Hastaları Ziyaret Etmek

Yazar: beytül ahzan Tarih: 17 Aralık 2009 3.3K kez okundu Ahlak ve İrfan Yorum Yok


Hastalar, genellikle her şeyden daha çok sevgi, muhabbet ve morale ihtiyacı olan bitkin ve gönlü yıpranmış kimselerdir. Çünkü onlar, kendilerini zavallı ve çaresiz bir fert olarak görmekte, bazen de tamamıyla kendilerinden ümitlerini kesmektedirler. Açıktır ki böylesi bir buhrani durumda dost ve din kardeşlerinin ziyareti, onlar için büyük bir teselli sayılır, acılarını azaltır ve ruhlarını okşar.

Bu yüzden İslam, bu konuya da önem vermiş, hastalan ziyaretin hiçbir zaman unutulmamasını emretmiştir. Aziz İslam Peygamberi (s.a.a) buyuruyor ki:

“Hangi Müslüman, bir hastayı ziyaret ederse, Allah’ın rahmetine dalmış olur; yanında oturunca da Allah’ın rahmetinde yerini tesbit etmiş olur. Sabahleyin onu ziyaret ederse, yetmiş bin melek akşama kadar ona dua eder; akşam ziyaret edince de, yetmiş bin melek sabaha kadar ona dua eder.”[1]

Hastaları Nasıl Ziyaret Etmeliyiz?

İslam, “Hastalan ziyaret ettiğiniz zaman durumlarını sorun ve onlara dua edin ki, bu vesileyle yürekleri sükunet bulsun” diye emretmektedir. Sevgili İslam Peygamberi (s.a.a) buyuruyor ki:

“Hastaları ziyaret edin; ölülerin cenazesine katılın; (bu) size ahireti hatırlatır ve hastaya, “Allah’ım, ona kendi şifan ile şifa ver, onu tedavi et sıhhat ve afiyet ile onu bu beladan kurtar” diye dua edin.”[2]

Bir hastayı ziyarete gittiğiniz zaman az da olsa ona bir hediye götürün. Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) buyuruyor ki:

“Kim, bir hastaya gönlü istediği yiyeceği verirse, Allah ona cennet meyvelerinden verir.” [3]

İmam Sadık (a.s) bir hastanın ziyaretine gitmekte olan dostlarından bir gruba: “Yanınızda bir elma veya bir ayva veya bir turunç veya birazcık güzel koku veya bir parça ud var mı?” diye sordu. “Yanımızda hiçbir şey yoktur.” dediler. İmam: “Bilmiyor musunuz hasta, yanına yiyecek götürülmesini sever?” buyurdu.[4]

Hasta ziyaretçisinin, yiyecek ve içecekle ağırlanma gibi bir beklentisi olmamalıdır. Hz. Resul-i Ekrem (s.a.a) hastanın yanında bir şey yemeyi nehyetmiş “aksi takdirde ziyaretinin sevabı kalmaz” diye uyarıda bulunmuştur.[5]

İslam, üç güne kadar -ki tabii olarak hastanın durumunun nasıl olacağı bilinmemektedir- hastayı ziyarete gitmemeyi emretmektedir. Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

“Hastanın ziyareti, hastalığının üçüncü gününden sonra olur.”[6]

Ziyaret, hastanın rahatsız olup zahmete düşmesine de sebep olmamalıdır. Bu yüzden hastanın yanında fazla oturmamak müstehaptır. Hz. Ali (a.s) “Hastanın yanında az oturan ziyaretçi daha çok sevap alır. Ama hastanın kendisi onun çok oturmasını isterse, bu başka.” [7] buyurmaktadır.

İmam Sadık (a.s) da şöyle buyuruyor:

“Ziyaretinin tam olmasını istiyorsan, hastayla görüştükten sonra çabuk yanından kalk. Çünkü cahilin ziyareti, (hastanın yanında çok oturması sebebiyle) hasta için kendi ağrısından daha rahatsız edici olur.” [8]

İslam, hastalara günlük işlerinde yardımcı olmayı emretmektedir. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyururlar:

“Her kim, bir hastanın herhangi bir ihtiyacını gidermeye çalışırsa, ister onu gidermeye muvaffak olsun, ister olmasın, günahları bağışlanmış olur.[9]

———

1- Bihar’ül-Envar, c.18, s.146.

2- Bihar’ül-Envar, c.18, s.145.

3-Bihar’ül-Envar, c.18, s.145.

4- Vesait’üş-Şia, c. l, s. 122.

5- Bihar’ül-Envar, c. 18, s. 146.

6- Bihar’ül-Envar, c.18, s.146.

7- Füru’ül-Kafi, c.l, s.33.

8- Füru’ül-Kafi, c.l, s.33.

9- Bihar’ül-Envar, c.18, s. 144.

——–

“Yaşayış Dini İslam” kitabından alıntıdır.

Yazar: Seyyid Ali Muhakkık

Sayfa:92


Yorum Bırak