Hz. Mehdi (af) Zamanında Dünya

Yazar: beytül ahzan Tarih: 14 Kasım 2009 4.4K kez okundu Ehlibeyt Yorum Yok
Bu yazıyı değerlendirin


Çeşmelere haber ver, daha coşkun aksınlar
Suya, havaya de ki şiirler okusunlar,
Yoldan öyle biri geliyor ki, suya dersler veriyor.
Onun elleri gelincik ve güneşle doludur,
Bu yerin  körlerine göz veren kimse odur,
Kimsenin yolunun ortasına kimse, hiç kimse tuzak kuramaz.
[1]

***

O kutlu günlerin ve zuhur döneminin müjdesi, ümit verici ve teşvik edicidir. Zafer vaat ediyor. O dönemdeki ideal toplum nasıldır? Geçim durumu ve yaşam koşulları, genel kültür, ekonomik seviye, güvenlik ve huzur, doğal kaynaklardan yararlanma, kanunların ve sosyal adaletin uygulanması nasıl olacak?

Kaynaklarımızdaki pek çok hadis, o günün göz alıcı güzelliklerini sergilemektedir. İmam Ali (as) buyurmuştur ki:

Mehdi (af), arkadaşlarından hırsızlık ve fesat çıkarmayacaklarına dair söz ve biat alacaktır.Böylece hacıları öldürmemelerini, haksızlıkla kimsenin namusunu çiğnememelerini, kimsenin  aile ortamına saldırmamalarını, kimseyi dövüp incitmemelerini, altını ve gümüşü biriktirmemelerini, buğday ve arpayı karaborsa etmemelerini, fiyatlarını yükseltmemelerini, yetim malı yememelerini, yalancı şahitlik etmemelerini, yol kesmemelerini, mescitleri yıkmamalarını, kirli olmaktan sakınmalarını, iyiliğe yönlendirip kötülükten sakındırmalarını, gösterişli elbise giyinmemelerini, Allah karşısında secdeye kapanmalarını, Allah yolunda gereği gibi cihat etmelerini…. isteyecektir.” [2]

Onun dostları böyle davranırlarsa açıktır ki toplum da bu maneviyat  sayesinde güven, adalet/eşitlik, mutluluk, huzur ve bolluktan yararlanacaktır.

O zaman, maddi zenginlik, ekonomik adalet ve ilahi nimetlerin artışı her yeri kaplayacaktır. Fakir ve gereksinim sahibi kimse bulunamayacak. Yaşam standartı o kadar yükselecek ki alış veriş sırasında Müslüman Müslümandan kâr almayacak.

Hz. Muhammed’in (saa) sünneti/yaşam tarzı canlanıp uygulanacak. Din, hurafelerden arındırılacak. İslam’ın unutulmaya yüz tutmuş gerçek yüzü ve hükümleri, o kadar açıklığa çıkacak ki bazı kimseler İmam-ı Zaman’ın (af) yeni bir din getirdiğini sanacaklar. Bütün yargılamalar adaletle olacak ve yaşam yeni bir çehreye bürünecektir.

O dönemin özelliklerinden biri de bilim ve sanayide zirveye erişilmiş olmasıdır. Hz. Mehdi’nin (af) manevi yardımı sayesinde akıllar mükemmel seviyeye erişecek ve bilimde zirveye ulaşılacaktır.

İmam Cafer Sadık (as) bu konuda şöyle buyuruyor:

Bütün bilimler 27 harftir. Peygamberlerin getirdikleri, bunların sadece iki tanesidir. Bizim Kaim’imiz (af) kıyam ettiğinde diğer 25 harf de ortaya çıkacak ve halk arasında yayılacaktır.“[3]

Bunlar, bilim alanında yükselmenin bir simgesidir. Din bilimi ve Ehlibeyt’in (as) öğretileri ve kültürü, hayranlık uyandıracak şekilde yayılacaktır. Bu yüksek bilgiye, ev hanımları da erişecektir. İmam Muhammed Bakır (as) buyurdu ki:

Mehdi (af) zamanında size öyle bir hikmet ve bilgi verilecektir ki bir kadın, kendi evinde olduğu halde Allah’ın kitabına ve Peygamber’in sünnetine uygun olarak yargılama gücüne sahip olacaktır.“[4]

Öyle büyük mescitler yapılacak ki her biri, ilim saçan merkezler olacak. O zaman halk ibadete ve sine yönelecek, namazlar cemaatle kılınacak, kimse kimseye kin gütmeyecek, kalplerde barış ve dostluk yerleşecek, direnişçi halkın kalbi dayanıklılık yönünden dağ gibi olacaktır.

