Hz. İmam Musa Kazım’dan (as) Kırk Hadis

Yazar: beytül ahzan Tarih: 16 Ocak 2010 5.4K kez okundu Hadis Yorum Yok
Hz. İmam Musa Kazım’dan (as) Kırk Hadis
Bu yazıyı değerlendirin


1- Dostlarından birine şöyle buyurdu: “Ey adam! Allah’tan kork; Helak olmana sebep olsa bile hakkı söyle. Çünkü (gerçekte) kurtuluşun ondadır. Ey adam! Allah’tan kork; kurtulmana sebep olsa bile batılı terk et. Çünkü (gerçekte) helakın ondadır.”

2- “Allah-u Teala’nın, insanlara zahiri ve batıni iki hücceti (delili) vardır, zahiri hücceti, Resuller, Peygamberler ve İmamlardır; batıni hücceti ise akıldır.”

3- “Ey Hişam! Lokman oğluna şöyle dedi; “İnsanların en akıllısı olman için hakka boyun eğ. Ey yavrum, dünya derin bir denizdir; bir çok insan onda boğulmuştur. Bu denizde gemin takva (geminin) yükü iman, yelkeni tevekkül, kaptanı akıl, kılavuzu (pusulası) ilim, lengeri ise sabır olmalıdır.”

4- “Allah’ın dininde fakih olun  (dini iyice anlamaya çalışın).  Çünkü dinde fakih olmak basiretin anahtarıdır,    ibadetin kemalidir, din ve dünyanın yüce makam ve derecelerine ulaşmak için de bir vesiledir. Fakihin, abide olan üstünlüğü, güneşin yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kim dininde fakih olmazsa, Allah onun hiçbir amelini beğenmez.”

5- “Zamanınızı dörde ayırmaya çalışın; bir bölümünü Allah’la münacat etmeye, bir bölümünü geçiminizi sağlamaya, bir bölümünü ayıplarınızı size bildiren kardeşlerinizi ve gönüllerinde size karşı samimiyetleri olan güvenilir insanları ziyaret etmeye ve bir bölümünü de haramlar dışındaki zevklere ayırın; bununla (sonuncuyu yapmakla) diğer üç bölümü de yapmaya kadir olursunuz.”

6- “Güzel komşuluk, komşuya eziyet etmemek değildir; güzel komşuluk, eziyete tahammül etmektedir.”

7- Çocuklarından birine şöyle buyurdular:
“Ey yavrum! Allah-u Teala’nın, seni nehyettiği masiyette görmesinden ve seni emrettiği itaatte görmemesinden sakın. (Allah’a kulluk etmede) gayretli ve ciddi ol. Yine de Allah’a ibadet ve itaatte kendini kusursuz görme. Çünkü gerektiği şekilde Allah’a ibadet etmek mümkün değildir. Şaka yapmaktan sakın. Çünkü şaka, imanın nurunu giderdiği gibi yiğitliğini de hafifletir. Usanmak ve tembellikten sakın. Çünkü bunlar, dünya ve ahiret nasibinden seni alıkoyur.”

8- “Ey Hişam! Yiğitliği olmayanın dini olmaz, aklı olmayanın da yiğitliği olmaz. Halkın en değerlisi, dünyayı kendisi için bir değer görmeyen kimsedir. Bilin ki, bedenlerinizin kıymet ve değeri ancak cennettir. Öyleyse onu başka bir şeye satmayın.”

9- “Akıllı kimse, yalanlamasından korktuğu kimseye bir şey söylemez; reddedeceğinden endişe ettiği kimseye ağız
açmaz, gücü yetmediği şeyi vaat etmez, arzu etmesiyle kınandığı şeyi arzulamaz ve aciz kalacağından korktuğu işe teşebbüs etmez.”

10- “İki yüzlü ve iki dilli olan kul, ne de kötü kuldur; kardeşinin huzurunda onu över, gıyabında (gıybetini ederek) etini yer; kardeşine bir nimet verildiğinde kıskanır, sıkıntıya düştüğünde de onu yalnız bırakır.”

11- “Mümin aynı ana ve babadan olmasa bile müminin kardeşidir. Kim kardeşine iftira eder, ona hile yapar, ona nasihat etmez ve (gıyabında) onun gıybetini ederse mel’undur.

