar hayatın olumsuzluklarının ötesindeki hikmet ve güzellikleri asla görmezler. Olumsuzlukların sadece zahiri yönüne kilitlenirler ve çabucak isyan ederler; arzuladıkları ve istedikleri lezzetleri kaybettiklerinde ise yıkılırlar, yıkıp dökerler.

Bazıları ise hayatı bir okul, hayattaki olumlu ve olumsuz gelişmeleri de bu okulun dersleri olarak görürler. İnsan bu okulun öğrencisidir. Başarılı öğrenci ise derslerinin zorluğundan şikâyet eden, onlara küsen değil aksine onlarla haşır-neşir olan, onları çözmek için gecesini gündüzüne katarak mücadele eden kimsedir. Hayata bu bakış açısıyla yaklaşanlar olumsuzluklarda yıkılmazlar, yıkıp dökmezler. Tam tersine olumsuzluklar sayesinde kişiliklerini geliştirirler, güçlenirler ve onları nimetlere dönüştürürler. Onlar hayat okulundaki kolay ve zor derslerin bilahere sona ereceğini, asıl olanın bu dersleri iyi bir şekilde anlayıp imtihanı başarıyla vermek olduğunu çok iyi bilirler. Hayattaki tüm olumlu ve olumsuz gelişmelerin insanı kemale götüren birer basamak olduğunun farkındadırlar. Bu yüzden bu basamakta oturup kalmazlar.

Şimdi ey evlenmek isteyen kişi! Hayata nasıl baktığını söyle, sana nasıl bir eş aradığını söyleyeyim! Eğer birinci bakış açısını taşıyor isen göze ve nefse hitap eden güzel ve zengin bir eş arıyorsun. Onun dünya görüşü ve hayata bakış tarzı ne olursa olsun senin için önemli değildir.

Ancak ikinci perspektiften hayata bakıyor isen bu durumda senin için önemli olan seçeceğin eşin hayata bakış tarzıdır. Zahiri güzellik ve servet ise ikinci plandadır, kısmen olsa veya olmasa bile mühim değildir.

İkinci bakış açısıyla yapılan evliliklerin daha payidar olduğu ve eşleri mutlu kıldığı tecrübeyle ispatlanmıştır. Rabbim tüm bekâr kardeşlerimize dünya- ahiret saadetlerine vesile olacak eşler bulmayı nasip etsin!

Amin!!!

ALİ SELAM

Yorum Bırak