Giyim ve Kuşam Hakkında Kırk Hadis

Yazar: beytül ahzan Tarih: 27 Ekim 2010 13.265 kez okundu Hadis 3 Yorum

Bismihi Taala

Erkek  ve kadının giyimi ve her iki cinsin giyim ve kuşamda uymaları gereken hususlar konusunda başka bir açıklama  ve ayrıntıya girmeden topladığımız hadisleri masumların dilinden aynen aktarmayı daha uygun buldum. Faydalı olacağı ümidiyle konuyla ilgili 40 hadisi huzurunuza sunuyorum:

1-Hz. Ali (a.s) buyurmuştur: “Kadının giyimi ve korunması onun daha çok huzurlu, mutlu ve güzel olmasının devamına sebep olmaktadır.”

2-Hz. İmam Caferi Sadık’tan (a.s)  nakledilir: “Kadının örtüsü onun güzelliği ve canlılığı için daha faydalıdır.”

3- Hz. Ali (a.s) oğlu İmam-ı Hasan Mücteba’ya buyurduğu vasiyetnamesinde şöyle demiştir: “Eşlerinin örtünmeleri için giymeleri gereken elbise onların gözlerini hava-heves ve haramdan alı koymakta olup, giydikleri örtü onlara daha çok sebat etmelerine armağan getirecektir. Kadınların ölçüsüz ve usulsüz açılmalarına engel ol. Nedeni ise bu tür hayat tarzı onların fesada düşmelerine sebep olur. Edebiliyorsan, eşlerin senden başkasını tanımamalarını ve erkeklerle gidiş gelişlerinin olmamasını sağla.”

4-İmam-ı Musa Kazım (a.s) dedesi İmamı Ali’den (a.s) şöyle nakletmektedir: “Bir gün ama (kör) birisi eve girmek için müsaade almak isterken, Hz.Fatime (s.a) ayağa kalkarak çarşafını üzerine giydi.Peygamber (s.a.a) Hz.Fatime’ye,neden ondan yüzünü çeviriyorsun o seni göremiyor ki?. Hz.Fatime (s.a) Peygamber’e (s.a.v) şöyle buyurdu: O beni göremiyorsa ben onu görüyorum ve o benim kokumu hissedebiliyor ya.”

5-Hz. Peygamber (s.a.a) Cebrail’den (a.s)  şöyle bir sualde bulunur: “Acaba melekler de gülüp ağlıyorlar mı?” Cebrail (a.s) şöyle buyurdu: “Evet.(Meleklerin güldüğü yerlerden biri)”Hicapsız” veya “kötü hicap giyen” kadınlardan biri ölürken, bedeninin görünmemesi için yakınları onu kabire koyarken onun üstünü toprakla örterken melekler gülüyorlar ve şöyle derler: “Gençlik döneminde herkesin ona bakmasıyla onları tahrik ederdi ve diğerlerinin günah işlemesine sebep olurdu. Bu dönemde eşi ve kardeşleri buna engel olmamaktaydılar onun örtü giymesi için uğraşı vermediler. Şimdi ise herkes ona bu durumda bakmamak için kaçınıyorlar.”

6- Yağmurlu bir günde Hz. Ali (a.s) Peygamber (s.a.a) birlikte Bakiy Mezarlığında bulunurlarken merkebe binmiş bir kadın oradan geçerken aniden merkebin ayağı bir çukura geçti ve kadın o hayvanın üstünden yere düştü. Peygamber (s.a.a) aniden yüzünü ayrı tarafa çevirdi. Orada bulunanlardan biri İslam Peygamberi’ne (s.a.a) bu kadının pantolonu vardı, dedi. Peygamber (s.a.a) üç defa şöyle buyurdu: “Allahu taala pantolon giyeni(kadını) rahmet etsin.” Daha sonra O Hazret şöyle buyurdu: “Ey halk! Pantolonu bir giyim ve örtü olarak seçin ve tercih edinin. (pantolon)sizin için en örtücü elbiselerden biridir. Bu elbise sebebiyle kendi kadınlarınızı evlerinden dışarı çıkarken korunmalarını sağlamış olursunuz.(Bilinmelidir ki Peygamber (s.a.a) pantolondan maksadı hicap veya örtünün tamamlayıcı olarak zikretmiştir)”

7- Hz. Peygamber (s.a.a) demiştir ki: “Allahu taala kendisini kadına benzeten erkeğe ve kendisini erkeğe benzeten kadına lanet etmiştir.”

8- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Üç grup hiçbir zaman cennete girmeyecekler: Kendisini giyim-kuşam ve diğer hareketlerde erkeklere benzeten kadın…”

9- Hz. Ali (a.s) buyurmuştur: “Elbiselerin en iyisi, o elbisedir ki seni Hak Teala’dan alıkoyup kendisiyle meşgul etmeyendir.”

10-Bir “Hadisi Kudsü” de şöyle zikredilir: “Kullarıma söyleyin ki, düşmanlarımın elbisesini giymesinler. Kendilerini onlara benzetmesinler. Eğer böyle yaparlarsa bunlarda benim düşmanım sayılırlar.”

11-İslam Peygamberi (s.a.a) şu şekilde buyurmuştur: “Allahu Taala sizlerin çıplak olmanızı nehiy etmiştir. Öyleyse sizinle birlikte olan meleklerden utanın O bekçi melekler sizin sadece ihtiyacınızı giderirken ve eşlerinizle beraber olmanın dışında sizlerle beraberdirler.”

12- İslam Peygamberi’nden (s.a.a) şöyle bir soru sormuşlardır: “Yalnız olurken çıplak olabil irmiğiz?” Hazret şöyle cevap vermiştir: “Halktan daha çok Allahu Taaladan utanılmalıdır.”

13- İslam Peygamberi (s.a.a) demiştir ki: “Allahu Teala sizlerin çıplak olmanızdan alı koymuştur. Buna göre çıplak olmaktan kaçının.”

14- Hz. Ali (a.s) buyurmuştur: “Birisi çıplak olduğunda şeytan ona bakar ve tamahlanır. Öyleyse kendinizi örtün.

15- İslam Peygamberi (s.a.a) üç defa buyurmuştur: “Ey Rabbim! Elbisesiyle giyim ve kuşamına riayet eden kadınları bağışla. Kadınlar evlerinden dışarıya çıkmak istediklerinde erkeklerin dikkatini çekmeyecek elbiseler giysinler.”

16- İslam Peygamberi (s.a.a) demiştir: “Sıyanet (Korunmak) kadını daha çok temiz ve güzelliğini sağlam kılmaktadır.”

17- İslam Peygamberi (s.a.a) buyurmuştur: “Kendin beğeneceğin yemeği ye. Elbise giyerken de müminlerin beğendiği elbiseyi giy.”

18-Bir rivayette şöyle geçer: İslam Peygamberine (s.a.a) birkaç çeşit parça getiriler, Peygamber o parçalardan birini dostlarından birine verirken bu parçayı ikiye bölmesini istedi ve ona bu parçanın bir bölümünü kendine elbise dik diğer bir bölümünü de eşin kendisine başörtüsü olarak kullansın, dedi. Daha sonra o şâhısa şöyle buyurdu: “Eşine söyle ki, bu parçayla öyle bir elbise diksin ki giydiğinde bedeni bu elbisenin altında görünmemelidir.”

19- İslam Peygamberi (s.a.a) buyurmuştur: “Ümmetimin kadınlarının helak olmasının sebebi iki şeydedir: Altın ve ince elbise giymek.”

20- Hz. Ali (a.s) buyurmuştur: “Sizlere kalın elbise giymenizi tavsiye ederim. Herkim ince elbise giyerse, dinide incedir.”

21-Halife Ebu Bekir’in kızı Esma üzerinde bedenin göründüğü ince elbise giymişti. Peygamber (s.a.a) yüzünü ondan çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esma! Buluğ çağına ulaşan bir kadının bileklerinden aşağısı ve yüzü dışındaki yerlerinin görünür şekilde ince giymesi caiz değildir.”