12- “Kimin iki günü (manevi yönden) eşit olursa, zarara uğramıştır; kimin ikinci günü birinci gününden daha kötü olursa mel’undur (Allah’ın rahmetinden uzaktır); kim kendi nefsinde bir (manevi) artış görmezse noksanlık uçurumundadır; böyle olan bir kimsenin de ölmesi, yaşamasından daha iyidir.”

13- “Kim üç şeyi üç şeye musallat kılarsa, aklını yok etmek için heva ve hevesine yardım etmiş gibi sayılır: Fikrinin nurunu uzun arzularla öldüren; çok konuşmakla hikmetini mahveden; ibret almak nurunu nefsani şehvetlerle yok eden; ibret almak nurunu yok eden şahıs, aklını yıkmak için nefsine destek olmuştur; aklını yok eden kimse de dinini ve dünyasını ifsat etmiştir.”

14- “İnsanlar önceden bilmedikleri yeni günahlar icat ettikçe, Allah da onlara tanımadıkları yeni belalar gönderir.”

15- “Ey Hişam! Elindeki cevize halk “incidir” derse, sana bir faydası olmaz; çünkü sen onun ceviz olduğunu biliyorsun. Elindeki inciye de halk “cevizdir” derse, sana bir zararı olmaz; çünkü sen onun inci olduğunu biliyorsun.”

16- “Ey Hişam! Bilmediğin ilmi öğren ve öğrendiğin ilmi de cahile öğret. Alime ilmi için saygı göster ve onunla çekişmekten sakın. Cahili cehaleti için küçük gör; fakat onu kendinden kovma; onu kendine yaklaştır (bilmediği şeyleri) ona öğret.”

17- “Kibirlenmekten kaçın; çünkü kimin kalbinde bir zerre miktarınca kibir olursa cennete giremez. Büyüklük Allah’ın ridasıdır; kim Allah’ın ridası hususunda O’nunla çekişirse, Allah onu yüzü üstü cehenneme atar.”

18- “Her şeyin bir nişanesi vardır; akıllı insanın nişanesi de tefekkürdür; tefekkürün nişanesi de susmaktır. Her şeyin bir bineği vardır; akıllının bineği de alçak gönüllülüktür. Nehy edildiğin şeyi yapman, cehalet bakımından sana yeter.

19- “Ey Hişam! İsa Mesih (a.s) havarilerine şöyle buyurdu:
“…Ey dünya kulları, hak olarak diyorum ki; Ahiret şerefine, ancak sevdiğiniz şeyleri terk etmekle nail olabilirsiniz. Tövbe etmek için yarını beklemeyin. Çünkü yarından önce bir gece ve gündüz vardır; Allah’ın kaza ve kaderi her gece ve gündüz caridir. Şu söylediğim bir gerçektir ki, borçlu olmayan borçlu olandan daha huzurlu ve kaygısızdır; günah işlemeyen kimse de günah işleyenden, her ne kadar halis tövbe edip Allah’a dönse bile daha çok huzurludur.
Küçük ve ehemmiyetsiz sayılan günahlar, şeytanın tuzaklarındandır. Şeytan, günahlarınızın toplanması ve ardından sizi kuşatması için onları gözünüzde küçük ve basit gösterir.”

20- “Konuşmacılar üç kısımdır: Kar eden, salim kalan ve helak olan. Kar eden, Allah’ı zikir eden kimsedir; salim kalan, susan kimsedir; helak olan da batıla dalan kimsedir. Şüphesiz Allah-u Teala, çirkin söz söyleyen, kötü dilli olan, söylediğine ve söylenilenlere itina etmeyen hayasız kimselere cenneti haram kılmıştır.”

21- “Allah, kendisinden hakkıyla haya edip utanan, başını ve başında yer alan uzuvlarını (göz, kulak, dil vs.) haramdan koruyan, karnı ve karnının koruduğu şeyleri (yemeği ve içmeyi) haramdan uzak tutan, ölümü ve çürümeyi hatırlayan, cennetin zorluklarla çevrildiğini ve cehennemin de lezzet ve şehvetlerle kuşatılmış olduğunu bilip idrak eden kimseye rahmetini yağdırsın.”

