Ey Ay

Yazar: beytül ahzan Tarih: 4 Aralık 2009 Musa Aydın Şiirleri Yorum Yok




Ah ey ay, ey hüzünlü, ey sabırsız ay

Ne olursun biraz, biraz yavaş kay


Gel bu gece konuşalım yüz yüze

Bekle biraz, bakışalım göz göze


On gün önceydi şu köşeden çıktığın zaman

Mağribin tam ucunda, ince, zayıf, bi-derman


Şafağın o al renginden olmuştun mahcup

Beklemeden karanlıkta etmiştin gurup


O gün üzerinden, on gece geçmiş

Ama ıstırabın hala bitmemiş


O gün ölüm mesajı vardı şafağın o al renginde

Yine başka mesajın mı var yoksa, bu ıstırabında ?


Ey ay, siyah gözünde beyaz damlalar, nedir bu böyle?

Konuş benimle başka bir mesajın mı var yoksa? Söyle


Anlat, anlat o gün, o çölde gördüğün her şeyi bana

O gün ki şafak, elleriyle yüzünü boyadı kana


O gün ki belin senin bir yay gibi büküldü

O gün ki gözlerinden bir damla yaş döküldü


Ey ay, ey sabırsız ay, anlat ne olur

Ağla, anlat belki gönlün teselli bulur


Biliyorum boğazında düğümlenmiş dilin

Ama gözünden belli ki bir sırrın var senin


O gizli sırrı ben, perişan bakışından anlıyorum

O bitkin halinden, o yorgun akışından anlıyorum


Ah ey ay, bakışlarında senin taze kan görüyorum

Canlara can yetmiş iki pare-pare can görüyorum


Yakılmış çadırları, perişan yavruları görüyorum

Ötmeyen bülbülleri, kırk kanat kumruları görüyorum


Ey ay, mazlumların hüzünlü destanıdır gözlerinde aşikâr

Kafilenin gurbeti, yaslı çölün tufanıdır gözlerinde aşikâr


Gözünde senin, gözü yaşlı Fırat akıyor

Tarihe yaş, söz ve sır dolu gözler bakıyor


Kapatma gözlerini ne olursun, biraz, biraz daha bak

Bak iki kol var orada, delik bir tulum, yerde bir sancak


Toprağa yatmış başsız bedenler, çiğnenmiş ve çıplak

Kollara bağlanmış zincirler, güneş yüklü bir mızrak


Saklama ey ay, çözdüm ben artık hüzünlü bakışının sırrını

Şafağın sırrını, ıstırabının, döktüğün göz yaşının sırrını


Musa Aydın

1420  / 1999

Yorum Bırak