Gözü Yaşlı Bir Geceden İzler

Yazar: beytül ahzan Tarih: 6 Mayıs 2011 3.2K kez okundu Genç Kalemler 1 Yorum

Duydum ki insanlar seni görebilirmiş. Kendim için hiç umutlanmadım; çünkü ben senin o ay yüzünü göremeyecek kadar günahkarım. Yine de içimde baş gösteren bir hüzün dalgasıyla “seni” geçirdim yüreğimin taa içinden. O ay yüzünü hayal etmekten aciz olan yüreğim çırpındı bir kuş misali. Aslında bize çok yakın olduğunu düşündüm. Yakınlığınla birlikte fersahlarca uzak. Cemkeran’ı düşündüm… Oraya gidipte kılacağım iki rekat namazda seni düşleyip sana kavuşmayı… İnan hayali bile beni benden almaya yetiyor. Seni görmeyi bir kenara bıraktım; Cemkeran’a gitmek bile bana uzak sanki. En büyük arzularımdan biri olan Seyyid-i Şüheda’nın (as) ziyaretini düşündüm… Orada Ağamın kapısına yapışıp ağlarken, istiyorum ki beni sana kavuştursun. Dönüp bakıyorum haremin yanındasın.(Hayal bu ya Ağacan en olmayacakları bile düşündürüyor insana.) Yüzün ay gibi parlıyor. Ama ağlıyorsun. Gözlerinden kanlı yaşlar akıyor. İmam Huseyn’e matem tutarken bizim göstermelik gözyaşlarımızdan kat kat uzaksın.

İnsanlar birini sevdi mi ya da özledi mi onu görüp duygularını yatışrırır. Ben seni hiç görmedim. Hayallerimde seni görebilme ihtimalimle yaşıyorum. Sadece duyduklarımla sana olan bu özlemime karşı ben nasıl yatıştırayım bu yüreğimi? Hani nasip biraz insana bağlı ya Ağacan; bana kalırsa işim zor!

Ben istiyorum ama en azılı düşmanlarım (şeytan ve nefs) izin vermiyor ki sana geleyim! Çok yalnızım Ağacan, hem de çok… Ne yapayım ki ben sana geleyim? Konuşmalarımın çok saçma olduğunu biliyorum ama yüce Allah kullarının samimi duygularını hor görmekten münezzehtir. Ben de ancak böyle seninle konuştuğumu düşünüp avutuyorum kendimi. Ağacan ne olur benim bu günahkarlığımda sana olan hislerimi horlama. Ey Yusuf-u Zehra! Seni ant veriyorum anan Zehra’nın o gamlı yüreğine! Bu biçare gözyaşlarıma, sana ulaşmak için nefsiyle mücadele veren ruhuma, zavallı bedenime acı. Acı ki kendinden nasiplendir beni! Hasretinden biçareyim… Fereci gözlüyor her fırsatta günaha düçar olmakla karşı karşıya olan gözlerim. Bana bir ses ver. Ağacan ferec ne zaman? Ey Zehra’nın gülü, biz seni bekleyeceğimiz yerde sen mi bizi bekliyorsun yoksa?

Evet… Duydum ki sen yalnızsın… Bir başına aramızda dolaşıp gözyaşı döküyorsun. Seni bekleyenlerin azlığı seni ziyadesiyle üzmekte… Ama Allah biliyor ya kaplerde olanı; seni yürekten arzulayanlar da vardır. Bir dileğim var. Eğer seni görmeye vefa ederse ömrüm senin yolunda öleyim.. Yine ferecinden önce ölürsem Allah beni mezarımdan çıkarıp sana keniz eylesin. Sen benim için dua et, ben hidayet olayım … Allah senin dularınla bağışlasın beni…

Kübra Aydın


Yorum Bırak

  1. Muharrem kan dedi ki:

    Ağa aşkıyla dolu kalplere selam ve hürmet le Allah ALİ ŞİA SI VE İNANIŞÇILARININ YAR VE YARDIMCISI OLSUN