22- “Ey Hişam! İhtirastan sakın; halkın elindeki şeylere göz dikme; halktan bir şey ummak fikrini kalbinde öldür; çünkü başkasına göz dikmek zilletin anahtarıdır ve bu tutum aklı yok eder, yiğitliği çürütür, şerefi lekeler ve ilmi giderir. Allah’a sığınmayı ve O’na tevekkül etmeyi unutma; isteklerinden alıkoymak için nefsinle cihat et; nefsine karşı cihat etmek, düşmana karşı cihat emek gibi sana farzdır.”

23- “ Kim halka karşı gazabının önünü alırsa, Allah da kıyamet günü ona karşı gazabının önünü alır.”

24- “Ey Hişam! Ziraat, yumuşak yerde olur, kayanın üzerinde değil. Böylece ilim ve hikmet de mütevazı kalpte yerleşir ve hayatını sürdürür, müstekbir kalpte değil. Çünkü
Allah-u Teala, tevazuyu aklın nişanesi, tekebbürü de cehaletin nişanesi kılmıştır… Allah Teala, tevazu etmeyeni alçaltır, tevazu edeni ise yüceltir.”

25- “Kendinize fakirliği ve uzun ömrü telkin etmeyin; çünkü bunu yapan cimri olur; uzun ömür telkin eden de ihtiraslı olur. Yiğitliği lekelemeyerek ve israf da olmayacak miktarda helal şeylerden yararlanmakla dünyadan kendiniz için bir pay ayırın; bunu da dini işleriniz için yardımcı kılın. Çünkü şöyle bir hadis rivayet edilmiştir: “Kim dünyasını, dini için veya dinini dünyası için terk ederse bizden değildir.”

26- “Ey Hişam! Eğer yeterli miktar seni ihtiyaçsız kılıyorsa, dünyada en az şey (sade yaşayış) sana yeter. Eğer sana yetecek kadarı seni müstağni kılmıyorsa, o zaman dünyada hiç bir şey seni müstağni kılmaz.”

27- “Kim musibet, anında dizini döver veya elini eline vurursa (kendisini döverse) mükafatı heder olur. Musibetin sevabı, ancak musibet sahibinin sabretmesine ve musibet vakti, “İnna lillah ve inna ileyhi raciun” (biz Allah’tanız ve O’na döneceğiz) demesine bağlıdır… Allah, ihtiyaç miktarınca yardım eder ve musibet miktarınca da sabır verir.”

28- “Ey Hişam, yalnızlığa sabretmek aklın güçlülüğünün nişanesidir. Kim Allah Tebarek ve Teala tarafından verilen akılla akıl ederse, dünya ehlinden ona meyledenlerden uzaklaşır ve Allah’ın indinde olana yönelir. Allah da korkuda onun munisi ve yalnızlıkta arkadaşı olur; fakirlikte onu ihtiyaçsız kılar ve aşireti olmaksızın da onu izzetlendirir.”

29- “İhsan ancak üç şartla kamil olur: Küçük saymak, gizlemek ve acele etmek. İyiliğini küçük sayan, kardeşini büyütmüştür; onu büyük sayan da kardeşini küçültmüştür. Kim yaptığı ihsanı gizlerse, işi değer kazanır. Kim sözünü verdiği şeyi yerine getirmekte acele ederse, verdiği şey daha da hoş olur.”

30- “Allah’a hamd-u sena etmeden ve Peygambere salat (ve selam) göndermeden önce dua eden, kirişsiz kemanla ok atan kişiye benzer. Allah’ın vereceği mükafata yakini olan, cömertçe bağışta bulunur. Mutedil davranan, muhtaç olmaz.”

31- “Kim, malsız zenginliği, kalbin kıskançlıktan rahat olmasını ve dininin sağlam kalmasını istiyorsa, dualarında Allah’tan (c.c) aklının kamil olmasını dilemelidir. Aklı kamil olan, yeterli olan mala kanaat eder, yeterli olan mala kanaat eden zengin olur; yeterli olan mala kanaat etmeyen ise zenginlik yüzü görmez.”

