Fizze, Kur’an ile Konuşan Kadın

Yazar: beytül ahzan Tarih: 2 Ağustos 2009 3.5K kez okundu İslam Tarihi 1 Yorum

/></span></p> <p><span style=Bu kıssa Hüzünler Evi adlı kitapta gelmiştir. O kitapta şöyle gelmiştir:

Ebulkasım Guşayri kitabında şöyle nakleder: “Hz. Zehra’nın (s.a) hizmetçisi Fizze hac kafilesinden geri kalmış ve yalnız başına ıssız çölde ne yapacağını şaşırmıştı.

Yine kervandan geri kalan Abdullah Mübarek adındaki şahıs olayı şöyle anlatıyor: “Çölde tek başına yalnız bir kadın gördüm. Ben deveye binmiştim, yanına yaklaştım ve ona sorular sordum. Sorduğum her soruya Kuran’ı Kerim’den ayetler okuyarak cevap veriyordu.

Ona kim olduğunu sordum. Kadın: “Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler!”  dedi.
Abdullah: “Ona selam verdim ve burada ne yapıyorsun?” diye sordum.”

Kadın: “Allah kimi de hidayet ederse, artık onu saptıracak yoktur.”  Ayetini okuyunca yolunu kaybettiğini anladım.
Abdullah: “İnsanlardan mısın yoksa cinlerden misin?” diye sordum.

Kadın: “Ey Âdemoğulları, namaz kılacağınız her vakit, elbisenizi giyin, süslenin.”  Ayetini okudu. Bu ayetten de onun bir insan olduğunu anladım.

Abdullah: “Nereden geliyorsun?” diye sordum.

Kadın: “Sanki onlara pek uzak bir yerden nida edilmede”
Bu ayeti okuyunca da uzak bir yerden geldiğini anladım.

Abdullah: “Peki nereye gidiyorsun?” diye ordum.”

Kadın:”İnsanlardan, oraya gitmeye gücü yetene, Allah için gidip o evi ziyaret ederek haccetmesi farzdır.” Ayetini okudu. Anladım ki hac ziyaretine gidiyor.

Abdullah:”Kafileden ne zaman geriye kaldın?” diye sordum.

Kadın: “Andolsun biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık.”

Bu ayeti okyunca kafileden altı gün önce ayrı düştüğünü anladım.
Abdullah: “Yemeğe ihtiyacın var mı?” diye sordum.

Kadın: “Biz onları (peygamberleri), yemek yemez birer (cansız) ceset olarak yaratmadık.”  Ayetini okuyunca aç olduğunu anladım.

Abdullah: “Acele et ve çabuk gel!” dedim

Kadın: “Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar.”  Ayetini okudu. Yorgun olduğunu ve yürüyecek gücünün kalmadığını anladım.

Abdullah: “Benimle birlikte deveye bin” dedim.

Kadın: “Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, yer ve gök, (bunların düzeni) kesinlikle bozulup gitmişti.”  Ayetini okuyunca deveye binmekten hayâ ettiğini anladım.

Abdullah: “Deveden indim ve onu tek başına deveye bindirdim.

Kadın, deveye binerken şu ayeti okudu: “Bunu bizim hizmetimize vereni tesbih ve takdis ederiz.”

Kafileye vardığımızda ona: “Kafilede akrabalarından bir kimse var mı?” diye sordum.

Kadın peşpeşe şu ayetlerle cevap verdi: “Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık.”
“Muhammed, ancak bir peygamberdir.”
“Ey Yahya! Kitaba (Tevrat’a) var gücünle sarıl!”
“Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”

Bu ayetlerden sonra kafilede Davud, Muhammed, Yahya ve Musa isimlerinde akrabalarının olduğunu anladım.

Onları isimleriyle çağırdım. O sırada dört tane genç adam kadına doğru geldiler. Ona: “Bu adamların seninle yakınlık derecesi nedir?” diye sordum.

Kadın: “Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür.”  Ayetini okuyunca gençlerin kadının oğulları olduklarını anladım.

Genç adamlar kadının yanına gelince kadın onlara Kasas suresinin 46. ayetini okudu: “(Şuayb’ın iki kızından biri: Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir olandır, dedi.”

Bu ayeti okuyunca çocuklarına bana zahmetlerimin karşılığı olarak bir ücret ödemelerini ima ettiğini anladım. Annelerinin isteği üzerine bana bir miktar para verdiler.

Kadın: “Allah dilediğine kat kat fazlasını verir.”  Ayetini okudu. Bu ayeti okuyunca anladım ki onlara daha fazla bir meblağ ödemelerini söylüyor. Bunun üzerine onlar bana bir miktar daha para verdiler. Onlara: “Bu kadın kimdir?” diye sorduğumda

Annemiz Fizze’dir dediler, Fatıma’nın (s.a) hizmetçisiydi, yirmi yıldır Kuran’dan başka bir şey konuşmuyor.”

——————————————————-
Fizze: Fizze, Nevbe ahalisindendi. Daha sonraları Hz. Ali’nin (a.s) evine gelerek Hz. Fatıma’nın (s.a) cariyesi oldu ve Fatıma’nın (s.a) yanında yetişerek üstün derecelere erişti. Öyle ki Fatıma’nın (s.a) aile bireylerinden sayılarak İnsan Suresinin dokuzuncu ayetinin muhataplarından oldu.


Yorum Bırak

  1. Selam dedi ki:

    Ehl-i Beyt’in hizmetçileri olan Kamber ve Fizze’nin imanı, ahlakı ve ilmi böyle yüceyse Ehl-i Beyt nasıldır?
    Allah’ım bizi ehl-i beytin hadimleri kıl..
    Allah razı olsun