Kalp Hakkında Kırk Sorunun Hadislerle Cevabı

Yazar: beytül ahzan Tarih: 28 Kasım 2009 3.6K kez okundu Hadis 1 Yorum

Soru 1: En iyi kalp hangisidir?

Cevap: Hz. Emir-ül Mu’minin (a.s): “Bilin ki hiç şüphesiz, Allah Subhanehu ve Teala kalplerin içinden ancak hikmeti daha çok içine alanını, insanların da ancak hakkı daha çabuk icabet (kabul) edenini methetmiştir.”[1]

Yine şöyle buyurmuştur: “Şu kalpler kaplar gibidir; en iyisi en kapsayıcı olanıdır.”[2]

Soru 2: Kalplerin i’rab ve harekeri nelerdir?

Cevap: İmam Cafer-i Sadık (a.s): “Kalplerin irabı dörttür: Ref’, feth, cerr ve vakf. Kalbin ref’i, (yücelmesi) Allah’ın zikrindedir. Kalbin fethi (açılması), Allah’ın rızasına razı olmaktadır. Kalbin cerri (inişi) Allah’tan gayrisiyle meşgul olmaktadır. Kalbin vakfı (durgunluğu) ise Allah’tan gafil olmaktadır.”[3]

Soru 3: Allah’ın en çok sevdiği kalpler hangileridir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Yer yüzünde Allah’ın kapları vardır ki bu kapların Allah’a en sevimli olanı, berrak, yumuşak ve sağlam olanıdır; bu da kalplerde olur. Yumuşak olan kalp, kardeşlere yumuşak olandır. Sağlam olan kalp, kişinin hakkı söyleyip Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmayandır. Berrak ve temiz olanı ise, günahlardan temiz olandır.”[4]

Soru 4: Allah hangi kalplere nazar eder?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Hiç şüphesiz Allah Tebareke ve Teala sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz; ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.”[5]

Hz. Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Kulların temiz kalpleri, Allah Subhanehu ve Teala’nın nazar ettiği yerlerdir. Kimin kalbi temiz olursa, Allah o kalbe (lütuf gözüyle) bakar.”[6]

Soru 5: Sağlam ve selametli kalp hangi kalptir?

Cevap: Resul-i Ekrem’e  (s.a.a) selametli kalp sorulunca şöyle buyurdu: “Şüphesiz ve nefsanî heveslere dayanmayan bir din, riya ve gösterişsiz bir amel.”[7]

Soru 6: Kalpler nasıl selamete kavuşur?

Cevap: Hz. Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Kalbin ancak o zaman selamete kavuşur ki kendin için sevdiğini mu’minler için de sevesin.”[8]

Soru 7: Allah bir kula hayrı dilerse ne olur?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Her kulun bir yüzünde iki gözü vardır ki onlarla dünyevî olan şeyleri görür. Bir de kalbinde iki gözü vardır ki onlarla uhrevi (manevî) olan şeyleri görür. Eğer Allah bir kula hayrı dilerse, kalbinde olan gözlerini açar; onlarla o kuluna gayben vaat ettiği şeyleri görür. O zaman gaybî bir vesileyle (kalp gözüyle), gaybî olan şeye iman eder.”[9]

Soru 8: Allah bir kulu severse ne olur?

Cevap: Hz. Emir-ül Mu’minin ali (a.s): “Allah bir kulu severse, ona selametli bir kalp ve oturaklı bir ahlak nasip eder.”[10]

Soru 9: Kalplerin kilitlenmesi nasıl olur?

Cevap: İmam Cafer-i sâdık (a.s): “Hiç şüphesiz senin bir kalbin ve (bu kalbin) kulakları vardır. Ve Allah bir kulu hidayet etmek isterse, kalbinin kulaklarını açar. Ama hidayetini istemezse, kalbinin kulaklarını mühürler; artık asla ıslah olmaz. Allah (Azze ve Celle) “Yoksa kilitlenmiş kalpleri mi vardır?” ayetinde de bunu buyurmak istiyor.”[11] (Tabi Allah-u Teala’nın isteyip istememesi de insanda hidayeti kabul etmek için kabiliyet ve müsait zeminin olup olmamasına bağlıdır.)

Soru 10: Bir mu’minin kalbinde sevgimizin olup olmadığını nasıl anlayabiliriz??