22- İslam Peygamberi (s.a.a) bugünkü bizim dönemimizin durumunu önceden öngörerek şöyle buyurmuştur: Son dönemlerde yaşayan Ümmetimin erkekleri kendilerini kadınlara benzetecekler ve bindikleri arabalarıyla camilerin kapılarının yakınında inerler (ama camilere girmezler). Bu çeşit erkeklerin evli oldukları eşleri de giyinmelerine rağmen çıplaktırlar ve saçlarını ise dik birilerinin dikkatini çekecek şekilde açılırlar. Bu tür kadınlar lanet edilmişlerdir.”

23- İslam Peygamberi (s.a.a) demiştir ki: “Bir kadının bileklerinin dışındaki bedenini namahremlere aşikâr etmesi caiz değildir. Eğer böyle bir günaha bulaşmışsa Allahu Taala ona her zaman lanet eder Hakk Taala’nın gazabına duçar olur. Allah’ın melekleri de ona lanet ederler. Kıyamet gününde de onun için ebedi azap hazırlanmıştır. Allahu Teala’ya ve kıyamet gününe inanan bir kadın ziynet süslerini sacını ve ayak bileklerinin dışındaki bedeninin yerlerini eşinden başkasına göstermemelidir. Eğer eşinin dışındakilere böyle yaparsa kendisi fesada atmış ve Allahu Taalayı kendisine öfkeli kılmıştır.

24- Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kendi ziynet eşyalarınızı eşlerinizin dışındakilerin görecekleri yerlerden koruyun. Eşlerinizin olmadıkları yerlerde kendinize koku vurmayın. Ayaklarınızı bileklerden aşağı bölümlerini aşikâr etmeyin ettiğiniz takdirde dininiz heba olur ve Allahu Taala’yı öfkelendirmiş olursunuz.”

25- Hz. Peygamber’den (s.a.a) nakledilir ki: “Kadınlarınızın diğerlerini tahrik edecek elbise giymelerini engelleyin.”

26-İmam-ı Sadık (a.s) ashabından biri olan Muhammed ibni Ebi Umeyrin kız kardeşlerinden birine şöyle buyurdu: “Kardeşinin ziyaretine gideceğin vakit diğerlerini tahrik edecek renkli elbiseler giyinme.”

27- Hz. Peygamber (s.a.a) yakın akrabası olan kadınlardan birine şöyle buyurdu: “Diğerlerinin dikkatini çekecek başörtüsü takma. Böyle yaptığın takdirde dinini tahrip edersin ve Allahu Taala’yı da öfkelendirmiş olursun.”

28-İmamı Rıza (a.s) buyuruyor: “Her kim elbise giyerken onunla övünüyor ve kendisini cilveli gösteriyorsa Allahu Teala ondan rahmetini alı koyacaktır.”

29- Hz. Peygamber (s.a.a) buyurmuştur: “Öyle bir elbise giyin ki insanların parmakla göstereceği birisi olmayasın, halkın saygı ve hürmet göstereceği olmalısınız.”

30-Fuzeyl İbni Yesar der İmamı Sadık’tan (a.s) sordum: “Kadının bilekleri namahremden koruması gereken uzvumudur?” İmam buyurdu ki: “Evet. Başörtüsünün altında bulunan uzvu da kapatılmalıdır. El bileziğinin yukarı tarafındaki bölümde örtülmelidir.”

31-Kadının tüm bedenini eşi için aşikâr etmesinin bir sakıncası yoktur. Başını ve boynunu da kardeşine ve oğluna gösterebilir. Ama namahrem karşısında dört örtüden istifade etmelidir: “Gömlek, başörtüsü, başörtüsünden daha geniş olan göğüs üzerine örtülmesi gereken giysi ve çarşaf.”

32-Peygamberin (s.a.a) eşi Ayşe der: “Benim anne tarafından kardeşim olan Abdullah Bin Tufeylin kızı süslü bir şekilde benim evime gelmişti, O esnada Hz. Peygamber (s.a.v) de evine girdi. Onu gördüğünde yüzünü ondan çevirdi.” Ayşe der Peygamber(s.a.v) dedim ki: “Bu yaşı küçük olan anne tarafından olan kardeşimin kızıdır.” Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kadın adet göreceği yaş haddine gelmişse yüzü dışındaki diğer uzuvlarını göstermesi caiz değildir.

33- İmamı Sadık (a.s) buyuruyor: “Müslüman bir kadının bedenini örtmeyecek bir elbise giymesi caiz değildir.”

