Hanzala

Yazar: beytül ahzan Tarih: 28 Mart 2010 2.1K kez okundu İslam Tarihi Yorum Yok


Hanzala, ömrünün baharından yirmi küsur yıl geçmemiş bir gençti. O, “Ölüden diriyi çıkarır.” Yani: İnancı olmayan babalardan, imanlı ve temiz evlatlar yaratır anlamında tefsir olunan ayetin bir örneğiydi. O, Hz. Peygamber’in (saa) düşmanı olan Ebu Âmir’in oğluydu. Babası, Uhud Savaşı’nda Kureyş ordusuna katılmıştı ve o İslam’ın kötülüğünü isteyen unsurlardan biriydi. Kureyş’i Hz. Peygamber (saa) ile savaşmaya tahrik ederek hayatının son demlerine kadar İslam ile düşmanlıktan geri kalmamıştır. O,  Zırar mescidinin temellerini atan adamdı.

Evlatlık duyguları Hanzala’yı babasın karşı savaşmaktan vazgeçiremedi. Uhud Savaşı’nın yapıldığı gün, onun düğün gecesiydi. O, Evslilerin tanınmış büyüklerinden olan Abdullah b. Ubey’in kızıyla evlenmişti ve o gece mecburen zifaf gecesi merasimini yerine yetirmek zorundaydı.

Cihada çağrı sesleri kulaklarında çınladığında hayrete düştü. Çareyi ordu komutanının huzuruna varıp, bir gece Medine’de kaldıktan sonra, ertesi gün savaş meydanına ulaşacağına dair izin almakta buldu.

Allame Meclisî’nin naklettiğine göre, [1] aşağıdaki ayet onun hakkında nazil olmuştur:

“Müminler o kimselerdir ki, Allah’a ve Resulü’ne iman ederler, onunla birlikte toplu(mu ilgilendiren) bir iş üzerinde iken, ondan izin alıncaya kadar bırakıp gitmeyenlerdir. Gerçekten senden izin alanlar, işte onlar Allah’a ve elçisine iman edenlerdir. Böylelikle senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver…”[2]

Hz. Peygamber (saa), ona düğün merasimi için bir gece izin verdi. Sabahın erken vakitlerinde Hanzala cenabet guslü bile almadan savaş meydanına gidecekti. Kapıdan çıkacağı an, evliliklerinden sadece bir gece geçmiş olan gelini gözleri dolmuştu. Eşinin boynuna sarılarak birkaç dakika daha kalmasını istedi. Ondan, bazı sebeplerden dolayı Medine’de kalan dört kişinin yanında, dün gece eşiyle cinsel münasebette bulunduğunu söylemesini istedi.

Hanzala evden çıktı, gelin o dört kişiye dönerek, dün gece rüyamda gökyüzünün yarıldığını ve eşimin de onun içine girdiğini, sonra da kapandığını gördüm, ben bu rüyadan eşimin ruhunun göklere çekileceğini ve şahadet şerbeti içeceğini hissediyorum dedi.

Hanzala orduya katıldı, gözleri ordu arasında dolaşmakla meşgul olan Ebu Süfyan’a takıldı. O mertçe ona kılıçla saldırdı, ama kılıç onun atının arkasına isabet etti ve Ebu Süfyan yere serildi.

Ebu Süfyan’ın çığlıkları, Kureyş askerlerinden bir grubun toplanmasına neden oldu. Şeddad Leysi Hanzala’ya hamle etti, böyle Ebu Süfyan, Hanzala’nın pençesinden kurtuldu.

Kureyş askerleri arasında, bir mızraklı Hanzala’ya hamle etti ve mızrağını ona sapladı. Hanzala aldığı yarayla, mızraklı askeri takip etti ve onu öldürdü, kendisi de almış olduğu yara sebebiyle yere serildi.

Hz. Peygamber (saa) şöyle buyurdu:

“Ben meleklerin Hanzala’ya gusül verdiklerini müşahede ettim.”

Bu yüzden de Hanzala’ya “Gasilu’l-Melâike” (melekler tarafından gusledilmiş) adını verdiler. Evs kabilesi iftiharlarını saydıklarında şöyle diyorlardı: “Meleklerin kendisine gusül verdiği Hanzala bizdendir.”

Ebu Süfyan diyor ki: Onlar Bedir Savaşı’nda benim oğlum Hanzala’yı öldürdüler, ben de Uhud Savaşı’nda, Müslümanların Hanzala’sını öldürdüm.

Bu gelin ve damadın durumu şaşırtıcıdır; zira onlar hak yolunda canlarını feda eden kimselerdi, ama gelin ve damadın babaları, İslam’ın büyük düşmanlarından sayılırdı. Gelinin babası, Medine münafıklarının başı olan Abdullah b. Ubey idi, Hanzala ise, cahiliye dönemin rahiplerinden olan Ubey b. Âmir’in oğluydu. O İslam’dan sonra müşriklere katıldı ve Herkül’ü de genç İslam hükümetini devirmeye davet etti. [3]

———-

1-Biharu’l-Envar, 20/57

2-Nur Suresi, 62

3-Usdu’l-Gâbe; Biharu’l-Envar, 20/57

———

“Hz. Muhammed’in Hayatı” kitabından alıntıdır.

Yazar: Allame Cafer Süphani

Sayfa:244


Yorum Bırak