Hz. İbrahim ile Cennet Arkadaşı

Yazar: beytül ahzan Tarih: 17 Aralık 2010 3.1K kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok
Hz. İbrahim ile Cennet Arkadaşı
Bu yazıyı değerlendirin

Bir gün Halil’ur-Rahman olan İbrahim (a.s) Beyt’ül-Mukaddes dağında koyunlarına bir otlak yer ararken bir adamın namaz kılmakla meşgul olduğunu gördü.

İbrahim (a.s) ibadet eden adama: “Ey Allah’ın kulu! Kimin için namaz kılıyorsun?”

Abit: Göklerin Rabbi için.

İbrahim (a.s): Akrabalarından yaşayanlar var mı?

Abit: Hayır!

İbrahim (a.s): Nereden yiyecek temin ediyorsun?

Abit: Yazın bu ağacın meyvesini topluyor ve kışta ise yiyorum.

İbrahim: Evin nerededir?

Abit dağa işaret ederek: Oradadır.

İbrahim (a.s): Beni evine götürmen ve bu gece misafirin olmam mümkün mü?

Abit: Yol üzerinde bir su vardır, oradan geçmek mümkün değildir!

İbrahim (a.s): Sen nasıl geçiyorsun?

Abit: Ben suyun üzerinde yürüyorum.

İbrahim (a.s): Beni de kendinle götür; Allah sana rızk olarak verdiğini bana da verir inşaallah.

Suyun yanına vardıklarında yaşlı abit, İbrahim (a.s)’ın elinden tutarak her ikisi de sudan geçip onun evine gittiler.

Hz. İbrahim (a.s) abide: En önemli gün hangisidir?

Abit: Kıyamet günü; o öyle bir gündür ki, Allah Teala insanların amellerinin karşılığını o gün verecektir.

İbrahim (a.s): Allah Teala’nın, bizi o günün şerrinden koruması için elimizi açıp dua edelim!

Abit: Benim duamın ne etkisi vardır! Allah’a andolsun ki, otuz yıldır sürekli Allah’a dua ediyorum ama henüz duam kabul olmamıştır!

İbrahim (a.s): Duanın neden kabul olmadığını diyeyim mi?

Abit: Evet, buyurunuz!

İbrahim (a.s): Allah Teala bir kulu sevdiğinde, daha fazla dua etmesi ve ondan bir şeyler talep etmesi için duasını çabuk kabul etmiyor. Kulunun sürekli böyle istekte bulunmasını seviyor. Ama Allah’ın sevmediği bir kul O’ndan bir şey isterse, onun duasını çabuk icabet eder veya onun gönlünü o duadan çevirir  ve atık bir şey istememesi için onu ümitsiz eder.

Sonra İbrahim (a.s) abide: Sen ne dua ediyordun?

Abit: Otuz yıl önce buradan bir koyun sürüsü geçiyordu, saçları uzun olan yakışıklı bir genç onları güdüyordu. Ona: Bu koyunlar kimindir? diye sordum. O genç: “Bu koyunlar İbrahim Halil’ur-Rahman’ındır” dedi. Ben o zaman şöyle dua ettim:

“Allah’ım! Eğer yeryüzünde bir halil ve dostun varsa, onu bana göster.”

İbrahim: Ey yaşlı abit! Allah Teala duanı kabul etmiştir. Ben Halil’ur-Rahman olan İbrahim’im.

Abit hemen kalkarak İbrahim (a.s)’ın boynuna sarıldı.[1]

—————-

[1] – Bihar, c. 12, s. 76.


Yorum Bırak