Eş Seçiminde İstişarenin Rolü

Yazar: beytül ahzan Tarih: 5 Temmuz 2011 3.3K kez okundu Evlilik ve Aile Yorum Yok


İstişarenin İslam’da yüksek bir değeri vardır. Allah Teala Kur’ân’da peygamberine hitaben şöyle buyuruyor:

Ey Peygamber, işlerinde müminlerle istişare et. Bir karar verdiğin zaman ise Allah’a tevekkül et. ‘ [1]

Müminler için de şöyle buyuruyor:

Müminler, işlerini istişare ile yaparlar.‘ [2]

İstişare, hadislerde de vurgulanmıştır. Aşağıdakiler buna örnektir:

Allah’ın Resulüne (saa) şöyle soruldu: ‘ İhtiyat nededir? ’

Hz.  Peygamber (saa) şöyle buyurdu:

Görüş sahipleriyle istişare edip onları izlemektedir.’ [3]

Hz. Peygamber (saa), Hz. Ali ‘ye (as) olan vasiyetinde şöyle buyurmaktadır:

Hiçbir destek, istişareden daha sağlam değildir. Hiçbir akıl, sonrasını düşünmek gibi değildir.’ [4]

Allah’ın Resulü (saa) şöyle buyurmaktadır:

Akıllı ve hayırlı düşünen kişilerle istişare etmek berekete, hidayete ve Allah’tan gelecek başarıya sebep olacaktır. O halde akıllı ve hayırlı düşünen kimselerle istişare ettiğinde onlar sana yol göstermişse, görüşlerinin aksine davranmamaya çalış. Yoksa bu helak getirir.’ [5]

Akıllı insanlarla yapılan istişare, onların paha biçilmez değerdeki tecrübelerinden yararlanma imkanı verir. İşlerinde başkalarıyla istişare edenler, hataya ve pişmanlığa daha az düşerler. Fakat istişare edilecek kişilerin öncelikle bir şeyler bilen, akıllı insanlar olması gerekir. Zira cahil ve bilgisiz insanlar, gerçek doğrunun ne olduğunu bilmedikleri için bunu kendileriyle istişare eden kişiye sunamazlar. İkinci olarak dindar olması gerekir; zira dinsiz birine güvenilemez. Ayrıca maslahatları din açısından ölçemeyeceği için istişare eden kişiyi, din ve ahlak karşıtı bir uçuruma yöneltebilir. Üçüncü olarak, insanın dostu olmalı ve iyiliğini istemelidir. Onun iyiliğini istediği ya da dost olduğu kesinleşmedikçe, onun görüşlerine güvenilemez. Bu şekildeki birinin istişare edeni saptırması ya da ona ait sırları yayması mümkündür.

İmam Cafer Sadık (as) şöyle buyurmaktadı:

İstişare konusunda dört şarta riayet edilmelidir. Aksi takdirde onun zararı yararından fazla olacaktır:

Birincisi, istişare edilen taraf akıllı olmalıdır. İkincisi, özgür ve dindar olmalıdır. Üçüncüsü, dost ve kardeş olmalıdır. Dördüncüsü, kendine ait bilgileri ona sunmakla ondaki bilgilerin de sendeki kadar olmasını sağladığın bu kişinin senin sırlarını tutan bir kişi olması gerekir.

Zira akıllı ise onunla istişareden yararlanırsın. Eğer özgür ve dindar biriyse senin iyiliğini düşünmek konusunda ciddiyet gösterecektir. Eğer dost ve kardeş olursa senin sırlarını gizleyecektir. Eğer kendine ait tüm bilgileri ona sunarsan, daha iyi istişare etmiş olursun ve o da senin maslahatını daha iyi bir şekilde ortaya koyar.’ [6]

Binaenaleyh, insan önemli işlerinde  özellikle de çok önemli ve kader tayin edici nitelikteki evlenme konusunda bilgili, tecrübeli, dindar ve iyilik isteyen kişilerle istişare etmelidir.

Gençlerin evlilik konusunda istişare etmeleri gereken en iyi kişiler akıllı ve bilgili olmaları şartıyla anne ve babalarıdır. Anne ve baba çocuklarının iyiliğini düşünme konusunda en güvenilir kişilerdir. Kızların ve erkeklerin, evlilik konusunda kendi anne ve babalarıyla istişare etmemeleri doğru değildir. Anne ve baba, bu hassas ve hayati konuda iyi bir yol gösterici ve danışman olabilir.

Zira danışmanlık ve yol göstericilik yapmaları ve kararı çocuklarına bırakmaları, kendi verdikleri kararı çocuklarını dayatmamaları şartıyla hem bu konuda bilgi ve tecrübe sahibi olmaları, hem de güvenilir olmaları sebebiyle istişare edilecek en iyi kişiler anne ve babadır.

Anne ve babadan sonra dede, nine, abla, ağabeyi, amca, dayı, hala, teyze de gerekli şartları taşıyor olmaları durumunda istişare edilebilecek kişilerdir. Tabi bunların da karar verici değil, danışman ve yol gösterici rolü oynamaları gerekmektedir. Bunlardan başka, dostlardan ve tanıdıklardan, dindar ve güvenilir başka kişilerle de istişare yapılıp onlardan yararlanılabilir.

Burada, istişare edilecek kişilere de bazı tavsiyelerde bulunmamız gerekiyor. Sizinle istişare edenler, sizi emin görmüş ve size güvenmişlerdir, sizin dini ve insani ve vicdani göreviniz danışılan konuya iyi dikkat etmenizi ve görüşlerinizi tam bir dürüstlükle hiçbir eksiltme ve çarptırmaya başvurmadan olduğu gibi onlara sunmanızı gerektirmektedir. Eğer danışmada ihanet gösterirseniz Allah katında hesaba çekilirsiniz. Danışılan kişi, kendinin, yakınlarının ya da arkadaşlarının zararına da olsa, hakkı söylemeledir.

Emirü’l-Müminin Ali (as) şöyle buyurmaktadır:

İstişarede müslümanlara ihanet eden kişilerden ben uzağım.’ [7]

———————

[1]Al-i İmran Suresi, 153. Ayet

[2]Şura Suresi, 38. Ayet

[3]Mekarimu’l-Ahlak, s.261

[4]Mekarimu’l-Ahlak, s.368

[5]Mekarimu’l-Ahlak, s.367

[6]Mekarimu’l-Ahlak, s.367

[7] Biharu’l-Envar, c.75, s.99

——————–

İbrahim Emini’nin ‘Eş Seçimi’ kitabından alıntıdır.

Sayfa: 118

Yorum Bırak