İbni Fahd-i Hilli (ra)

Yazar: beytül ahzan Tarih: 25 Mayıs 2010 Yakın Tarih Yorum Yok



[Ö. H/841, M/1420]

DOĞUM YERİ VE ÇOCUKLUĞU

Hicri 757 yılında artık Moğolların vahşice saldırıları durmuştu. Ancak vurdukları yaraların yerleri henüz kapanmamıştı. Şehirler yakılıp, yıkılmış, insanların malları yağmalanmıştı. Hille bu saldırılardan bir zarar görmemişti. Hille şehri Şia sultanları Al-i Mezid hanedanı tarafından kurulmuş ve hicri 548’e kadar da Al-i Mezid sultanlarının kontrolü altında bulunuyordu. Daha sonraları şehrin hâkimiyeti Abbasi ve Al-i Celayir padişahlarının eline geçti.

Hille şehrinde, Şeyh Şemsuddin Muhammed b. Fahd Hilli’nin sade ve maneviyat dolu evinde bir çocuk dünyaya geldi. Babası ona Ahmet ismini verdi. İbni Fahd-i Hilli, 84 yıllık ömrünün 56 yılını Hiile’de Celayiran padişahlarıyla geçirdi. Ahmet yavaş yavaş büyüyordu. Şefkatli anne ve babasının kucağında ilahi ahkâm ve şeriat ruhuyla büyüyordu. Ahmed (r.a), artık büyümüş ve Hilleli diğer çocuklar gibi okul çağına gelmişti. Okuma ve yazmayı öğrendikten sonra dini eğitim için Hille havzalarının birinde eğitime başladı. İlme duyduğu alakadan dolayı gün geçtikçe ilerliyordu. Kısa bir zaman zarfında Hile semalarında büyük bir fakih olarak parladı.

İBNİ FAHD-İ HİLLİ’NİN (R.A) ÜSTATLARI

Ahmed b. Fahd-i Hilli (r.a) yıllarca büyük üstatlar önünde diz çökerek ilim ve marifet öğrendi.

O, üstatların yanında ilim öğrenmenin yanı sıra nefsini de terbiye ediyordu. Nefis tezkiyesi ve maneviyatta büyük mesafeler yollar katederek Şia’nın büyük arifleri arasında yer aldı. Allame Tabatabai’nin İrfan üstadı Allame Mirza Ali Gazi Tabatabai ve birçok büyük âlim İbni Fahd-i Hilli’yi şöyle övmüşlerdir: “Tarihte, Seyyid b. Tavus, Ahmed b. Fahd-i Hilli ve Seyyid Mehdi Behru’l Ulum irfanda Tevhid-i Temekkün makamına ulaşmıştır.”

İbni Hilli birçok büyük fakih ve âlimlerden istifade etti. Üstatlarından bazıları:

1-Ali b. Muhammed b. Hazan-i Hairi (r.a)

2-Şeyh Ahmed b. Mutevvici Behrani (r.a)

3-Ziyauddin Ebu’l Hasan Ali b. Muhammed b. Mekki (r.a), Şehid Ev-vel’in oğlu.

4-Ali b. Yusuf b. Abdülcelil Neyli (r.a)

5-Bahauddin Ali b. Abdülkerim b. Abdülhamid Nessabe (r.a)

6-Seyyid Cemaleddin b. A’arac-i Hüseyni (r.a)

7-Fazil-i Miktad (r.a)

8-Celaleddin Abdullah b. Şerefşah (r.a)

9-Hüseyin b. Ebu’l Hasan Deylemi (r.a)

10-Nizameddin Ali b. Abdülhamid Neyli (r.a) [1]

İBNİ FAHD-İ HİLLİ’NİN (R.A) ÖĞRENCİLERİ

O dönemlerde Hille Havzasının büyük isimlerinden olan İbni Fahd-i Hilli (r.a) öğrenci yetiştiriyordu. İbni Fahd Hilli’nin öğrencileri:

1-İbni Teyy (r.a)

2-İbni Aşeri (r.a)

3-Ahmed b. Muhammed Behrani (r.a)

4-İbni Raşid-i Katifi (r.a)

5-Şeyh Şemsuddin Muhammed Hulani Amuli (r.a)

6-Zahiruddin b. Ali İnasi-i Amuli (r.a)

7-Ali b. Hilali Cezairi (r.a)

8-Ali b. Fazl b. Heykil (r.a)

9-Seyyid Muhammed b. Fellah Musevi Huyizi (r.a)

10-Şeyh Muhammed Nurbahşi (r.a) [2]

11-Şeyh Muflih b. Hasan Samiri (r.a)

12-Şeyh Abdussami b. Feyyaz Esedi (r.a)

İBNİ FAHD HİLLİ’NİN (R.A) TELİFLERİ

Bu büyük arif birçok kitap kaleme almıştır;