Cevap: İmam Muhammed Bâkır (a.s): “(Mu’min) kardeşinin kalbinde (sana karşı) sevgi olup olmadığını öğrenmek istiyorsan, kendi kalbinde ona karşı (beslediğin hislerden) anla.”[12]

Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Kim (başkalarının gizli ayıplarını öğrenmeğe çalışırsa, Allah onu kalplerin sevgisinden mahrum bırakır.”[13]

Soru 11: Kalpleri nelerden temizlemeliyiz?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Kalplerinizi günah pisliklerinden temizleyin ki haseneleriniz (iyi amerler) çoğalsın.”[14]

Yine şöyle buyurmuştur: “Kalbinizi kinden temizleyin; zira kin, (insanı kötülüklere) susatan bir hastalıktır.”[15]

Soru 12: Kalbin genişlemesi nasıl olur?

Cevap: Allah Resulü (s.a.a) “Allah, kimin kalbini genişletirse, o Rabbinden bir nur üzeredir.” ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: “Nur, kalbe yerleştiğinde, o kalp açılır genişler.” Bazıları “Ya Resulallah, bunun bir alamet ve nişanesi yok mu?” diye sorulunca, evet buyurdu, o alametler şunlardır: “Gurur evinden (dünyadan) uzaklaşmak ve ebediyet yurduna yönelmek, ölüm zamanı gelip çatmadan ölüme hazırlanmak. O halde kim bu dünyada  zahid olursa, (dünyevî) arzuları kısalır ve dünyayı ehline bırakır.”[16]

Soru 13: Kalp nasıl mühürlenir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Tamah (dünya hırsı) ehli olmaktan sakının; zira tamah kalbe şiddetli ihtirası bulaştırır ve kalpleri dünya sevgisi mührüyle damgalar. (İnsan hidayet ve ıslah kabiliyetini kaybeder.”[17]

Soru 14: Perdelenmiş kalpler hangileridir?

Cevap: İmam Musa Kâzım (a.s): “Allah-u Teala Hz. Dâvûd’a şöyle vahyetti: “Ey Dâvûd, ashabını nefsanî şehvet ve arzuları sevmekten sakındır ve korkut. Zira hiç şüphesiz kalpleri dünya şehvetlerine bağlanmış kimselerin kalpleri bana karşı perdelenmiştir (ilahi tecellilere kapanmıştır).”[18]

Soru 15: Kalplerin de bedenler gibi cezası var mıdır?

Cevap: İmam Muhammed Bâkır (a.s9: “Allah’ın hem kalpler de hem de bedenlerde cezaları vardır: Geçim darlığı ve  ibadette gevşeklik (bunlardandır, ancak) kul, kalbin taşlaşmasından daha büyük bir cezaya çarptırılmamıştır.”[19]

Soru 16: Gözyaşlarını kurutan nedir?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Göz yaşları ancak kalplerin katılaşmasından kurur. Kalplerin katılaşması ise ancak günahların çokluğundan kaynaklanır.”[20]

Soru 17: Kalpleri katılaştıran sebepler nelerdir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Üç şey kalbi katılaştırır: Boş ve (nefsanî[21] eğilimlerini okşayan) şeyleri dinlemek (haram müzik ve film gibi), (zevk için ve ihtiyacı olmadığı halde) ava çıkmak, sultanın (güç sahiplerinin) kapılarında dolaşmak (onların dünyalarından nasiplenmek için sürekli onlarla haşir neşir olmak).”

Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Mal ve servetin çokluğu dini bozar, kalpleri katılaştırır.”[22]

Yine şöyle buyurmuştur: “Cimri kimsenin yüzüne bakmak, insanın kalbini katılaştırır.”[23]

Soru 18: Kalpleri hastalandıran şeyler nelerdir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Cedelleşme ve (mu’min kimselere karşı) husumet ve düşmanlık beslemekten kaçının. Zira bu ikisi (mu’min) kardeşlere karşı kalpleri hastalıklı hale getirir ve münafıklığa yol açarlar.”[24]

Soru 19: Kalplerdeki hastalıkların ilacı nedir?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Hiç şüphesiz Allah’tan sakınmak ve takva ehli olmak, kalplerinizin hastalığının devası, gönüllerinizin körlüğünün basireti, bedenlerinizin hastalığının şifası, göğüslerinizin bozulmasının ıslahı, nefislerinizdeki pisliğin temizliği ve gözlerin pusluluğunun cilasıdır.”[25]

Soru 20: Kalp nasıl ölür?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Kim (dünyevî) bir şeye aşık olursa, gözünü karartır ve kalbini hastalandırır; o zamanda  sağlıksız bir gözle bakar, sağlıksız bir kulakla duyar; (nefsanî arzular aklını başından alır ve dünya kalbini öldürür.”[26]

