Günahları İtiraf Etme Hakkındaki Duası

Yazar: beytül ahzan Tarih: 18 Ağustos 2009 Sahife-i Seccadiye 1 Yorum




Allah’ım! Üç haslet, senden (bir şey) istememe engel oluyor; bir haslet de, senden (bir şey) istemeye itiyor beni. (Rabbim!) Yerine getirmediğim, getirmekte ağır davrandığım emirlerine, tereddüt etmeden işlediğim yasaklarına ve şükrünü eda etmekte kusur ettiğim nimetlerine bakınca, senden (bir şey) istemeye utanıyorum. Sana yönelenlere, hüsnü zanla dergâhına gelenlere olan lütuf ve fazlını görünce de, senden istekte bulunmaya cür’et ediyorum.

Çünkü, senin bütün ihsanların lütuf, bütün nimetlerin karşılıksız bağıştır. Ey mâbudum! Şimdi ben, zilletle boyun eğmiş bir hâlde izzet kapının önünde durmuş, çoluk çocuğu çok, fakr u zaruret içindeki biri gibi utanarak senden (lütuf ve merhametini) dileniyorum ve itiraf ediyorum ki, bana ihsanda bulunduğun zaman sana karşı gelmemeye gayret etmekten başka bir şey yapmış değilim ve hiçbir zaman da senin lütuf ve fazlından mahrum kalmamışım. Şimdi ey Rabbim! Katında kötü şeyler kazandığımı ikrar etmek, bana bir yarar sağlar mı? Çirkin işler yaptığımı itiraf etmek, beni senden (senin azabından) kurtarır mı? Yoksa, bulunduğum durum itibariyle gazabını mı hak ettim? Yoksa, seni çağırırken gazabınla mı cevap vereceksin? Seni tenzih ediyorum!

Tövbe kapısını yüzüme açık bıraktıktan sonra senden ümit kesmem. Aksine; günahları büyük, bahtı dönmüş, amel zamanının bittiğini, ömrünün sona erdiğini görüp senden kurtulamayacağını, senden kaçamayacağını anlayınca, tertemiz bir kalple sana dönüp ihlâsla tövbe eden, sonra da karşında eğilip bükülerek, başını aşağı salarak, korkudan dizleri titreyerek, gözyaşları suratını ıslatmış bir hâlde kısık bir sesle seni çağıran, sana yalvaran, kendine zulmetmiş, Rabbinin saygınlığını küçümsemiş hakir bir kul gibi;

“Ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey merhamet arayanların yöneldiği en merhametli zat! Ey mağfiret dileyenlerin etrafında dolaştığı en şefkatli Zat-ı Kibriya! Ey affı cezalandırmasından çok olan! Ey rızası gazabından bol olan! Ey güzel affıyla yaratıklarının övgüsünü kazanan! Ey kullarını tövbelerinin kabul olacağına alıştıran! Ey kötülerin tövbeyle ıslah olmalarını sağlayan! Ey kullarının az amellerine razı olan! Ey onların az amellerine çok mükâfat veren! Ey dualarına icabet etmeyi onlar için tazmin eden! Ve ey lütfuyla onlara en iyi ödülü vereceğini vadeden (yüce Allah)!” diyerek seni çağırırım, sana yalvarırım. Çünkü ben, sana isyan edip de bağışladığın en isyankâr, mazeret gösterip de mazur gördüğün en kötü ve tövbe edip de tövbesini kabul ettiğin en zalim kişi değilim.

Buradan sana yönelerek, kaçırdığı fırsatlara pişman olan; devşirdiği günahlardan korkan; yaptıklarından utanç duyan; senin indinde büyük günahı affetmenin büyük bir şey olmadığını, bunun sana göre kolay bir iş olduğunu, hadsiz hesapsız suçlara göz yumabileceğini bilen ve sana en sevimli kulun; sana karşı büyüklük taslamayı terk eden, günahlardan sakınan ve sürekli bağışlanma talebinde bulunan kul olduğunun bilincinde olan biri olarak tövbe ediyorum. (Ey Rabbim!) Büyüklük taslamaktan, günahlara devam etmekten sana sığınıyorum.

Kusur ettiğim hususlarda senden bağışlanmamı istiyorum. Âciz olduğum, güç yetiremediğim konularda senden yardım diliyorum. Allah’ım! Muhammed ve Âline salât eyle ve üzerime farz ettiklerini bana bağışla; hak ettiğim cezalandırmalarından beni kurtar; günah ehlinin korktuğu (cehennem azabı)ndan bana güvence ver. Çünkü sen, af ile dolusun; mağfiret için umulansın; bağışlama ile tanınmışsın.

Hacetimi senden başka kimseden dilemem. Günahımı senden başka bağışlayacak olan yok. Her türlü eksiklik sıfatından münezzehsin sen! Senden başka kimse bana zarar veremez; senden başka kimseden korkmam. Hiç şüphesiz, sen takva ehlisin; mağfiret ehlisin. Muhammed ve Âline salât eyle ve hacetimi gider, dileğimi kabul et; günahımı bağışla, korkumu güvene çevir. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bunlar sana pek kolaydır. Âmin, ya Rabb’el-âlemin.

Yorum Bırak

  1. caferoglu saltanat dedi ki:

    Hiç şüphesiz, sen takva ehlisin; mağfiret ehlisin. Muhammed ve Âline salât eyle ve hacetimi gider, dileğimi kabul et; günahımı bağışla, korkumu güvene çevir. Hiç kuşku yok, sen her şeye kadirsin ve bunlar sana pek kolaydır. Âmin, ya Rabb’el-âlemin.