1-Esraru’s Salât

2-Begyetu’l Rağibin

3-el-Telhisu fi Sifati’l Arifin

4-Şerh’u İrşad (Allame Hilli)

5-Şerhu’l Elfiyye (Şehid-i Evvel)

6-el-Mezhebu’l Bari

7-en-Nücum

İbni Fahd-i Hilli (r.a) hicri 826’da 67 yaşlarında ilk yolculuğunu Cebel-i Amul’a oradanda Cezyin kasabasına yaptı. Cezyin’de Şehid-i Evvel’in oğlunu ziyaret ederek, hadis nakletme izni aldı. Ömrünün sonlarını Kerbela’ya hicret ederek orada geçirdi.

Kerbela’da büyük ve nüfuzlu bir taklit mercii oldu. Ona yöneltilen fıkhi sorulardan ilmi makam ve derinliği anlaşılmaktadır. Kerbela ziyaretinden manevi istifadeler etmiş ve feyizler almıştı. Hiçbir zaman imamet ve vilayet ziyareti aşkından geri kalmadı. Bu konuda şöyle nakledilir: “O, edep ve hayâsından dolayı hiçbir zaman Kerbela’da tuvalet ihtiyacı gidermedi.”

O büyük arif, vaktini boş geçirmemek için Kerbela’da bir bağ yaparak orada çalışıyor ve geçimini sağlıyordu. Bir gün bağda çalışırken Yahudi biri yanına gelerek şöyle dedi: “Siz, Peygamberinizden şöyle naklediyorsunuz; “Ümmetimin âlimleri İsrail peygamberlerinden daha üstündür! İbni Fahd-i Hilli; evet diye cevap verdi. Yahudi; “Buna deliliniz nedir? Hâlbuki Hz. Musa elindeki asayı yılana çeviriyordu dedi. İbni Fahd-i Hilli (r.a), elindeki küreyi yere attı ve kürek yılana dönüştü. Tekrar onu yerden aldığında eski haline döndü. Yahudi; “Sen, o makama ulaşanlardansın deyince İbni Fahd (r.a) şöyle cevap verdi: “Musa’ya “Korkma asayı al” diye hitap geldi. Ancak biz korkmadan yılanı elimize alıyoruz.”

Evliyalardan biri rüyasında görkemli bir meclisin kurulduğunu ve İbni Fahd-i Hilli (r.a) dışında bütün âlimlerin geldiğini görür. Rüyasında “İbni Fahd’in nerede olduğunu sorunca ona peygamberlerin meclisinde olduğunu söylerler. O büyük zat bir süre sonra gördüğü rüyayı İbni Fahd-i Hilli’ye anlattı ve şöyle sordu: “Ne yaptın da bu makama ulaştın? İbni Fahd: “Beni bu makama getiren şudur; “Fakir ve param yoktu. Keşke sadaka verip fakirlerin elinden tutsaydım diye düşündüm. Sonra şahsiyetim ve makamımı sadaka vererek onların elinden tuttum.”

İBNİ FAHD-İ HİLLİ (R.A) MÜNAZARA MASASINDA

Hicri 840 İbni Fahd-i Hilli (r.a) 84 yaşlarındaydı. Bağdat hâkimi Mirza Espendi bir münazara düzenleyerek Şia ve Sünni âlimlerini Bağdat’a davet etti. Espendi, Celayir sultanlarından Kara Yusuf’un oğludur. Espendi hicri 836’da Bağdat hükümdarı oldu. Münazara toplantısı teşkil edildi. İbni Fahd ve Şia âlimleri bir tarafta Sünni âlimleri de diğer tarafata oturmuşlardı. Bu hassas ve çekişmeli münazarada İbni Fahd, sultanın huzurunda Şia mezhebinin haklılığını sağlam delillerle ispatladı. Sultan Mirza Espendi Şia mezhebine geçerek 12 İmam adına para bastırdı ve Şia mezhebini resmi mezheb olarak ilan etti.

İBNİ FAHD-İ HİLLİ’NİN (R.A) ÖLÜMÜ

Hicri 841 yılında İbni Fahd Hilli’nin ömründen 85 yıl geçiyordu. Ömrünün sonlarına yaklaşmıştı. Kendini maşukuyla mülakata hazırlamıştı. Şeyh’in ayrılık haberi dostlarını yasa boğdu. Pak bedeni gözü yaşlı mümin matemliler eşliğinde Kerbela’daki kendi bağında toprağa verildi.

————–

[1]-Reyhanetu’l Edeb, c.5, s.193.

[2]-Tabakat’u Ayanu’ş-Şia, c.4, Altıncı Asır.

————-

“Şia Alimleri Biyografisi” kitabından alıntıdır.

Hazırlayan: Kerim Uçar

Etiketler:

Yorum Bırak