Soru 21: Kalbi öldüren diğer sebepler nelerdir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Dört şey kalbi öldürür: Günah üzerine günah yapmak (günah yapmakta ısrarcı davranmak) Kadınlarla çok münakaşa etmek, Ahmak kimseyle tartışmak; sen söylersin o söyler ve bir türlü hayra dönmez ve ölülerle oturup kalkmak”  “Ya Resulallah ölüler nedir?” diye sorulunca şöyle buyurdu:”Her azgın, şımarık zengindir”[27]

Yine şöyle buyurmuştur: “Çok gülmekten sakın; zira bu kalbi öldürür.” [28]

Soru 22: Kalbi dirilten şeyler nelerdir?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Düşünmeyi terk etmeyin, zira bu basiretli kalbin dirilişi ve hikmet kapılarının anahtarıdır.”[29]

Yine şöyle buyurmuştur: “Fazilet sahipleriyle arkadaşlık yapmak kalplerin dirilişidir.”[30]

Soru 23: Kalpleri yumuşatan şeyler nelerdir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Kalplerinizi yumuşaklığa alıştırın, çok tefekkür edin ve Allah’ın korkusundan çok ağlayın.”[31]

Adamın birisi bir gün Resulullah’a gelerek kalbinin katılaşmasını ona şikayet etti. Allah Resulü (s.a.a) ona şöyle buyurdu: “Kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakire yemek ver ve yetimin başına elini sür (ona merhamet ve şefkat göster).”[32]

İmam Muhammed Bakır (a.s): “Yalnız başına kaldığın yerlerde çok zikrederek kalbi yumuşatmaya çalış.”[33]

Soru 24: Kalplerin cilası nedir?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Demir suya temas ettiğinde paslandığı gibi şu kalplerde paslanır. “O halde cilası nedir?” diye sorulunca şöyle buyurdu ölümü çok hatırlamak ve Kur’an okumak”[34]

Yine şöyle buyurmuştur: “Bu kalplerin cilası Allah’ın zikri ve Kur’an okumaktır.”[35]

İmam Cafer-i Sadık (a.s): “Hiç şüphesiz bakır paslandığı gibi kalplerde paslanır; o halde onu istiğfar ile parlatın.”[36]

Soru 25: Kalpler kaç kısımdır?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Kalpler dört kısımdır: İçinde iman olup da Kur’an olmayan, içinde hem iman olan, hem de Kur’an, içinde Kur’an olup da iman olmayan, için de ne Kur’an olan ne de iman. Birinci kısım hurmaya benzer; tadı güzeldir, ama kokusu yoktur. İkincisi miske torbasına benzer, ağzını açsan da kokar, kapatsan da. Üçüncüsü,  gibidir;  kokusu güzeldir, ama tadı pistir. Dördüncüsü Ebu Cehil karpuzu gibidir; hem tadı kötüdür hem de kokusu.”[37]

Soru 26: Mu’minin gücü bedeninde midir, kalbinde mi?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Hiç şüphesiz mu’minin gücü kalbindedir. Görmez misiniz o (mu’min), bedeni zayıf ve cismi nahif olduğu halde geceleri ibadetle ve gündüzleri oruçla geçirir!”[38]

Yine şöyle buyurmuştur: “Dağları yerinden oynatmak, (mu’min) bir kalbi yerinden oynatmaktan daha kolaydır.”[39]

Yine buyurmuştur: “Mu’min dağdan daha sağlamdır. Zira dağlar (çeşitli hadislerde sonucunda) hacmi küçülür(dağılır); ama mu’minin imanından (hangi hadiseyle karşılaşırsa karşılaşsın) bir şey eksilmez.”[40]

Soru 27: Mu’minin kalbî özellikleri nelerdir?

