İmam Cafer Sadık’ın (as) İlmi Azameti

Yazar: beytül ahzan Tarih: 20 Şubat 2011 29.430 kez okundu Ehlibeyt 5 Yorum

İmam Sadık’ın (as) yüceliğine dair çok sayıda kanıt mevcuttur. Tüm şia ve sünni alimleri bunu kabul etmektedir. Büyük alimler ve fakihler Hazretlerinin ilmi azameti karşısında saygıyla eğilerek ilmi üstünlüğünü övmüşlerdir.

Hanefi mezhebinin ünlü lideri “Ebu Hanife”: Ben Cafer b. Muhammed (İmam Sadık)’den daha bilginini görmedim, diyordu.[1]

<<<< Yine diyordu ki: “Mansur” (Devaneki); “Cafer b. Muhammed”(İmam Sadık)’i ihzar ettiğinde beni çağırıp: Halk Cafer b. Muhammed’e hayrandır, onu altetmek için bir takım zor meseleler düşün, dedi. Ben kırk tane zor mesele hazırladım. Mansur “Hayre-Hıyre”de olduğu bir gün beni ihzar etti. Meclisine girdiğimde Cafer b. Muhammed’in Mansur’un sağında oturduğunu gördüm. Onu gördüğümde azamet ve ululuğu beni öyle etkiledi ki, Mansur’u gördüğüm de hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştım. Selam verdim, Mansur’un işaretiyle oturdum. Mansur, (İmam) Cafer’e dönerek: Bu Ebu Hanife ‘dir, dedi. Onu tanıyorum, diye cevapladı (İmam Sadık). Sonra Mansur bana dönerek: Ey Ebu Hanife! Meselelerini Ebu Abdullah (Cafer b. Muhammed) ‘a sorabilirsin, dedi. Ben meselelerimi birer birer sormaya başladım. Sorduğum her mesele hakkında: Bu konuda sizin inancınız şudur, Medinelilerin inancı şöyledir ve bizim inancımız böyledir, buyuruyordu. Bazı konularda bizimle, bazı konularda Medinelilerle aynı görüş sergiliyordu. Böylece kırk meselenin tamamını sordum hepsini de yanıtladı. Konuşmasının bu noktasında Ebu Hanife, İmam Sadık (a.s)’ı işaret ederek: O; halkın en bilgini, fetvalarda ve fıkhi meselelerde halkın ihtilafını en iyi bilen kişidir, dedi.[2] >>>>

Maliki Mezhebi’nin lideri “Malik diyor ki: Bir süre Cafer b. Muhammed’in yanına gidip geliyordum. Yanına her gittiğimde; onu ya namaz kılıyor, ya oruç tutuyor veya Kurân okuyor, görüyordum. Abdestsiz hadis söylediğini hiç görmedim.[3] İlim, ibadet ve takvada Cafer b. Muhammed’den daha üstününü hiç bir göz görmemiş, hiç bir kulak duymamıştır. Ve hiç bir beşer böyle birisini hatırlayamaz.[4]

“Şeyh Müfid”bu konuda şöyle yazıyor: Ondan o kadar çok ilim nakledilmiştir ki, bütün halkın dilinde söylenir olmuş, ünü her yere yayılmıştır. Aile efradının hiç birisinden ondan nakledildiği kadar ilim ve bilgi nakledilmemiştir.[5]

İbni Hacer Haytemi yazıyor ki: Ondan o kadar çok ilim nakledilmiştir ki; bütün herkesin virdi olmuş ünü herkese yayılmıştı. Yahya b. Saîd, ibni Carih, Malik, Süfyan-ı Sevrî, Süfyan b. Uyayne, Ebu Hanife, Şo’be ve Eyyüb Sicistani gibi meşhur (Hadis ve fıkıh) alimleri ondan (İmam Sadıktan) bir çok rivayet nakletmişlerdir.[6]

Üçüncü asrın ünlü alimlerinden “Ebu Behr Cahiz” diyor ki: Cafer b. Muhammed’in ilmi ve bilgisi bütün dünyayı doldurmuştur. Ebu Hanife ve Süfyan-ı Sevri’nin onun öğrencisi oldukları söyleniyor ve bu ikisinin onun öğrencilerinden olması ilmi yüceliğini isbat etme hususunda yeterlidir.[7]

“Seyyid Emir Ali”, Emevi hilafeti döneminde ortaya çıkan mezhebi fırkalar ve felsefi eğilimlere değinerek şöyle yazıyor:

Dini görüşler ve fetvalar sadece seyyidler ve Fatimi şahsiyetler nezdinde felsefi renk edinmişti. O dönemde ilim yayılmaya başlamış, tartışma ve araştırma ruhu harekete geçirmiş, tüm toplantılarda felsefi konuşmalar, tartışmalar revaç kazanmıştı. İtiraf etmek gerekir ki; bu fikir hareketinin öncülüğünüde Medine’de çiçek açmaya başlayan ilmi havza üstlenmişti. Bu havzayı Ebu Talib oğlu Ali torunlarından “Sadık” lakabıyla anılan İmam Cafer kurmuştu. O, faal bir araştırmacı ve büyük bir düşünürdü. O dönemin tüm bilimlerini en iyi bilen biriydi ve İslam’da temel felsefi okullarını ilk kuran odur.