34- Hz. Ali’in (a.s) meşhur müfessir olan ve mümtaz talebesi olan İbn-i Abbas şöyle der: “Kadın saçını, göğsünü, boynunun etrafını ve boğazının altını örtmelidir.”

35-İmamı Bakır’dan (a.s) şöyle nakledilir: Kadının mahremleri olan babası ve kardeşleri onun her yerine bakmaya hakları yoktur. Kadında gerdanlığın alt tarafını ve el bileğinin üst tarafını aşikâr etmemelidir. Kadının mahremleri yanında giyeceği elbiseye dikkat etmeli  ve her istediği süsle dışarı çıkarak kendisini diğerlerine göstermemelidir.

36-Peygamber’in (s.a.a) ashabından biri şöyle der: “Bir gün elbisemin bir kenara kayıp bacağımın göründüğü şekilde oturmuştum. O esnada Peygamber (s.a.v) oradan geçmekteydi. O Hazret bana şöyle buyurdu: Kendi bacağını ört çünkü o uzvun senin avret yerindir.”

37-Hz. Musa (a.s) kendi giyimine o kadar dikkat ediyordu ki halk onun cismi bir hastalığının olduğunu zannediyorlardı. Peygamber (s.a.a) o Hazret hakkında şöyle buyurmuştur: “Hz. Musa (a.s) o kadar iffetli ve hayâlı idi ki, elbise giyerken bedeninin küçük bir bölümünün bile görünmesine razı değildi. Yıkanmak için bir suya girmek istediğinde bedeni suyun içine girmediği takdirde elbisesini çıkarmazdı. Hâlbuki kavmi Beni İsrail utanmadan birbirlerinin gözü önünde soyunuyorlar ve birbirlerine bakıyorlardı.”

38- Peygamber (s.a.a) gusül almak isterken birilerinin görmemesi için o yere perde çekerdi.

39-İmam-ı Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Lokman’ın (a.s) hekim olmasının sebebi giyim ve kuşamı hakkında çok dikkat ettiğinden oluşmuştur derler.(Sadece kadınların giyim ve kuşama dikkat etmesi gerekir diyenler için bu bir ibret kaynağıdır)

40- Peygamber (s.a.a) bir gün amelelerden birinin açık alanda guslettiğini görür. Ona buyurdu ki: “Allahu Taala’dan utanmanı beklerdim. Ücretini al bundan sonra ihtiyacımız yoktur.”

Derleyen: Hacer AYYILDIZ

Yorum Bırak

  1. NUR diyor ki:

    Bismillahirahmanirahim Bir gün “kör” birisi eve girmek için müsaade ister Hz.fatıma “s.a” ayağa kalkarak çarşafını üzereine giydi peygamberimiz “s.a.v” Hz. Fatımaya neden ondan yüzünü çeviriyorsun o seni göremiyor ki Hz.Fatıma Peygamberimize “s.a.v.” şöyle buyurdu o beni göremiyorsa ben onu görüyorum ve o benim kokumu hissedebiliyor ya.

  2. cüneyt diyor ki:

    bismillahi rahmani rahim A’RAF 26. Ey Adem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi… İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi).
    bu ayette ayıp yerleri sınırlaması nedir.insan ne kadar kapansada erkeğin bakış acısının daha hayırlı olduğunu söylemiş ALLAH ( CC )
    öyleyse kardeşlerim takva elbisesine bürünmek en iyisi değilmi

  3. Yıldız diyor ki:

    Bismihi Teala. Selamunaleykum.
    31-Kadının tüm bedenini eşi için aşikâr etmesinin bir sakıncası yoktur. Başını ve boynunu da kardeşine ve oğluna gösterebilir. Ama namahrem karşısında dört örtüden istifade etmelidir: “Gömlek, başörtüsü, başörtüsünden daha geniş olan göğüs üzerine örtülmesi gereken giysi ve çarşaf.”

    Bu hadiste çarşaf da var. 4’ünde ayrı ayrı bahsetmiyor ”ve” bağlacıyla dördünü de beraber zikrediyor. Ayrıca çarşaflı ve peçeli bir kadın resmi koymuşsunuz. Daha mı doğru, Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?