Cevap: Emir-ül Mu’min Ali (a.s): “Mu’min zeki ve akıllı olur. Sevinci yüzünde ve hüznü kalbinde olur. (Hikmetlere mazhar olma ve zorluklara tahammül açısından) en geniş göğse ve (nefsini hor görme ve mu’minlere tevazu gösterme açısından da) en zelil nefse sahip olur.”[41]

Soru 28: Nefsi bozan ve fesada uğratan şey nedir?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Kalbi hata ve günahlardan daha çok bozan bir şey yoktur. Hiç şüphesiz kalp (günah işlendiğinde) günahla uğraşıp durur ve (terk edilmediği ve devam edildiği takdirde), kalbe galebe eder; o zamanda kalbin üstünü altına çevirir.”[42]

Soru 29: Kalp ne zaman sakıt olur (işlerliğini kaybeder)?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “İçinde şirk veya şüphe bulunan kalp sakıttır.”[43]

Soru 30: Kalbi ıslah eden ve güçlendiren nedir?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Ölümü hatırlamak, nefsanî şehvetleri (arzuları) öldürür, gafletin köklerini kurutur, Allah-u Teala’nın verdiği vaatleri (insana hatırlatarak) kalbi güçlendirir, mizacı yumuşatır, hevâ ve heves nişanelerini kırar, ihtiras ve tamah ateşini söndürür ve dünyayı (insanın gözünde) küçültür-değersizleştirir.”[44]

Soru 31: Kalbin dünya sevgisine bağlanmasının zararları nelerdir?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Kimin kalbi dünya sevgisine bağlanırsa, üç zarara uğraması kaçınılmazdır: Tükenmeyen bir üzüntü, ulaşılmaz bir arzu ve elde edilmez bir ümit.”[45]

Soru 32: Hikmet içeren kalbin (hikmetini) yok nedir?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Gazap ve öfke, hikmetli kalbin (hikmetini) yok eder. Gazabına hakim olmayan kimse, aklına da sahip olamaz.”[46]

Soru 33: Ahmağın kalbi ile hikmet sahibinin kalbi arasındaki fark nedir?

Cevap: İmam Hasan-ül Askerî (a.s): “Ahmağın kalbi ağzındadır (düşünmeden konuşur). Ama hikmet sahibinin dili kalbindedir (önce düşünür, sonra uygun olursa konuşur).”[47]

Soru 34: Kalpte şehvet tohumunu eken şey nedir?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “(Namahreme ) bakmaktan sakının; zira bu kalplere şehvet (tohumunu) eker ve sahibine fitne ve fesat olarak yeter. Ne mutlu gözünü kalbinde saklayan ve kalbini gözünün önüne koymayan kimseye!”[48]

Soru 35: Gafil olmayan ve uyanık bir kalbe nasıl sahip olunur?

Cevap: İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “Kim kalbini gafletten, nefsini şehvetten (nefsanî arzulardan) ve aklını cehaletten korursa, uyanıkların divanına yazılır (gafillerin değil).”[49]

Soru 36: Kalbi rahatlatmanın yolu nedir?

Cevap: İmam Musâ Kâzım (a.s): “Kim malsız-mülksüz bir zenginlik istiyor, kalbinin hasetten rahatlamasını arzuluyor ve dininin selamette kalmasını diliyorsa, yalvararak Allah’tan aklının kamilleşmesini istesin. Zira akleden kimse, kendisine yetene kanaat eder ve kim kendisine yeten şeye kanaat ederse, başkalarına muhtaç olmaz. Ama kim kendine yetene kanaat etmezse, hiçbir zaman muhtaçlıktan kurtulamaz.”[50]

Soru 37: Kalbi dağınıklıktan kurtarmanın, yumuşatmanın ve nurlandırmanın yolu nedir?

Cevap: İmam Muhammed Bâkır (a.s): “Beden rahatlığı kalbini dağınıklıktan kurtarmakla sağlamaya çalış; kalbin dağınıklığını, günah ve hataları azaltarak gider. Halvet yerlerde Allah’ı çokça anarak kalbini yumuşat. Hüzün halini devamıyla kalbini nurlandır. (Maksat dünyevi şeylere değil, Allah ve dostlarından ayrı kalmanın, ona layıkıyla kulluk edememenin, yapılan günah ve hataların hüznü vs. gibi manevi kaygı ve hüzünlerdir.)”[51]

Soru 38: Kalbimiz bazen şevkli, bazen ise halsiz şevksiz oluyor; her iki durumda da ne yapmalıyız?

Cevap: İmam Musâ Kâzım (a.s): “Kalpler bazen ikbal halinde (istekli) olur, bazen idbar (şevksiz ve küskün); bazen şevkli , bazen tembel. İkbal halinde  olduğunda basiret ve idrak sahibi olur. Şevksiz ve küskün olduğunda ise aciz ve tembel. İkbal ve şevk halinde olduğunda, ondan (iyi ameller için) yararlanın; halsiz ve küskün olduğunda ise onu kendi haline bırakın (zorlamayın).”[52]

Soru 39: Kalbimizi hastalık ve afetlerden nasıl koruyabiliriz?

