Evlenilmesi Haram Olan Kadınlar

Yazar: beytül ahzan Tarih: 20 Şubat 2010 2.673 kez okundu Ahkam Yorum Yok


2384- Anne, kız kardeş ve kayın valide gibi insana mahrem  olan kadınlarla evlenmek haramdır.

2385- İnsan, bir kadını kendisi için nikâhladığı zaman  o kadınla cinsel temasta bulunmamış olsa bile, onun annesi, annesinin  annesi, babasının annesi ne kadar yukarıya doğru çıkılırsa çıkılsın o erkeğe  mahrem olurlar.

2386- Kendisine  nikâhladığı kadınla cinsel ilişki kurmuşsa, o kadının kızı, ne kadar aşağıya  doğru inilirse inilsin kızı ve oğlu tarafından torunları (ister nikâh zamanı  dünyada olsunlar, isterse nikâhtan sonra dünyaya gelmiş olsunlar) o erkeğin mahremi olurlar.

2387- İnsan,  evlendiği kadınla cinsi temasta bulunmamış olsa bile, o kadını kendi nikâhı  altında bulundurduğu müddetçe, onun kızıyla evlenemez.

2388- Ne kadar  yukarıya doğru çıkılırsa çıkılsın babanın hala ve teyzesi, babanın babasının  hala ve teyzesi, annenin hala ve teyzesi, anneannenin hala ve teyzesi insanın  mahremidirler.

2389- Bir kocanın  ne kadar yukarıya doğru çıkılırsa çıkılsın babası ve büyükbabası; oğlu ve ne  kadar aşağıya doğru inilirse inilsin kızı ile oğlundan olan torunları (ister  nikâh zamanında dünyada olsunlar, isterse sonradan doğmuş olsunlar) karısına  mahremdirler.

2390- Daimî veya  geçici akitle evlendiği karısı, onun nikâhı altında olduğu müddetçe, karısının  kız kardeşi ile evlenemez.

2391- Talâk  bölümünde açıklanacağı şekliyle, kendi karısına “ric’î talâk” veren  bir erkek, bu kadının iddeti süresince onun kız kardeşini nikâhlayamaz. Hatta  müstehap ihtiyat gereği, daha sonra açıklanacak olan “bâin talâk”  iddetinde de onun kız kardeşiyle evlenmekten sakınmalıdır.

2392- İnsan,  kendi karısından izni olmaksızın, onun erkek veya kız kardeşinin kızıyla  evlenemez. Şayet hanımından habersiz bir şekilde onlardan birinin nikâh akdini  okur ve daha sonra haberdar olan kadın, bu akde razı olduğunu söylerse,  sakıncası olmaz.

2393- Kocasının erkek veya kız kardeşinin kızıyla  nikâhlandığını öğrenip, o anda hiçbir şey söylemeyen bir kadın, sonradan buna  razı olmazsa, nikâh akdi batıl olur. Hatta onun konuşmamasından içten razı  olduğu anlaşılsa bile, farz ihtiyat gereği kocası onun kardeşinin kızından  ayrılmalıdır. Ancak, sonradan izin verirse, ayrılmaları gerekmez.

2394- İnsan,  halasının veya teyzesinin kızını nikâhlamadan önce onların annesiyle zina  etmişse, artık onlarla evlenemez.

2395- Bir kimse,  halasının veya teyzesinin kızıyla evlenir ve onlarla ilişki kurmadan önce  onların annesiyle zina ederse, onların nikâhlarının sakıncası yoktur.

2396- Kendi hala  ve teyzesinden başka bir kadınla zina eden kimse, farz ihtiyat gereği onun  kızıyla evlenmemelidir. Ama bir kadını nikâhlayıp onunla ilişki kurduktan  sonra, onun annesiyle zina ederse, karısı ona haram olmaz. Bunun gibi eğer  nikâhladığı kadınla cinsel ilişkide bulunmadan önce, annesiyle zina ederse,  yine de karısı ona haram olmaz; ancak bu durumda o kadından ayrılması müstehap  ihtiyattır.

2397- Müslüman bir kadının kâfir bir erkeğe nikâhlanması caiz değildir. Bunun gibi  Müslüman bir erkek de, Ehlikitap’tan olmayan başka kâfir bir kadını daimî bir  akitle nikâhlayamaz. Farz ihtiyat gereği Ehli-kitap’tan  olan bir kadınla da daimî evliliğin yapılması câiz değildir. Ancak,  Hıristiyan ve Yahudi gibi Ehlikitap kadınları ile müt’a yapmanın sakıncası  yoktur.

2398- İnsan, ric’î talâk iddeti bekleyen bir kadınla zina  ederse, o kadın artık ona haram olur. Ancak müt’a, bâin veya vefat iddeti bekleyen  bir kadınla zina ederse, sonradan onu kendisine nikâhlayabilir. Gerçi müstehap  ihtiyat gereği onunla da evlenmemelidir. Ric’î talâk, bâin talâk, müt’a ve  vefat iddetlerinin anlamları, talâk hükümleri ile ilgili bölümde açıklanacaktır.

