İrmiya / Rıza Emirhani

Yazar: beytül ahzan Tarih: 24 Eylül 2009 1.942 kez okundu Kitap Tanıtımı 1 Yorum

Kitabın Adı:İrmiya

Yazar: Rıza Emirhani

Çevirmen:Hasan Alimi Bektaş

Sayfa:253

Yayınevi: Kevser


Selamun Aleykum Ehlibeyt Dostları

İrmiya dini romandır. Harika bir kitap olmasa da kitaptan kendim adıma çıkardığım dersler oldu.Kitapta İran Irak savaşı zamanında cepheye gönüllü giden İrmiya’nın öyküsü anlatılıyor. Cephede en yakın arkadaşı şehit düşüyor ama savaş bitince İrmiya sağ salim geri dönmek zorunda kalıyor.Niye şehit düşmediği için çok üzülüyor. Artık yaşamı eskisi gibi olamıyor….. Ve İmam Humeyni’nin cenaze töreninde ölüyor… Dediğim gibi harika bir kitap diyemesem de güzel bir kitap diyebilirim. Ve okumanızı öneririm…

Kitabın arka kapaktaki tanıtım yazısı[Arka kapaktaki tanıtım yazısının ilk bölümü kitabın ilk cümleleri, ikinci bölümü ise kitabın son cümleleri… ] :


“Allahu Ekber. Bismillahirrahmanirrahim… Mustafa’nın gözleri, İrmiya’yı kitaba tercih etmişti. Fakat gözleri her zamanki gibi, İrmiya’nın namazının ilk kapısından öteye geçmedi; daha doğrusu geçemedi. Nasıl yarı açık o kapkara gözlere bakarsın; oysa onlar sana bakmıyor ve bakış ufku seninle metrisin ötesinde bir yerdedir.Nasıl bakışının desenli çarşafını riyasız secdesine serersin; halbuki İrmiya’nın omuzları sessiz secdesinde titriyordu.

***

Bilim açısından, balığın ölüm nedeni, onun sudan uzaklaşması, dolayısıyla doğal etkendir.Ancak herkes balığın bir kere olsun bile aşağı yukarı atlamasını görmüşse, balığın susuzluk ve doğal etkenler sonucu ölmediğine kanaat getirir. Balık sudan  ötürü intihar ediyor!Kızgınlık, çaresizlik, yalnızlık, ıstırap… Bunlar bilimsel sözcükler değildir. İrmiya toprak üzerinde kalmış, eti helal bir balığa dönmüştü.”

Yorum Bırak

  1. beytül ahzan dedi ki:

    “…Aniden İrmiya üst yarı gövdesi bir daire çizerek devreye girdi:

    – Ya Mehdi, accil alâ zuhûrik. gelsene, zuhur etsene! Daha çabuk gel. Hayır, gelme! Nereye geliyorsun? Seni bekleyen mi var? Bizim bir konservemizi kesseler, senin zuhurunu geç, Allah’tan bile vazgeçeriz. Kim seni bekliyor? Kim? Boşuna niçin bağırıyoruz?…”

    [Sayfa:32]