Herkes birbirini daha çok sevecek. yollar güvenli olacak, halk adalete güvenecek. Haksız yere kan dökülmeyecek. Bütün dünya hatta hayvanlar alemi bile barış içinde olacak. Diğer bir deyişle kurtla kuzu bir arada yaşayacaktır.

Rivayetlerde geçen ifadeye göre; bir kadın yalnız başına dünyanın bir ucundan öteki ucuna ve Hire’den Mekke’ye gidebilecek, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayacaktır.

Ekonomik gelişmişlik ise bu dönemin başka bir özelliğidir. İmam Muhammed Bakır (as) bu konuda şöyle buyurur:

Ehlibeyt’in (as) Kaim’i (af) kıyam  ettiğinde hazineyi halk arasında eşit olarak bölüşecek, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri İmam-ı Zaman’ın (af) yanında birikecek. O, halka şöyle seslenecek : “Geliniz ve bunları alınız.” Halka armağan kapısını o kadar açar ki benzeri bir durum geçmişte görülmemiştir…“[5]

Hz. Peygamber (saa) bu konuda şöyle buyurmuştur:

Mehdi (af), yeraltındaki hazineleri dışarı çıkaracak, malları halk arasında bölüşecek ve İslam dini geçmişteki görkemli günlerine tekrar dönecektir.“[6]

Bunun gibi onlarca örnek var ki hepsi de yoksulluğun ortadan kalkacağını ve ekonomik rahatlığın zirveye erişeceğini haber vermektedir.

İmam Cafer Sadık (as) da bu konuda şöyle buyurur:

Zekat sahipleri, yoksul ve muhtaçları arayacaklar ki onlara zekat versinler, ama bulamayacaklardır.“[7]

Bütün yeryüzü insanları çağın  gereksinimlerini karşılamış olacak, şehirler adalet ve iyiliklerle dolacak, geniş ve gelişmiş olacaktır. Tarım ve yeşilliğin bollaşması, yağmurların bol yağması, ırmakların ve kuyuların suyunun bollaşması, ağaçların bol meyve vermesi ve hayvanların çoğalması…Bütün bunlar yine o dönemin özelliklerindendir.“[8]

Zuhur döneminde  Hz. Mehdi’nin (af) yönetimi sayesinde yaşam süresi uzayacak, çocuklar çoğalacak ve bütün hastalıklar ortadan kalkacaktır. İmam Cafer Sadık (as) şöyle buyurmuştur:

Hz. Kaim’in (af) kıyamından sonra Allah hastalıkları, müminlerden uzaklaştıracak ve hastaları tekrar sağlığına döndürecektir.”    [9]

Korku  ve endişe Şiilerin kalbinden çıkıp kafirlerin kalbine yerleşecektir.

Bu ve benzeri onlarca örnek, parlak geleceğin tablosudur.Batıl güçler yıkılacak, gerçek ortaya çıkacak ve dünyaya hakim olacaktır.Haksızlık temelinde yükselmiş saraylar yerle bir olacak.

Ona itaat edenler onurlanacak, uymayıp düşmanlık sergileyenler alçalacaktır. Hakk’ın nuru yeryüzünü aydınlatacak, adaleti dünyayı kuşatacaktır.Bunlar geleceğe ait ümitlerimizdir. Bu müjdeleri bize din önderleri vermişlerdir.

Bu nedenle insanlığın geleceğinden ümitliyiz. Bir aydınlığın doğuşunu beklemeye koyulmuşuz ki dünyayı adalet kanadının altına alacak ve Allah’ın vaadini gerçekleştirecektir.

***
Geliyorsun,
Mesafe köprü oluyor,
Bakıyorsun, ayna gül oluyor.
Senin elin perdeyi pencereden ileri itiyor.
Güneş doğuyor
Pencere ışık içinde, nefes alıyor.
Lahzalar seninle yolculuk ediyor.
Caddeler, seni bekliyor.
Gönlün her köşesinden
Geliyorsun
Senin adın,
Rüzgârların  konuşma konusudur
.[10]


***

1-Nasır Keşaverz

2-Safi Golpaygani, Muntahabu’l-Eser, s.496

3-Allame Meclisî, Bihar’ul-Envar, c.52, s.326

4-Allame Meclisî, Bihar’ul-Envar, c.52, s.352

5-Nu’mani, el-Gaybe, s.237

6-Seyyid İbn Tavus, Melahim, s.69

7-Şeyh Müfid, el-İrşad, s.344

8-Şeyh Müfid, el-İhtisas, s.208

9-Allame Meclisî, Bihar’ul-Envar, c.52, s.364

10-Podram Pak Ayin

——
Cevad Muhaddisi’nin “Ümit Sabahı” adlı kitabından alıntıdır.

Sayfa:78


Yorum Bırak