Onun ders toplantılarına, sadece; sonraları fıkhi mezhepler kuran kimseler katılmıyordu, uzak illerden, filozoflar ve felsefe öğrencileri de bu derslere katılıyordu. “Basra” felsefe okulunun kurucusu “Hasan Basri”, Mu’tezile mezhebi kurucusu “Vasıl b. Âta”da İmam Sadık (a.s)’ın öğrencilerinden olup onun ilmi pınarlardan, kana kana sîrab olmuşlardır.[8]

Ünlü tarihçi “İbni Hallikan” da şöyle yazıyor:
O (İmam Sadık), İmamiye mezhebinin on iki imamından biri olup Peygamber (s.a.a) ailesinin büyüklerindendir. Sözlerinin dürüstlüğü, doğruluğu sebebiyle kendisine “Sadık”diyorlardı. Onun fazilet ve ululuğu açıklamaya gerek duyulmayacak kadar meşhurdur. Ebu Musa, Cabir b. Hayyan Tarsusî onun talebesiydi: Cabir, bin yapraktan (iki bin sahife) ve beş yüz risaleden oluşan ve tümüyle Cafer Sadık’ın öğrettiklerini içeren bir kitap yazmıştır.[9]

————————

[1] Tezkiretü’l-Hifaz, Muhammed Şemseddin Zehebi, Beyrut Baskısı, C.1, S.166.
[2] Beharü’l-Envar, Meclisi, C.47, S.217 – el-İmamü’s-Sadık ve’l-Mezahibü’l-Erbaa Esed Haydar, Beyrut 2. Baskısı, C.4, S.335.
[3] Tehzib et-Tehzib, İbni Hacer Askalani, Beyrut 1. Baskı, C.1, S.88.
[4] Esed Haydar, aynı kaynak, C.1, S.53.
[5] el-İrşad, orijinal metni, S. 270, Türkçe Tercümesi, S.323.
[6] es-Sevaikü’l-Muhrika, Kahire 2. Baskı, S.201.
[7] Esed Haydar, aynı kaynak, C.1, S.55.
[8] Muhtasari-l Tarihi’l-Arab, Âfif el-Baalbekki, Beyrut 2. Baskı, 1967, S.193.
[9] Vefiyatü’l-A’yan, Tahkik; Dr. İhsan Abbas, C.1, S.327.

————————-

12 İmam (Sire-i Pişvayan) / Mehdi Pişvai

Sayfa:323

Yorum Bırak

  1. serdar tan dedi ki:

    Imam as hz huseynin as min neslinden devam eden azametin yansimasidir selam peygamber as ve pak soyuna olsun

  2. Ali dedi ki:

    Cebeli o yazıda bahsedilen konu sadece o dönemi baz alıyor yani o dönemde imam caferi sadığın büyüklüğünden ilminden takvasından bahsediliyor. Nitekim bu yuzden kinse göremez deniyor cünkü Peygamber efendimizden sonra bir daha peygamber gelmeyeceğine göre o dönemdeki en büyük takva ve ilim sahibi hz caferi sadıktı sen konuyu genel manada yorumladığın için yanlış düşünüyorsun.elbette yeryüzünde hiç bir beşer peygamber efendimiz s.a.v den üstün deildir. Konuya birde bu acıdan bakmanı isterim

  3. cebeli dedi ki:

    kardeşim bunu kim söylüyorsa düzgün söylesin “daha üstününü hiç bir göz görmemiş, hiç bir kulak duymamıştır. Ve hiç bir beşer böyle birisini hatırlayamaz,” ne demek ya peygamberden daha mı üstün . tamam kabul ediyoruz sahabedir evliyalar sahabeye yetişemez. ama böyle cüm yanlıştır. yada bir kısıtlama getirin mesal peygamberler hariç, veya hulefai raşidin hariç deyin. nedemek “daha üstününü hiç bir göz görmemiş, hiç bir kulak duymamıştır. Ve hiç bir beşer böyle birisini hatırlayamaz” bu ancak fitneye sebepolur. yalanlama olur. saygılar

  4. Selam dedi ki:

    Allah razı olsun.. Maalesef, öğrencileri (İmam Cafer Sadık’ın talebeleri Abu Hanife ve Malik’i vs.) takip eden bir mektep, tarihteki ve günümüzdeki siyasi kişiler yüzünden, öğretmenin mesleğini haşa tadlille (sapıklıkla) suçluyorlar.. Ki, İnşallah, Hz Ebu Hanife hayatının son iki yılında İmam Cafer’i tanımış ve tabii olmuşsa, o zatın talebeleri de onun mektebini tanıyıp teslim olacaklardır.. Bunu Rahmet-i İlahi’den bekliyoruz ve beklemekte haklıyız..

  5. ekrem dedi ki:

    herkesin dini kendine ALLAH yardım etsin eline, beline, diline gözüne.