Hz. Ali (as) İle Hz. Fatıma’nın (sa) Düğün Merasimi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 21 Mayıs 2010 18.6K kez okundu Ehlibeyt 4 Yorum

Gelin ve damat tarafından bir grup davet edildi. Hz. Ali (as) değerli eşi şerefine düzenledi. Yemekten sonra, Resulullah (saa) Hz. Fatıma’yı (sa) huzuruna çağırdı. Hz. Fatıma (sa) utangaçlık ve hayâ bütün vücudunu sarmış bir halde, Hz. Peygamber’in (saa) huzuruna çıktı. Sıkılma ve hayâ terleri alnından süzülüyordu. Gözü Peygamber’e (saa) takıldığında, ayakları titrediğinden az daha düşecekti. Hz. Peygamber (saa) değerli kızının elinin tuttu ve hakkında dua etti:

“Allah seni tüm kaymalardan korusun.” [1]

Sonra Hz. Zehra’nın (sa) yüzünü açtı ve gelinin elini damadın eline verdi ve dedi ki:

“Ya Ali, Allah Resulü’nün kızı ile evliliğin konusunda seni tebrik ederim. Ne güzel bir eştir Fatıma.”

Daha sonra kızı Fatıma’ya (sa) dönüp buyurdu ki:

“Ne iyi eştir Ali.”

Diğer bir deyişle; Hz. Peygamber (saa) o gece, henüz tüm bu gelişmelere rağmen günümüz toplumunda görülmemiş bir sefa, samimiyet ve ihlâs örneği sergiledi. Yani kızının elini Hz. Ali’nin (as) faziletlerini kızına anlattı. Kızının şahsiyetinden ve eğer Ali olmasaydı, ona eş değer birinin bulunmayacağından bahsetti. Daha sonra iş bölümü yaptı. Evin iç işleriyle Hz. Fatıma’yı (as) ve dış işleriyle de Hz. Ali’yi (as) görevlendirdi.

Bu arada bazılarının dediğine göre, Hz. Peygamber (saa), ensar ve muhacir hanımlarına, onu devesinin etrafını çevirerek kocasının evine uğurlamalarını emretti. Böylece cihanın en faziletli hanımefendisinin evlilik merasimi sona erdi.

Şöyle de denilmiştir: Hz. Peygamber (saa) Selman gibi seçkin bir zata, Hz. Zehra’nın (sa) devesinin yularını çekmesini emretti. Bu vesileyle kızının heybetini ilan etmiş oluyordu. Hepsinden tatlı olan an, her ikisinin de utangaç bir halde yere bakarak, gelin ve damat için bezenmiş olan odaya gitmeleriydi. Hz. Peygamber içeriye girerek bir kap su alarak teberrük unvanıyla

kızının başına ve bedenine serpiştirdi; zira su, hayat kaynağıdır ve her ikisi için şöyle dua etti:

“Ya Rabbi! Bu benim gözümde tüm insanlardan daha sevimli olan kızımdır. Ya Rabbi! Ali de yanımda Müslümanların en değerli olanıdır. İlahi, onların sevgi ve muhabbetlerini köklü ve sağlam kıl…” [2]

Peygamber kızının hakkını verebilmek için, aşağıdaki hadisi naklediyoruz: [3] Enes b. Malik şöyle nakletmiştir:

“Hz. Peygamber (saa) tam altı ay imsak vaktinde evden çıkar ve mescide giderdi. Aralıksız Hz. Fatıma’nın (sa) evinin önünde durup şöyle buyururdu:

Ey benim Ehlibeyt’im! Namazı hatırlayın. Allah siz Ehlibeyt’ten her türlü kiri ve pisliği uzak tutmak istiyor.

———-

1-Biharu’l-Envar, 43/96

2- Biharu’l-Envar, 43/96

3-Müsnedi- Ahmed, 2/259

———-

“Hz. Muhammed’in (saa) Hayatı” kitabından alıntıdır.

Yazar: Allame Cafer Süphanî

Sayfa:232


Yorum Bırak

  1. suleyman daduk dedi ki:

    Cok guzel ama cok eksik bir yazi olmus hz fatima (a.s) deve uzerinde iken arkasinda 5 bin melek vardi hz peygamberin saginda cebrail ve solunda mikail vardi ve arapca ile ”ya rabbi zeveced nur bi nur ” yarabbi nuru nur ile evlendirdim der ki batini anlami cok buyuktur onlarin evliligi biz normal insanlar gibi degildir ne dogumlari nede olumleri bizim gibi beseri degildir. hepsi birer misaldir biz insanlar icin birer hidayet kaynaklaridirlar.

  2. zehraaliyeva dedi ki:

    Ahlibeyt asiklarini herzaman sevenleri ahiretdede Allah sevsin Amin

  3. cyln dedi ki:

    allah sizden razı olsun

    • muhiddin dedi ki:

      ALLAH cümleehlibeyt ve onusevenlerinden razı olsun bezi şeyleri çoğ abartmamak lazımdır tüşünürem
      (suleyman daduk)qardaşımıza.!