Geçim Zorluğundan Sonra Genişlik

Yazar: beytül ahzan Tarih: 14 Temmuz 2010 2.027 kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok

Yine Ayetullah Hairî, Hacı Seyit Ali Nasır’ın adil, yalan söylemeyen, dindar ve takva sahibi arkadaşlarından Talikanî’nin şöyle anlattığını nakleder:

Bir gün İsfahan’a, Ayetullah seyit Muhammed Feşarekî’nin oğlu Seyit Ali Ekber’i görmek üzere Hacı Mirza Abdulcevad Kelbasî’nin evine gittim. (Ben, adı geçen bütün bu şahısları tanıyorum.) Seyit Ali Ekber’i sordum. Maddi durumunun iyi olmadığını, parasız olarak sabah namazı için Hekim Mescidi’ne gittiğini söylediler. Uzun bir süre bekledim. Dönmeyince arkasından mescide gitmeye karar verdim. Oraya vardığımda secdedeydi. Rahatsız etmeden geri döndüm. Adamın biri eve gelerek “Ben  Hacı Abdulcabbar’ım. Seyit Muhammed Feşarekî’nin oğlu burada mı kalıyor?” diye sordu. “Evet, burada kalıyor” dedim. Bunun üzerine bin tümen verip gitti.

Bundan kırk yıl önce bin tümen yüksek bir meblağ sayılırdı. Kimse bu kadar yüklü bir miktarı şahsın kendisini görmeden vermezdi. Hatta şimdilerde bile kolay kolay bu parayı verebilecek biri bulunmaz.

Kum İslamî İlimler Havzası’nın aylık bütün harcamaları üç bin tümendi ve hatta bazen üç bin tümen bile olmazdı. Tüm bunlara rağmen adının Abdulcebbar olduğunu söyleyen o adam bu meblağı vererek gitmiş, kayıplara karışmıştı. Daha sonra böyle bir isim araştırıldı. Ama o özellikte birini kimse tanımıyordu.

———————–

“Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.

Yazar: Ayetullah Destgayb

Öykü:108    Sayfa:239

Yorum Bırak