Evlilikte Teşekkür

Yazar: beytül ahzan Tarih: 8 Eylül 2009 2.6K kez okundu Evlilik ve Aile Yorum Yok

Eşler bazen birbirlerine teşekkür etmeli, içlerindeki sevgiyi dışarı vurmalıdırlar. Aşk ocağını canlı tutmak, sadece üzerlerine düşen görevi yerine getirmek veya bu sevgiyi asadece kalpte taşımakla olmaz. Sevgiyi açığa vurmak ve teşekkürü dile getirmek, özellikle daha duygusal kadınların ruhlarında güzel etkiler bırakır.

Resulullah (saa) “Bir erkek karısına “seni seviyorum” derse, bu sözün tesiri daima onun ruhunda kalır.” buyurmaktadır.Yani kadın bu sözü duyar duymaz heyecanlanır, coşar, vazifesini gönül hoşluğuyla daha güzel yerine getirir, sorunlara daha çok tahammül eder. Bir yemeğin ardından veya bir misafir ağırlamadan sonra “Ellerine sağlık karıcığım, yemekler lezzetli olmuş; bugün oldukça iyi misafir ağırladın” gibi sözler, kadının gönlünde aynı güzel etkileri bırakacaktır.

Bazı kocalar eşlerini sevmelerine rağmen sevgilerini açığa vurmaz, ev işlerinin meşakkatini bildikleri halde teşekkür etmeyi dile getirmek istemezler. Böyleleri, teşekkür etmenin veya sevgiyi açığa vurmanın şahsiyetlerini düşürdüğü ya da kadını şımarttığını düşünseler de , bu düşünce İslami emirlerin tersinedir. Teşekkür ettiği takdirde şahsiyetinin zedeleneceğini düşünen erkek hata yaptığı gibi, teşekkürün ardından şımaran kadın da hata yapmaktadır.Ama her halükârda erkek vazifesini yerine getirmelidir.

Bazı erkekler de sadece para vermek, giysiler almak vb. şeylerle eşlerini memnun ettiklerine inanır ve dolayısıyla teşekkür ve sevgilerini dile getirmekten kaçınırlar. Bu tür kocalar da hata etmektedirler.Oysa ki sadece “Teşekkür ederim” cümlesi, çoğu kadının gözünde nice elbiselere bedeldir ve ruhsal yapılarında daha olumlu etkiler bırakır.Söz gelimi makam sevgisini ve bencillik içgüdüsünü doyurur.Aksi takdirde olumsuz tepkiler verir.

Aynı şekilde kadın da kocasının zahmetlerini görmeli, alın terinin kadrini bilmeli, teşekkür etmeyi esirgememeli ve bunu dile getirmelidir.Zira bunları dile getirmek, kesinlikle onun ruhunda güzel etkiler bırakacaktır.Ufak detaylar gibi görünse de bunları küçük görmemek gerekir.Teşekkür etmek, kadir bilmek, selam vermek, sarılıp öpmek, uğurlamak, karşılamak vb. şeyler ekonomik bir varlığı gerektirmeyen şeylerdir. Bilakis dini vecibeleri yerine getirmek berekete ve aile içi saadete yardımcı olur.İnanmıyorsanız, deneyebilirsiniz.

Yine şunuda eklemek gerekir ki; eşlerden biri teşekkür ettiğinde diğeri kendini kaybedip seviyesini düşürmemeli, şımarmamalı ve değersiz sözler sarf ederek eşinin teşekkürünü onun güçsüzlüğüne yormamalıdır.

Teşekkür ve cevaplar, hal-hatır sormalar, davet ve ve icabetler aslında bir bakıma tarafların edepli veya edepsiz oluşlarının, değerlerinin, sabırlarının, kısacası insaniyetlerinin ve İslama olan bağlılıklarının az da olsa göstergesidir.