Cevap: Resul-i Ekrem (s.a.a): “Şüphesiz, mu’min, bir günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta meydana gelir; eğer tevbe edip günahtan el çeker ve mağfiret dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir; ama günahı çoğaltırsa, o siyah noktalar da çoğalır. Allah-u Teala da kitabında aynı şeyi beyan etmektedir: “Asla, hayır, onların kazanmakta oldukları (kötü ameller-günahlar), onların kalplerini paslandırmış-kirlendirmiştir.” (Mutaffifin, 14)[53]

İmam Cafer-i Sâdık (a.s): “(İşlerin) akıbetini düşünmek kalbe (iyilikleri) aşılar.”[54]

Soru 40: Kalpler, ne zaman sükunete-itminana kavuşur ve hikmetin kapları haline gelir?

Cevap: Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): “Allah’ı zikretmek (onu unutmamak), göğüslerin cilası ve kalbin sükunet ve itminan vesilesidir.”[55]

Hz. İsa (a.s): “Eğer kalpleri şehvetler (nefsaî arzular) ahmaklaştırmazsa veya tamah ve dünya hırsı onları pislemezse yahut nimetler onları katılaştırmazsa, (böyle kalpler) hikmet kapları haline gelir.”[56]

————

[1]- Mizân-ül Hikme, c.8, s.220.

[2]- Sefinet-ül Bihâr, c.6, s.358.

[3]- Bihâr-ül Envâr, c.70, s.55.

[4]- Bihâr-ül Envâr, c.7,s.60.

[5]- Bihâr-ül Envâr, c.77, s.88.

[6]- Hikmet-i İlahî, s.384.

[7]- Müstedrek-ül Vesâil, c.1, s.12.

[8]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.8.

[9]- Kenz-ül Ummâl, Hadis: 3043.

[10]- Gurer-ül Hikem, Hadis: 4112.

[11]- Bihâr-ül Envâr, c.5, s.203.

[12]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.304.

[13]- Gurer-ül Hikem, Hadis: 683.

[14]- Gurer-ül Hikem, Hadis: 6021.

[15]- Gurer-ül Hikem, Hadis: 6017.

[16]- Bihâr-ül Envâr, c.77, s.93.

[17]- Bihâr-ül Envâr, c.77, s.182.

[18]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.313.

[19]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.164.

[20]- Bihâr-ül Envâr, c.70, s.55.

[21]- Bihâr-ül Envâr, c.75, s.370.

[22]- Müstedrek-ül Vesâil, c.2, s.341.

[23]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.53.

[24]- Bihâr-ül Envâr, c.73, s.399.

[25]- Nehc-ül Belâğa, Hutbe: 198.

[26]- Nehc-ül Belâğa, Hutbe: 109.

[27]- Bihâr-ül Envâr, c. 73, s. 349

[28]- Bihâr-ül Envâr, c. 77, s. 59

[29]- Bihâr-ül Envâr, c. 78, s. 115

[30]- A’lam-üd Din s.297

[31]- Bihâr-ül Envâr, c. 83, s. 351

[32]- Mişkat-ül Envar, s.167

[33]- Bihâr-ül Envâr, c. 78,s.164

[34]- Kenz-ül Ummal, Hadis: 42130

[35]- Tenbih-ül Havâtir, c. 2, s. 122

[36]- Uddet-üd Dâi,s.249

[37]- En-Nevâdir (Râvendî), s.4.

[38]- Men Lâ Yahzur-hul Fakîh, c.3, s.365.

[39]- Bihâr-ül Envâr, c. 78,s.24.

[40]- El-Kâfî, c.2, s.241.

[41]- El-Kâfî, c.3, s.343.

[42]- El-Kâfî, c.3, s.397.

[43]- Vesâil-üş Şia, c.1, s.44.

[44]- Bihâr-ül Envâr, c.6, s.133.

[45]- Tuhef-ül Ukul (Arapça Metin), s.386.

[46]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.391.

[47]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.519.

[48]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.84.

[49]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.408.

[50]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.408.

[51]- Tuhef-ül Ukûl (Arapça Metin), s.293.

[52]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.354.

[53]- Nûr-üs Sekaleyn Tefsiri, c.5, s.532.

[54]- Bihâr-ül Envâr, c.78, s.197.

[55]- Gurer-ül Hikem

[56]- Bihâr-ül Envâr, c.14, s.327.

Yorum Bırak

  1. cemaletin dedi ki:

    allah razı olsun çok değerli bir çalışma