2399- İddet beklemekte olmayan kocasız bir kadınla zina eden kimse, sonradan  o kadını kendisi için nikâhlayabilir; ama o kadın bir hayız görünceye kadar  insanın sabretmesi ve daha sonra onu nikâhlaması müstehap ihtiyattır. Hatta bu ihtiyat, mümkün surette terk edilmemelidir.  Eğer başka birisi de o kadını nikâhlamak isterse, hüküm yine aynıdır.

2400- İnsan, bir başkasından iddet beklemekte olan bir kadını  nikâhladığında, eğer kadın ve erkeğin her ikisi veya birisi, kadının idde-tinin  tamam olmadığını ve iddet beklemekte olan bir kadını nikâhlamanın haram  olduğunu bilirlerse, erkek nikâhtan sonra kadınla cinsel ilişki kurmamış olsa  bile, o kadın artık ona haram olur.

2401- Kendisi için nikâhladığı bir kadının, sonradan iddet  beklediği anlaşılır ve onlardan hiçbirisi, ne kadının iddet beklemekte olduğunu  ve ne de iddet bekleyen kadınla evlenmenin haram olduğunu bilmi-yorlardıysa, kadınla cinsel ilişki kurduğu takdirde o kadın artık o erkeğe haram olur.

2402- Evli olduğunu bildiği hâlde bir kadını nikâhlayan  kimsenin ondan ayrılması gerekir. Hatta [önceki kocasından ayrıldıktan] sonra bile,  o kadını kendisine nikâhlayamaz.

2403- Evli bir kadın zina ederse, kendi kocasına haram olmaz.  Ancak böyle bir kadın yaptıklarına pişman olup, tövbe etmez ve bu işe devam  ederse, yapılacak en iyi iş kocasının onu boşamasıdır; fakat bu durumda mihrini  vermesi gerekir.

2404- Birinci kocasından boşanan veya müt’a nikâhıyla evlenip,  kocası tarafından müddeti bağışlanan yahut müt’a akdinde belirtilen müddeti  tamamlayan bir kadın, başkasıyla evlendikten sonra, ikinci evlilik akdi  yapılırken birinci kocasından olan iddet süresinin bitip bitmediğinden şüphe  ederse, kendi şüphesine itina etmemelidir.

2405- Baliğ olmasalar bile, kendi cinsinden olan birisiyle  cinsî ilişki kuran erkeğe, ilişki kurulan  erkeğin annesi, kız kardeşi ve kızı haram-dır. Ancak, erkeklik organının  dahil olduğunu [kesin olarak bilmez, sadece] zannı olur veya dahil olup olmadığından şüphe ederse, bunlar ona haram  olmazlar.

2406- İnsan bir erkeğin annesiyle, kız kardeşiyle veya kızıyla evlendikten sonra, o  erkeğin kendisiyle cinsel münasebette bulunursa, evlendiği kadın kendisine  haram olmaz.

2407- Hac amellerinden biri olan ihram hâlinde, bir kadınla  evlenen kimsenin nikâh akdi batıldır. Hatta ihram hâlinde, bir kadını nikâhlamanın  kendisine haram olduğunu biliyorduysa, artık o kadınla hiçbir surette  evlenemez.

2408- İhram hâlinde olan bir kadın, ihram hâlinde olmayan bir  erkekle evlenirse, okunan nikâh akdi batıldır. Şayet kadın, ihram hâlinde iken  evlenmenin haram olduğunu biliyorduysa, farz ihtiyat gereği sonradan o erkekle  evlenmemelidir. Hatta bu güçlü bir görüştür de.

2409- Hacca giden bir erkek, hac amellerinden olan Nisâ (=kadınlar)  tavafını yerine getirmezse, ihrama girmesiyle kendisine haram olan karısı,  ihramdan çıktıktan sonra ona helâl olmaz. Aynı şekilde hac ihramına giren bir  kadın, Nisâ tavafını yapmazsa, kocası ona helâl olmaz. Ama eğer sonradan bu  tavafı yaparlarsa, birbirlerine helâl olurlar.

2410- Bir kimse, bulûğa ermemiş bir kızı kendisine nikâhlayıp,  dokuz yaşını doldurmadan onunla cinsî ilişki kurarak ifzâ olmasına sebep olursa, artık hiçbir zaman onunla cinsel ilişki kuramaz.

2411- Bir  kadın, üç defa talâk verildikten sonra kocasına haram olur. Böyle bir kadın  ancak talâk hükümlerinde izah edilen şartlara uygun olarak başka bir erkekle  evlenirse, önceki kocasıyla tekrar evlenebilir.

İMAM HUMEYNİ

Yorum Bırak