Örnek verecek olursak; diyelim ki erkek, eve misafir getirdi; karısı da güzel bir ikramda bulundu. Bu durumda İslami esasları göz önünde bulunduran dindar eşler birbirlerini şöyle onurlandırırlar:

” Erkek: Misafirleri iyi bir şekilde ağırladığınız için size teşekkür ederim.

Kadın: Vazifemi yerine getirdim.

Erkek:Bu ağırlamak vazifenizin dışındaydı, bunu sizin lütuf ve inayetinize bağlıyorum.

Kadın:Allah’ın bir ikramı olan misafirleri getirmekle siz lütfettiniz.

Erkek:Allah’ın ikramı her ikimiz içindi.Ama pişirdiğin yemekler takdire değerdi.

Kadın: Evin her zaman ki işleri bazen biz kadınları bıktırır. Zaman zaman değişiklik olması ve daha fazla çaba sarf etmek iyi geliyor.

Erkek:Çok güzel yemek pişirmiştin.Bu, senin yeteneğini gösteriyor.

Kadın:Siz de güzel ve kaliteli malzemeler temin etmiştiniz.

Erkek:Asıl önemli olan yetenek ve başkalarından öğrenme düşüncesidir.Aksi takdirde en iyi malzemelerle bile kötü yemek yapan insanlar var.

Kadın:İltifat ediyorsunuz. Sonuçta her zaman eve misafir getirmiyorsunuz.

Erkek:Size zahmet vermekten korkuyorum.

Kadın: Siz de dışarıda zahmet çekmiyor musunuz? Yine de benim gücümü ve işimin durumunu göz önüne alarak anlayışlı davrandığınız için mutluyum.”[1]

Delil:

1-Resulullah (saa) :” Erkek karısına “Seni seviyorum” derse bu sözün etkisi onun kalbinden çıkmaz.”[1]

2-İmam Cafer Sadık (as) : “(Allah-u Teala) Tevrat’ta buyuruyor ki : Sana ihsan edene teşekkür et ve sen de ona ihsanda bulun. Zira ihsana teşekkür edersen kalıcı olur, etmezsen kalıcı olmaz.” [3]

3- İmam Zeynelabidin (as): “Kıyamet gününde Allah, kuluna ‘Falancıya (ihsanın karşılığnda) teşekkür ettin mi?’ diye soracak.Kul da ‘Ey Allah’ım ben sana şükrettim’ diyecek. Bunun üzerine Allah da şöyle buyuracak’ Hayır, ona teşekkür etmediğin için bana da şükretmiş sayılmadın. Allah’a en çok şükreden, insanlara en çok teşekkür edendir.’ ” [4]

4-İmam Cafer Sadık (as) ashabıyla lonuşurken bir ara “Allah iyilik hırsızlarına lanet etsin!” buyurdu. “İyilik hızsızları kimlerdir?” diye sorulunca da şöyle buyurdu: “Biri iyilikte bulunduğunda ona teşekkür etmeyen kimsedir. Böylece iyilik yapan kimsenin başkalarına da iyilik yapmasına mani olur.”[5]

5-İmam Cafer Sadık (as): “Birini sevdiğinde, sevdiğini ona söyle. Çünkü bu, ikiniz arasındaki sevgiyi daha da sağlamlaştırır.”

——–

1-Biz bu sözleri biraz resmi olarak kaleme almış olsak da, karı-koca bu konuşmaları resmiyetten uzak, senli-benli ve sevgiyle söylemeli, böylece daha samimi olmalıdırlar.

2-Vesail’uş-Şia, c.14, s.10

3-Usul-u Kafi, c.2, s.94

4-Usul-u Kafi, c.2, s.99

5-el-Vaiz, c.6, s.329

6-Usul-u Kafi, c.2, s.644

——–

“Evimiz Cennetimiz” kitabından alıntıdır.
31. Ders;Teşekkür  Sf:138
Yazar:Üstad Dr. Seyyid Cevad Mustafavi


Yorum Bırak