Hz. Zeyneb’in (sa) Çocukluk Dönemi

Yazar: beytül ahzan Tarih: 12 Ekim 2009 4.6K kez okundu Ehlibeyt 2 Yorum
Hz. Zeyneb’in (sa) Çocukluk Dönemi
Bu yazıyı değerlendirin

Hz. Fatıma’nın (sa) bu aziz soylu kızı, ömrünün ilk beş-altı yılından daha fazlasını annesiyle geçirmiş olmamasına ve beş veya altı yaşlarında annesini kaybetmiş olmasına rağmen, daha bu küçük yaşında öyle bir terbiye görmüştü ki Hz. Fatıma’dan (sa) hadis nakletmiştir.Tarih yazarlarından ve muhaddislerden birkaçı, “Fedek” hutbesinin senedini bu soylu ve saygın hanıma, yani Hz. Zeyneb’e (sa) dayandırmış ve ondan nakletmiştir.Buna örnek olarak Ebu’l-Ferec, Makatilu’y,Talibin’de, Hz. Zeyneb’in (sa) oğlu Avn. b. Abdullah b. Cafer’in hayatını zikrederken şöyle der:

Avn’in annesi Zeyneb-i Akile (sa), Ali b. Ebi Talib’in (as) kızıdır… ve Zeyneb (sa) , İbn Abbas’ın Hz. Fatıma’nın (sa) Fedek Hutbesi’ni kendisinden rivayet ettiği kadındır.Bu hutbenin başında şöyle söylenir: “Bu hutbeyi bizim Akile’miz, Ali’nin (as) kızı Zeyneb (sa) bizler için rivayet etmiştir…[1]

Muhaddislerden merhum Şeyh Saduk, “İlel” isimli kitabının “İleli’ş-Şerayi’ ve Usuli’il-İslam” bölümünde, Fedek Hutbesi’nin başlarından bir kısmını -ki ahkam illetleri/sebepleri onda zikredilmiş- nakledip senedini şu şekilde ifade etmiştir:

“Muhammed b. Musa b. el-Mutevekkil bize nakletti ve şöyle dedi: Ali b. Hüseyin es-Sa’dabadi, Ahmed b. Ebi Abdullah el-Bariki’den, o da Zeyneb binti Ali’den (sa) nakletti ki Hz. Fatıma (sa) hutbesinde şöyle buyurdu….”[2]

Böylesi bir hutbenin beş-altı yaşlarındaki bir kız çocuğu tarafından nakledilmesi ve bu sözlerin böylesi bir belağat ve fesahat dolu şekilde ezberlenmesi, onun olgunluğuna, düşüncesine, ilim ve görüşünün mükemmelliğine şahitlik eder.Onun kabiliyeti, değerli okuyucunun gözünden kaçmaz. Bu konuşmanın ilahi bir bağış ve olağanüstü bir boyuta sahip olduğunu söylemek mümkündür.

Emirü’l-Müminin Hz. Ali’nin (as) kızının, daha çocukluk yaşındaki olgunlukve mükemmelliğine şahitlik eden bir başka rivayet de, Şeyh Cafer Nakdi’nin, Zeyneb-i Kübra (sa) isimli kitabında nakledilen bir başka hadistir.Burada şöyle demektedir:

“Bir gün Hz. Ali (as) , Hz. Zeyneb’i (sa) -ki daha çocukluk yıllarını yaşıyordu- dizlerinin üstüne oturttu ve şöyle dedi:

_Kızım, “ahad” yani “bir” de.

Hz. Zeyneb (sa), “ahad” dedi. İmam Ali (as) ona buyurdu:

_”İsneyn”, yani “iki” de.

Hz. Zeyneb (sa) sustu. Hz. Ali (as) ona tekrar şöyle dedi:

_Konuş!

Hz. Zeyneb (sa), babasına cevaben şöyle dedi:

_”Bir” diyen bir dil, nasıl olur da “İsneyn(iki)” der?

Hz. Ali (as) kızını bağrına bastı ve öptü.” [3]

Bu satırların yazarının bu konudaki düşüncesi şudur: Hz. Zeyneb’in (sa) Kerbela, Kûfe ve Şam yolculukları boyunca söylediklerinden ve çeşitli fırsatlarla zamanın zorbalarına, yoldan çıkmışlarına ve diğer halk kesimlerine karşı yaptığı konuşma ve hutbelerinden, bu soylu ve yüce hanımın ilim, bilgi ve olgunluğunun, eğitim, öğretim ve kazanılmış bilgi yoluyla değil -daha önce de işaret edildiği gibi- ilahi bir bergi olduğu ve olağanüstü bir boyuta sahip olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır. Bunun delili, dördünvü İmam’ın (as) sözlerindeki tespittir. İmam, Kûfe hutbesinden sonra ona şöyle demiştir:

“Ey halacığım! Sen rahat ol ve sessizliği seç. Zira sen -Allah’a hamd olsun ki- öğretmen görmemiş bir alim, kimsenin düşünceyi öğretmediği düşünürsün…”

——–

1-Makatilu’t-Talibin, Terc: Resuli’yi Mahallati, s.89

2-İlelu’ş-Şerayi’, c.1, s.236

3-Reyahinu’ş-Şeri’â, c.3, s.54. Bu hadisin benzeri, Hz. Ebulfazl için de rivayet edilmiştir. En iyisini bilen Allah’tır.

——-

“Zeyneb-i Kübra / Hayatına Kısa Bir Bakış” kitabından alıntıdır.

Yazar:Seyyid Haşim Resuli’yi Mahallati

Sayfa:19


Yorum Bırak

  1. sugra dedi ki:

    Zeynebim…. Canim feda olsun sene ey qelblerin sultani! (

  2. muhaddese dedi ki:

    allah razi olsun