Hz. Mehdi’nin (af) Yardımı

Yazar: beytül ahzan Tarih: 17 Mayıs 2010 1.817 kez okundu Hikaye ve Kıssa Yorum Yok

Şeyh Muhammed Ensarî yine şöyle anlatır:

Aynı yolculukta Samerra’ya müşerref oldum. Mukaddes mahzene inmek istediğimde akşam namazının vakti geçmişti ve henüz namazımı kılmamıştım. Mahzene açılan mescitte cemaat namazı kılınıyordu. Bu mescidin ehlisünnete ait olduğunu bilmiyordum. Cemaat yatsı namazını kılmakla meşguldü. Oğlumla beraber mescide girip bir köşeye çekildik. Önümüze Kerbela mührü koyup namaz kılmaya başladık. Cemaat namazı bittikten sonra önümden geçenler öfkeyle bana bakıyor, çirkin sözler sarf ediyorlardı. Takiye yapmadığım için pişman olmuştum.

Tüm cemaat çekilip gittikten sonra mescidin ışıklarını söndürüp kapıyı yüzümüze kapadılar. “Ben uzaklardan gelen bir ziyaretçiyim, buraların yabancısıyım!” dediysem de fayda etmedi. İçlerinden bize itina eden çıkmadı. Bizi öylece bırakıp gittiler. Oğlum ev ben oldukça ağlayıp sızlanmaya başladık.  Muzdarip bir halde Hz. Mehdi’yi (af) vesile kılarak Allah’tan yardım diledik.

O sırada duvarın yanında oturup ağlayan oğlum “Babacığım gel, yol açıldı!” dedi. Giriş kapısı yakınların bulunan ve duvara monte edilen mescidin sütunu, yukarı doğru kalkmaya başlamıştı. Sütun yerden 2-3 karış ayrıldı. Bu mesafe, altından geçmemiz için yeterliydi. Oğlumla birlikte hemen oradan çıktık. Dışarı çıktığımızda sütun eski haline geri dönüp kapandı. Bunun üzerine Rabbimize şükrettik. Ertesi gün merak edip aynı yere gittik. Açılan sütunun yerinde herhangi bir iz yoktu, iğne deliği kadar bile olsa bir çatlağa rastlamadık.

———————

Ayetullah Destgayb’ın “Gizemli Öyküler” kitabından alıntıdır.

Sayfa:165  Öykü:82

Yorum Bırak