32- “Sakın Allah’a itaat yolunda malını esirgeme. Çünkü onun iki katını günah yolunda harcarsın.”

33- “Ey Hişam! Bütün insanlar yıldızları görür; ama yıldızların rotası ve duruş yerlerini bilenden başkası onlara bakıp kendi yolunu bulamaz. Böylece sizler de hikmet öğreniyorsunuz, ama onunla amel edenden başkası hidayete erişemez.”

34- “Ey Hişam! Halk Allah’a itaat için yaratılmıştır; kurtuluş itaatle, itaat ilimle, ilim öğrenmekle ve öğrenmek de akıl ile sağlanır ve ilim ancak rabbani alimden alınır; alim de akılla tanınır.

35- “Bilin ki hikmetli söz, müminin yitik malıdır; öyleyse ilim elden çıkmadan onu elde edin; ilmin elden çıkması, alimin aranızdan kaybolmasıdır (ölmesidir).”

36- “Kulların en kötüsü, kötü dilli olduğundan dolayı kendisiyle birlikte oturulması sevilmeyen kimsedir. Acaba halkı yüz üstü cehennem ateşine atan, dilin ürünlerinden başka bir şey midir? Saçma sözleri terk etmek, kişinin dininin güzel olduğunu gösterir.”

37- “Ey Hişam! Kulu Allah’a yaklaştıracak en güzel vesile, namaz kılmak; ana ve babaya iyilik etmek; haset, bencillik ve övünmeyi terk etmektir.”

38- “Ey Hişam! Dili doğru söyleyenin ameli temiz olur; iyi niyetli olanın rızkı çoğalır; kardeşlerine ve ailesine iyilik yapanın da ömrü uzar.”

39- “Kim Allah’ın künhü (zatı) hakkında konuşursa helak olur; kim riyaset talep ederse helak olur; kim bencilliğe kapılırsa helak olur.

40- “İnsanlara kendini sevdirmek aklın yarısıdır. Çok gam, ihtiyarlık getirir. Acelecilik ahmaklıktır. Aile azlığı iki kolaylıktan biridir (diğer kolaylık ise kişinin zengin olmasıdır). Anne ve babasını üzen, onlara asilik etmiştir.”

————

KAYNAKLAR

1- Tuhaf’ul- Ukul, s. 849. H. 5.
2- Bihar’ul- Envar, c. 1, s. 137.
3- Tuhaf’ul- Ukul, s. 795.
4- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 321.
5- Tuhaf’ul- Ukul, s. 853.
6- Tuhaf’ul- Ukul, s. 851.
7- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 315.
8- Tuhaf’ul- Ukul, s. 803.
9- Tuhaf’ul- Ukul, s. 803.
10- Tuhaf’ul- Ukul, s. 813 . Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 310.
11- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 333.
12- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 327.
13- Tuhaf’ul- Ukul, s. 797.
14- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 322.
15- Tuhaf’ul- Ukul, s. 797.
16- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 329.
17- Tuhaf’ul- Ukul, s. 817.
18- Tuhaf’ul- Ukul, s. 795.
19- Tuhaf’ul- Ukul, s. 808.
20- Tuhaf’ul- Ukul, s. 812.
21- Tuhaf’ul- Ukul, s. 804.22- Tuhaf’ul- Ukul, s. 823.
23- Vesail’uş- Şia, c. 11, s. 289.
24- Tuhaf’ul- Ukul, s. 816.
25- Tuhaf’ul- Ukul, s. 853.
26- Tuhaf’ul- Ukul, s. 799.
27- Tuhaf’ul- Ukul, s. 834.
28- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 301.
29- Tuhaf’ul- Ukul, s. 837.
30- Tuhaf’ul- Ukul, s. 835.
31- Usul’ul- Kafi, c. 1, s. 18.
32- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 320.
33- Tuhaf’ul- Ukul, s. 807.
34- Tuhaf’ul- Ukul, s. 798.
35- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 309.
36- Bihar’ul- Envar, c. 78, s. 310.
37- Tuhaf’ul- Ukul, s. 807.
38- Tuhaf’ul- Ukul, s. 801.
39- Tuhaf’ul- Ukul, s. 851.
40- Tuhaf’ul- Ukul, s. 835.


Yorum Bırak